Hikayeler

Kiraz Çekirdeğiyle Kurulan Minik Belediye

Bademli Mahallesi’nde herkesin sevdiği, eski bir kiraz ağacı vardı. İlkbahar gelince dalları pembe çiçeklerle dolar, yaz başında da sulu sulu meyveler verirdi. Mahalle çocukları ağacın altında oyun oynar, büyükler gölgede oturup sohbet ederdi.

Bir gün belediye görevlileri, ağacın yanındaki boş alana yeni bir otopark yapılacağını duyurdu. Kiraz ağacının kesilmesi gerekecekti. Haberi duyan çocuklar çok üzüldü. Fakat kimin ne yapacağı konusunda anlaşamıyorlardı.

“Dilekçe yazalım!” dedi Aras.

“Hayır, ağacın önünde nöbet tutalım!” diye karşılık verdi Mimoza.

“En iyisi herkesin evine gidip ağacı anlatmak,” dedi Poyraz.

Bu sırada yedi yaşındaki Nehir, yere düşmüş parlak bir kiraz çekirdeği buldu. Çekirdeği avucunda çevirirken ağacın yaşlı dallarından ince bir hışırtı yükseldi.

“Birbirinizi dinlemeden hiçbir bahçe büyümez,” dedi ağaç.

Nehir şaşkınlıkla arkadaşlarına baktı. “Siz de duydunuz mu?”

Çocuklar başlarını salladı. Ağacın sesi yalnızca bir fısıltıydı ama sözleri herkesin içine yerleşmişti.

O akşam Nehir, arkadaşlarını kiraz ağacının altında topladı. Ortaya eski bir tahta sandık koydu ve üzerine tebeşirle “Mahalle Meclisi” yazdı. Her çocuk sandığın içine, ağacı korumak için bir öneri bıraktı. Kimi parkın başka bir yere yapılmasını, kimi ağacın etrafına küçük bir oyun alanı kurulmasını, kimi de mahalledeki bütün insanların fikrinin sorulmasını istedi.

Ne var ki ertesi gün sandığın kapağı açıldığında kâğıtların birbirine karıştığı görüldü. Önerilerin yanında isim yoktu. Çocuklar yine tartışmaya başladı. Aras, en güzel fikrin kendisine ait olduğunu söylüyor; Mimoza, kimsenin onu dinlemediğinden yakınıyordu.

Nehir kiraz çekirdeğini masanın üzerine koydu. “Bir çekirdek tek başına gölge veremez,” dedi. “Ama toprak, su ve sabırla kocaman bir ağaca dönüşür. Bizim de fikirlere değil, birbirimize ihtiyaçlarımız var.”

Bunun üzerine çocuklar yeni bir kural belirledi: Herkes konuşurken diğerleri sessizce dinleyecek, kararlar çoğunlukla değil, mümkün olduğunca ortak bir düşünceyle alınacaktı. Konuşamayan küçük çocuklar için de resim çizme köşesi hazırlanacaktı.

İlk toplantıda yaşlı marangoz Rıza Usta, ağacın çevresine taş döşenebileceğini söyledi. Emekli öğretmen Naciye Hanım, mahallenin çocukları için açık hava okuma alanı önerdi. Bakkal Şakir, otoparkın biraz ilerideki kullanılmayan arsaya yapılabileceğini belediyeye anlatmayı üstlendi. Çocuklar ise ağacın yanına küçük bir “İyilik Masası” kurmaya karar verdi. Buraya ihtiyaç fazlası kitaplar, oyuncaklar ve saksı çiçekleri bırakılacaktı.

Günlerce süren hazırlıktan sonra bütün mahalle birlikte belediyeye gitti. Çocuklar, kiraz ağacının çevresine çizdikleri planı sundu. Planın adı “Bademli Buluşma Bahçesi”ydi. Herkes kendi fikrini anlatmak yerine, başkalarının önerilerinin nasıl işe yarayacağını açıkladı. Bu, görevlilerin çok hoşuna gitti.

Belediye başkanı planı dikkatle inceledi. “Siz yalnızca bir ağacı kurtarmaya değil, mahallede birlikte karar vermeye çalışmışsınız,” dedi. Otopark için başka bir yer bulundu. Kiraz ağacı yerinde kaldı ve çevresi çocukların tasarladığı renkli taşlarla süslendi.

İlk yaz günü bahçe açıldığında Nehir, bulduğu çekirdeği toprağa dikti. Arkadaşları ona su verdi, Rıza Usta küçük bir çit yaptı, Naciye Hanım da yanına masal kitapları koydu. Yıllar sonra çekirdekten büyüyen fidanın dalları uzandığında çocuklar hâlâ orada toplanıyordu.

Her toplantının sonunda sandığa yeni bir öneri bırakıyorlardı. Bazen öneriler hemen gerçekleşiyor, bazen sabır istiyordu. Ama kimse artık kendi sesini dünyanın en önemli sesi sanmıyordu. Çünkü Bademli Mahallesi, en güçlü kararların tek bir ağızdan değil, birbirini duyan birçok kalpten çıktığını öğrenmişti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu