Araba Masalları

Kırmızı Farın Gösterdiği Saklı Yol

Güneş, Sarmaşıkova’nın tepelerinden yeni yükselirken kasabanın garajında küçük bir otomobil gözlerini açtı. Adı Pırpır’dı. Parlak turuncu gövdesi, yuvarlak farları ve kıpır kıpır çalışan motoruyla her sabah erkenden uyanırdı. Pırpır’ın en sevdiği iş, kasabadaki çocuklara süt, fırınlara un ve yaşlı komşulara mektup taşımaktı. Fakat o sabah garajın bütün araçları telaş içindeydi.

Gece boyunca esen sert rüzgâr, tepenin üzerindeki büyük ışık direğinin kablolarını yerinden oynatmıştı. Kasabanın yolları kararmış, özellikle ormana giden virajlı geçit görünmez olmuştu. Oysa o gün, dağın öte yanındaki köyde yaşayan çocuklara kitap götürülmesi gerekiyordu. Büyük kamyonlar dar yola sığamıyor, ağır minibüsün farları da sisin içinde yeterince ileriyi aydınlatamıyordu.

Garajın yaşlı otobüsü Duruş, tekerleklerini yavaşça döndürerek, “Karanlık yolda acele edilmez,” dedi. “Önce güvenli bir yol bulmalıyız.” Tam o sırada Pırpır’ın sağ kırmızı farı üç kez yanıp söndü. Bu, onun daha önce hiç görmediği bir işaretti. Garajın arka duvarında, sarmaşıkların altında incecik bir yol çizgisi belirmişti. Çizgi, yıllardır kullanılmayan eski bir patikaya doğru uzanıyordu.

Pırpır, çizgiyi takip etmeyi önerdi. Yanına küçük bakım arabası Çıtı’yı, sessiz çalışan elektrikli araç Mavi’yi ve Duruş’u aldı. Her biri kasabanın çocukları için hazırlanan kitap kutularından birer tane taşıdı. Yola çıkmadan önce Duruş, “Farlarımız yalnızca yolu değil, birbirimizi de aydınlatsın,” dedi. Araçlar birbirine yaklaşarak yavaşça garajdan ayrıldı.

Eski patika, önce ayçiçeği tarlalarının arasından geçiyordu. Rüzgâr, kuru yaprakları yolun üzerine savuruyor, çizgiyi zaman zaman gizliyordu. Pırpır hemen hızlanmak yerine durdu. Çıtı, küçük döner fırçasıyla yaprakları kenara süpürdü. Mavi, sessiz motoruyla ilerleyip önündeki çukurları belirledi. Duruş da arkasından gelen araçlara uygun bir tempo verdi. Böylece hiçbiri diğerini geride bırakmadı.

Bir süre sonra karşılarına ikiye ayrılan bir yol çıktı. Sağdaki yol taşlı ve kısa, soldaki yol ise uzun ama düzdü. Pırpır, kırmızı farının işaret verdiği sağ yolu seçmek istedi. Ancak Mavi, yol kenarındaki minik çan sesini fark etti. Çan, yalnızca rüzgâr soldan estiğinde çalıyordu. Duruş dikkatle dinleyince uzaktan akan suyu duydu. Sağdaki yolun ilerisinde köprü olmadığını anladılar. Hep birlikte soldaki yolu seçtiler.

Yolun sonunda onları eski bir tünel karşıladı. Tünelin içi karanlıktı, fakat duvarlarda küçük fosforlu taşlar parlıyordu. Pırpır, farlarını kısarak taşların ışığını gölgelememeye çalıştı. Tünelin ortasında düşmüş bir yol levhası vardı. Çıtı levhayı kaldırırken Mavi, yerdeki tekerlek izlerini inceledi. İzler, tünelden çıkınca sağa dönülmesi gerektiğini gösteriyordu. Dikkatle bakmak, onların en iyi haritası olmuştu.

Sonunda araçlar dağın öte yanındaki köye ulaştı. Çocuklar, kitap kutularını görünce sevinçle meydana koştular. Fakat meydandaki büyük lamba hâlâ yanmıyordu. Pırpır, kırmızı farını lambanın altındaki küçük metal kutuya çevirdi. Kutunun içinde gevşemiş bir bağlantı kablosu vardı. Çıtı kabloyu sabitledi, Mavi enerji düğmesini kontrol etti, Duruş da çocuklardan birinin tuttuğu fenerle çevreyi aydınlattı. Bir anda meydan ışıl ışıl oldu.

Çocuklar kitaplarını açıp meydana renkli bir okuma köşesi kurdular. Her araç için bir teşekkür kartı hazırladılar. Pırpır’a verilen kartta, “En parlak ışık, tek başına yanan değil, başkalarına yol gösterendir,” yazıyordu. Pırpır bu cümleyi çok sevdi. Dönüş yolunda kırmızı farı artık eskisi gibi telaşla yanıp sönmüyor, arkadaşlarının ışıklarıyla uyum içinde parlıyordu.

O günden sonra Sarmaşıkova’da araba masalları anlatılırken, herkes bu yolculuğu hatırladı. Pırpır da önemli bir şey öğrendi: Cesur olmak, her zaman öne atılmak değildi. Bazen durup dinlemek, arkadaşlarına güvenmek ve doğru yolu birlikte bulmaktı. Eski patika yeniden temizlendi; köy ile kasaba arasında kitaplar, mektuplar ve güzel haberler taşıyan aydınlık bir yol oldu.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu