5 Yaş Masalları ve Hikayeleri Oku

Pofuduk Topacın Kaybolan Dönüşü

Bora’nın odasında, oyuncakların arasında yumuşacık bir topaç yaşardı. Topacın adı Pofuduk’tu. Üzerinde sarı, mor ve turuncu çizgiler vardı. Bora ipini çekip Pofuduk’u yere bıraktığında topaç neşeyle döner, renkleri birbirine karışırdı. O dönerken odanın içinde küçük bir gökkuşağı dans ederdi.

Bir sabah Bora, Pofuduk’u her zamanki gibi döndürmek istedi. İpi çekti, topacı yere bıraktı. Fakat Pofuduk yalnızca bir kez sallandı ve yan tarafına uzandı.

“Neden dönmüyorsun?” diye sordu Bora.

Pofuduk incecik bir sesle, “Dönüşümü kaybettim,” dedi. “İçimdeki neşe ipi bir yerlere kaçmış olmalı.”

Bora şaşırdı ama üzülmedi. Pofuduk’u avucuna aldı. “Birlikte ararsak mutlaka buluruz,” dedi. Böylece ikisi, neşe ipini aramak için evden çıktı. Anneleri de onlara bir parça çörek ve küçük bir su şişesi verdi. “Yol boyunca gördüğünüz güzel şeyleri fark etmeyi unutmayın,” diye seslendi.

Çiçekli Yolun Sürprizi

Bora ile Pofuduk, evin arkasındaki çiçekli yola geldi. Yolun kenarında pembe papatyalar, beyaz yoncalar ve minicik mavi çiçekler vardı. Bir papatya başını eğip, “Ne arıyorsunuz?” diye sordu.

“Pofuduk’un neşe ipini,” dedi Bora.

Papatya, yapraklarından birini salladı. “Sabah rüzgârı burada çok hızlı esti. Belki ipiniz, tepede duran eski değirmene doğru uçmuştur.”

Bora teşekkür etti. Pofuduk da papatyaya küçük bir dönüş yaptı. Gerçi hâlâ tam dönemiyordu, ancak yuvarlanırken çok komik görünüyordu. Papatyalar gülümseyince onun içindeki küçük ışık biraz parladı.

Tepedeki değirmene vardıklarında, değirmenin kanatları ağır ağır dönüyordu. Kanatlardan birinde kırmızı bir ip parçası asılıydı. Bora hemen uzandı fakat ip, bir serçenin yuvasına takılmıştı.

Serçe telaşla, “Yuvam sallanıyor!” dedi.

Bora dikkatlice yuvayı tuttu. Pofuduk, yuvarlak gövdesiyle ipin düğümünü hafifçe itti. Düğüm çözüldü, yuva güvenli bir dala yerleşti. Serçe sevinçle öttü.

“İşte aradığınız ip,” dedi ve kırmızı parçayı Bora’ya verdi.

Bora ipi Pofuduk’un yanına koydu. Fakat ip tamamlanmamıştı. Sadece küçük bir bölümü vardı.

Gülümseyen Dere

Yol onları gülümseyen bir derenin kıyısına götürdü. Dere, taşların arasından akarken şıpır şıpır ses çıkarıyordu. Suyun üzerinde yeşil bir yaprak, minicik bir sandal gibi ilerliyordu.

“Neşe ipinin kalanını nerede bulabiliriz?” diye sordu Bora.

Dere, “Bazen aradığınız şey uzağa gitmez. Bir iyiliğin ardından saklanır,” diye cevap verdi.

Tam o sırada kıyıdaki küçük bir kaplumbağa, sırtüstü dönmüş halde kıpırdanıyordu. Bora onu iki eliyle nazikçe kaldırıp düz çevirdi. Kaplumbağa rahat bir nefes aldı.

“Yolun karşısındaki söğüdün altında parlak bir şey gördüm,” dedi.

Bora ve Pofuduk söğüdün yanına gittiler. Çimenlerin arasında, kırmızı ipe bağlanmış altın renkli bir parça duruyordu. Bu, neşe ipinin ikinci bölümüydü. Bora iki parçayı birleştirdi. İp uzadı ama Pofuduk yine dönemedi.

“Belki bir parça daha vardır,” dedi Bora.

O sırada gökyüzünde gri bir bulut belirdi. Yağmur damlaları düşmeye başladı. Bora, Pofuduk’u göğsüne bastırdı. Birlikte büyük bir kayanın altına sığındılar. Kayanın yanında, yağmurdan ıslanmış bir kelebek titriyordu. Bora çöreğinden küçücük bir parça koparıp kelebeğin yanına bıraktı. Kelebek biraz dinlenince kanatlarını açtı.

“Sizi gökkuşağı tepesine götürebilirim,” dedi kelebek. “Orada rüzgârın sakladığı renkli şeyler bulunur.”

Gerçek Neşe

Kelebek önden uçtu, Bora ile Pofuduk onu izledi. Gökkuşağı tepesinde, uzun otların arasında üçüncü ip parçası parlıyordu. Bora onu alıp diğerlerine ekledi. İp tamamlanınca yumuşak bir ışık saçtı.

Fakat Pofuduk hemen dönmedi. Bora ipi bağladı, çekti ve topacı bıraktı. Pofuduk birkaç adım ilerledi, sonra durdu.

“Hâlâ olmuyor,” dedi Bora.

Kelebek, “Neşe yalnızca bulunan bir ipte değil, paylaşılan güzel anlarda büyür,” diye fısıldadı.

Bora düşündü. Çiçeklere yardım etmiş, serçenin yuvasını düzeltmiş, kaplumbağayı çevirmiş ve kelebeği korumuştu. Her iyilikte Pofuduk’un ışığı biraz daha artmıştı.

Bora gülümseyerek topacı iki eliyle tuttu. “Dönmek zorunda değilsin,” dedi. “Sen yanımda olduğun sürece birlikte oynarız.”

Bu sözleri duyan Pofuduk’un üzerindeki çizgiler parladı. Bora ipi çekti ve topacı yere bıraktı. Pofuduk bir kez döndü, sonra iki kez, sonra öyle güzel dönmeye başladı ki tepenin üzerinde rengârenk bir ışık çemberi oluştu.

Bora kahkaha attı. Kelebek kanat çırptı. Uzakta papatyalar sallandı, dere şarkı söyledi.

Akşam eve döndüklerinde Bora, olanları annesine anlattı. Pofuduk’u odanın ortasında bir kez daha döndürdü. O günden sonra Bora topacını yalnızca kendisi için değil, neşeye ihtiyacı olan herkes için döndürdü. Pofuduk da her dönüşünde şunu hatırlattı: Paylaşılan iyilik, kalbin içinde hiç bitmeyen bir neşe yaratır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu