Araba Masalları

Kıvılcım’ın Ay Işığında Açılan Yolu

Uçurtma Ovası’nın kıyısında, evlerin pencerelerine sabahları altın renkli ışıklar vuran sevimli bir kasaba vardı. Bu kasabada arabalar yalnızca yolculuk etmez, birbirlerine selam verir, yaşlı çınarın altında dinlenir ve çocukların düşlerini dinlerdi. İçlerinde en küçüğü, yuvarlak farları ve gök mavisi gövdesiyle Kıvılcım’dı.

Kıvılcım hızlı değildi. Yokuş çıkarken biraz homurdanır, keskin virajlarda dikkatle yavaşlar, yağmurdan sonra çamurlu yollarda lastiklerini temizlemek için uzun uzun uğraşırdı. Fakat onun çok özel bir yeteneği vardı: Gittiği her yere neşe götürürdü. Korna sesi kısa ve tatlı bir melodiye benzer, farları da karanlıkta küçük yıldızlar gibi parıldardı.

Bir sabah kasaba halkı tuhaf bir şey fark etti. Meydanın ortasındaki Neşe Lambası sönmüştü. Bu lamba yandığında çocuklar oyunlarına daha güzel fikirler bulur, kuşlar daha neşeli öter, arabaların motorları bile daha yumuşak çalışırdı.

Kasabanın en yaşlı arabası Poyraz, tekerleklerini ağır ağır döndürerek, “Lambanın ışığı Ay Aynası Vadisi’ne doğru gitmiş olabilir,” dedi. “Onu bulmak için eski taş köprüyü, çanlı çayırı ve üç yolun kesiştiği kavşağı geçmek gerekir.”

Büyük arabalar hazırlanmaya başladı. Ancak yolun dar olduğunu duyunca bazıları vazgeçti. Kıvılcım ise farlarını iki kez yakıp söndürdü. “Ben giderim,” dedi. “Ama ışığı tek başıma taşıyamam. Onu bulduğumda herkesin yardımına ihtiyacım olacak.”

İlk olarak çiçek taşıyan Minikşen’e rastladı. Minikşen’in arka kapağı açılmış, renkli çiçek saksıları yola saçılmıştı. Kıvılcım durup saksıları birlikte topladı. Minikşen de ona, “Çanlı çayırda hangi yolun güvenli olduğunu rüzgârdan anlayabilirsin,” diye öğüt verdi.

Kıvılcım çanlı çayıra vardığında rüzgâr soldaki otları titretiyor, sağdaki çanları ise çalmıyordu. Öğüdü hatırlayıp soldaki yolu seçti. Bir süre sonra eski taş köprünün başında, tekerleği küçük bir çukura sıkışmış sarı bir servis arabası gördü. Kıvılcım geri geri yanaştı ve birlikte sayarak onu çukurdan çıkardılar.

Servis arabası teşekkür edip, “Üç yolun kavşağında yere bak,” dedi. “Gerçek izler bazen tabelalarda değil, taşların üzerindeki parıltılarda bulunur.”

Kavşağa geldiklerinde gökyüzü akşam rengine dönmüştü. Üç yolun ortasında yüzlerce çakıl taşı vardı. Kıvılcım farlarını yere çevirdi. Taşlardan biri ay ışığını yansıtıyor, sonra bir diğeri parlıyordu. Kıvılcım bu parıltıları izleyerek dar bir patikaya girdi.

Patikanın sonunda Ay Aynası Vadisi’ni gördü. Vadinin ortasında, gümüş renkli bir su birikintisinin yanında Neşe Lambası duruyordu. Fakat lambanın ışığı küçük bir cam kavanozun içindeydi. Kavanozun kapağı sıkışmıştı.

Kıvılcım kapağı açmayı denedi, ama gücü yetmedi. Tam o sırada Minikşen çiçekleriyle, sarı servis arabası da küçük aletleriyle geldi. Biraz sonra yolda karşılaştıkları diğer arabalar da onları izleyerek vadiye ulaştı. Kimi ışığını tuttu, kimi kavanozu sabitledi, kimi de yumuşakça bastırdı. Hep birlikte çalışınca kapak açıldı.

İçeriden çıkan ışık, Kıvılcım’ın farlarına süzüldü. Sonra onun farlarından diğer arabalara, arabalardan da vadinin taşlarına yayıldı. Neşe Lambası yeniden parladı. Uzaktaki kasabanın pencereleri birer birer aydınlandı.

Dönüş yolunda Kıvılcım artık en hızlı araba değildi; yine değildi. Fakat herkes onun arkasından güvenle ilerliyordu. Çünkü Kıvılcım onlara önemli bir şey göstermişti: Bazen yolu bulmak için güçlü olmak değil, dikkatle dinlemek ve yardıma açık olmak gerekir.

O günden sonra kasabada her akşam arabalar meydanda buluştu. Kıvılcım’ın küçük melodisi çalınca çocuklar el salladı, büyükler gülümsedi. Neşe Lambası ise bir daha hiç sönmedi; çünkü onu aydınlatan ışığın aslında birlikte yapılan iyiliklerden doğduğu anlaşılmıştı.

Araba masalları arasında sıcak bir yolculuk

Kıvılcım, geceleri gökyüzüne bakarken farlarını usulca yakar, yeni yolların ve güzel dostlukların hayalini kurardı. Her yolculuğun sonunda kalbinde aynı düşünce büyürdü: Paylaşılan bir ışık, herkese yeter.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu