Masallari oku

Mina ve Renklerini Kaybeden Gökkuşağı

Mina, yağmurdan sonra gökyüzünde beliren ama renklerini kaybetmiş bir gökkuşağıyla karşılaşır. Renkleri yeniden bulmak için çıktığı küçük yolculukta paylaşmayı, doğayı korumayı ve yardımlaşmayı öğrenir.

Mina ve Renklerini Kaybeden Gökkuşağı

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil tepelerin ve rengârenk çiçeklerin bulunduğu küçük bir köyde Mina adında neşeli bir çocuk yaşarmış. Mina’nın en sevdiği şey yağmurdan sonra dışarı çıkıp gökyüzünü seyretmekmiş. Çünkü yağmur bittiğinde gökyüzünde kocaman bir gökkuşağı belireceğini bilirmiş.

Bir gün öğleden sonra yağmur başlamış. Mina pencerenin önüne oturmuş ve damlaların cama vurmasını izlemiş. Bir süre sonra yağmur durmuş, bulutların arasından güneş görünmüş.

Mina heyecanla bahçeye koşmuş.

“Gökkuşağı nerede?” diye gökyüzüne bakmış.

Gerçekten de gökkuşağı oradaymış. Fakat bu kez bir tuhaflık varmış. Gökkuşağının kırmızısı, sarısı, yeşili ve diğer bütün renkleri kaybolmuş. Gökyüzünde yalnızca soluk, beyaz bir yay görünüyormuş.

Renkler Nereye Gitti?

Mina şaşkınlıkla gökkuşağına bakarken incecik bir ses duymuş.

“Mina, bana yardım eder misin?”

Mina etrafına bakmış ama kimseyi görememiş.

“Buradayım, yukarı bak!” demiş ses.

Konuşan gökkuşağının kendisiymiş.

“Renklerimi kaybettim. Onları bulamazsam akşam olmadan gökyüzünden kaybolacağım.”

Mina hiç düşünmeden yardım etmeyi kabul etmiş. Gökkuşağı ona renklerin köyün farklı yerlerine dağıldığını söylemiş.

Mina önce bahçedeki kırmızı güllerin yanına gitmiş. Güllerin üzerinde küçücük kırmızı bir ışık parlıyormuş.

“Sanırım kırmızı renk burada!” demiş Mina.

Gül, yapraklarını hafifçe sallamış.

“Kırmızı rengi alabilirsin ama önce susayan küçük papatyaları sular mısın?” demiş.

Mina hemen küçük sulama kabını doldurmuş ve papatyaları sulamış. Papatyalar canlanınca kırmızı ışık havalanıp gökkuşağına doğru uçmuş.

Sarı Rengin Peşinde

Mina bu kez köyün kenarındaki ayçiçeği tarlasına gitmiş. Kocaman ayçiçeklerinin arasında sarı bir ışık parlıyormuş.

Ancak tarlada küçük bir arı yolunu kaybetmiş.

“Kovanımı bulamıyorum,” demiş arı üzgün bir sesle.

Mina arının daha önce hangi taraftan geldiğini düşünmüş. Sonra uzakta bulunan büyük meşe ağacının yanında bir arı kovanı görmüş.

“Sanırım evin orada!” demiş.

Arıyı kovana kadar götürmüş. Küçük arı arkadaşlarına kavuşunca sarı ışık gökyüzüne yükselmiş ve gökkuşağındaki yerine yerleşmiş.

Gökkuşağı yavaş yavaş renklenmeye başlamış.

Mavi Rengin Küçük Sırrı

Mina daha sonra derenin kenarına gitmiş. Suyun üzerinde mavi bir ışık parlıyormuş. Fakat derenin kenarında birkaç boş kâğıt ve plastik şişe olduğunu fark etmiş.

Dere üzgün bir sesle konuşmuş:

“Mavi rengimi gökkuşağına vermek isterim ama önce kıyımı yeniden temiz görebilir miyim?”

Mina hemen işe koyulmuş. Yerdeki çöpleri toplamış ve hepsini uygun çöp kutularına götürmüş.

Dere yeniden tertemiz görünmeye başlayınca mavi ışık suyun üzerinden yükselmiş ve gökyüzüne doğru uçmuş.

Mina çok mutlu olmuş. Artık gökkuşağının birçok rengi geri gelmiş.

Son Renk

Geriye yalnızca yeşil renk kalmış.

Mina ormana doğru yürümüş. Büyük bir ağacın altında yeşil bir ışık görmüş. Fakat ağacın yanında toprağa düşmüş küçücük bir fidan varmış.

Mina fidanı dikkatlice kaldırmış, toprağa küçük bir çukur açmış ve onu yeniden dikmiş. Sonra biraz su vermiş.

O anda yaprakların arasındaki yeşil ışık parlamış ve gökyüzüne doğru yükselmiş.

Bir anda gökkuşağının bütün renkleri geri gelmiş. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor renkler gökyüzünü yeniden süslemiş.

Gökkuşağı sevinçle parlamış.

“Teşekkür ederim Mina. Renklerimi bulmak için sadece onları aramadın. Çiçeklere, hayvanlara, suya ve ağaçlara da yardım ettin.”

Mina gülümsemiş.

“Demek ki dünyayı güzelleştiren şey yalnızca renkler değilmiş.” demiş.

Gökkuşağı da cevap vermiş:

“Evet. Yardımlaşmak ve doğaya iyi davranmak da dünyaya renk katar.”

O günden sonra Mina, yağmurdan sonra gökyüzünde bir gökkuşağı gördüğünde o günü hatırlarmış. Bahçedeki çiçekleri sular, çevresini temiz tutar ve yardıma ihtiyacı olan birini gördüğünde elinden geleni yaparmış.

Gökkuşağı da her yağmurdan sonra köyün üzerinde biraz daha parlak görünürmüş.

Çünkü Mina artık biliyormuş: Dünyanın en güzel renkleri iyilikle ortaya çıkarmış.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu