Deniz Kızı Masalları

Luma’nın Şarkılarını Unutan Deniz

Okyanusun en derin maviliklerinde, ışık saçan yosunların ve gökkuşağı renkli mercanların arasında Fısıltı Koyu adında neşeli bir yer vardı. Burada dalgalar sabahları şarkı söyler, istiridyeler ritim tutar, balık sürüleri de köpüklerden dans halkaları oluştururdu. Koyun en meraklı sakini, saçları deniz köpüğü renginde parlayan genç deniz kızı Luma’ydı.

Luma’nın en büyük özelliği, denizdeki sesleri renk olarak görebilmesiydi. Bir yunusun neşeli ıslığı altın sarısı, uzaklardaki balina ezgisi koyu mor, minik karideslerin çıtırtısı ise gümüşi noktalar gibi görünürdü. Fakat bir sabah Luma gözlerini açtığında tuhaf bir sessizlikle karşılaştı. Dalgalar kıpırdıyor, balıklar yüzüyor, mercanlar ışıldıyordu ama hiçbir ses çıkmıyordu.

“Şarkılar nereye gitti?” diye sordu Luma.

Yanında yaşayan küçük mürekkep balığı Piki, heyecanla renk değiştirerek cevap verdi: “Belki de sesler saklambaç oynuyordur!”

Luma önce güldü, fakat sessizlik büyüdükçe içi burkuldu. Koyun yaşlı bilgesi Narin Nine, kabuklarla süslü mağarasından çıkıp onlara eski bir sır anlattı. Çok uzun zaman önce okyanusun seslerini koruyan Mercan Saati varmış. Saatin her çanı farklı bir deniz canlısının sesini saklarmış. Eğer saat durursa bütün şarkılar, yankılar ve neşeli tıkırtılar kaybolurmuş.

“Mercan Saati, Dönence Kayalıkları’nın ardında bulunur,” dedi Narin Nine. “Onu yeniden çalıştırmak için üç şey gerekir: sabırlı bir kalbin ışığı, paylaşılmış bir kahkaha ve kimsenin duymadığı bir ses.”

Luma, Piki’yle birlikte yola koyuldu. İlk olarak, güneş ışığının denize ince sütunlar gibi süzüldüğü Parıltı Ormanı’na vardılar. Sabırlı bir kalbin ışığını bulmak için burada yaşayan yaşlı deniz kaplumbağası Mırmır’ın yardımına ihtiyaçları vardı. Mırmır, her gün aynı kayanın çevresinde yavaşça dolaşarak yosunların büyümesini bekliyordu.

Luma, “Işığınızı bize verir misiniz?” diye sordu.

Mırmır gülümsedi. “Sabır, aceleyle koparılmaz. Biraz beklemek gerekir.”

Luma ve Piki, kaplumbağayla birlikte yosunların arasındaki küçük tomurcukları izledi. Saatler geçti. Sonunda tomurcuklar açıldı ve içlerinden yumuşak, bal rengi bir ışık yayıldı. Bu ışık Luma’nın avuçlarında parlayan minik bir inciye dönüştü.

İkinci armağanı bulmak için Kabarcık Vadisi’ne gittiler. Burada her canlı, kendi komik yüzünü yaparak başkalarını güldürmeye çalışıyordu. Piki, sekiz koluyla aynı anda sekiz farklı şapka takmayı denedi ama şapkaların hepsi başından kayıp burnuna düştü. Luma kahkahaya boğuldu. Ardından Piki, Luma’nın saçlarını yosun bukleleriyle süsledi. İkisi öyle çok güldü ki kahkahaları büyük, ışıltılı bir kabarcığa dönüştü.

Son görev daha zordu. Kimsenin duymadığı sesi bulmak için Dönence Kayalıkları’na ulaştılar. Kayalıkların arasında hiçbir balığın yaklaşmadığı sessiz bir mağara vardı. Luma içeride dikkatle ilerledi. Ne bir kabarcık yükseliyor ne de bir taş yuvarlanıyordu. Tam geri dönecekken kendi kalbinin atışını fark etti: pıt, pıt, pıt.

“İşte kimsenin duymadığı ses,” diye fısıldadı. “Kendi kalbimizin sesi.”

Mağaranın sonunda Mercan Saati’ni buldular. Saatin çanları solmuş, akrep ve yelkovanı yosunlarla kaplanmıştı. Luma sabır incisini saatin ortasına yerleştirdi. Piki kahkaha kabarcığını çanların üzerine bıraktı. Sonra Luma, kalbinin ritmini dinleyerek saatin durmuş çarklarını yavaşça çevirdi.

Önce tek bir çan çaldı. Ardından bir başkası… Derken okyanus, uzun zamandır özlediği bütün seslere yeniden kavuştu. Yunuslar ıslık çaldı, balinalar derin ezgiler söyledi, karidesler çıtırdadı. Fısıltı Koyu’nda dalgalar yeniden dans etmeye başladı.

Luma eve döndüğünde herkes onu bekliyordu. Narin Nine, “Şarkıları yalnızca bulmadın,” dedi. “Onların sabırla, neşeyle ve kendini dinlemekle doğduğunu da hatırlattın.”

O günden sonra Fısıltı Koyu’nda her akşam küçük bir sessizlik saati düzenlendi. Bütün canlılar bir süre susup kendi kalplerini dinledi, sonra okyanusun ortak şarkısına katıldı. Luma ise en güzel ezginin, herkesin sesine yer açan ezgi olduğunu hiç unutmadı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu