Tavşan Masalları

Köpük Kuyusuna Koşan Pofuduk

Çam kokulu Yonca Ovası’nda Pofuduk adında çok hareketli bir tavşan yaşardı. Pofuduk, sabahları yuvasından çıkar çıkmaz üç kez zıplar, iki kez kendi çevresinde döner, sonra da güneşin hangi yaprağı aydınlattığını merak ederek ormanda koştururdu. Bir gün, ovanın ortasındaki Neşe Çanı’nın çalmadığını fark etti. Çanın sesi kesilince kuşlar şarkı söylemiyor, çiçekler başlarını kaldırmıyor, hayvanlar da oyun oynamaya isteksiz görünüyordu.

Pofuduk hemen çanın yanına gitti. Çanın altında, sabun köpüğünü andıran bembeyaz bir iz uzanıyordu. İz, çimenlerin arasından kıvrılarak ormanın derinliklerine gidiyordu. Pofuduk burnunu havaya kaldırdı. İzden serin nane, ıslak taş ve biraz da limon kokusu geliyordu.

“Bu iz nereye gidiyor olabilir?” diye düşündü. Cevabı beklemek Pofuduk’a göre değildi. Uzun kulaklarını geriye yatırıp hızla koştu. Önüne çıkan kütüğün üzerinden atladı, eğrelti otlarının arasından geçti, küçük derenin üstündeki üç taşı tek tek sıçrayarak aştı. Fakat iz, derenin ötesinde ikiye ayrılıyordu. Biri sarı çiçeklerle kaplı tepeye, diğeri de çalılıkların arasındaki dar bir geçide uzanıyordu.

Tam karar verecekken yaşlı kaplumbağa Misket yetişti. Misket yavaş yürürdü ama çevredeki en küçük ayrıntıyı bile fark ederdi. Yere baktı ve “Köpük izinin üzerinde minik ayak izleri var. Çiçekli tepeye giden yol boş,” dedi. Pofuduk, Misket’in sözünü dinleyip çalılıkların arasına daldı. Geçit dar olduğu için bazen yana dönerek ilerledi, bazen de kuyruğunu korumak için geriye doğru süründü. Sonunda karşısına yuvarlak, gümüş renkli bir kapı çıktı.

Kapının üzerinde üç şekil vardı: bir kulak, bir yıldız ve bir elma. Kapı konuştu: “Beni açacak olan, en hızlı koşan değil, en doğru şeyi fark edendir.” Pofuduk hemen kulak şekline dokundu. Kapı kıpırdamadı. Yıldıza bastı, yine açılmadı. Sonra durup çevreyi dinledi. Uzaklardan ince bir şıpırtı ve kısık bir hıçkırık duydu.

Ses, kapının arkasından geliyordu. Pofuduk elma şekline değil, kapının kenarındaki küçük çizgiye dokundu. “Burada biri yardım istiyor,” dedi. Gümüş kapı usulca açıldı. İçeride yerin altında parlayan bir kuyu vardı. Kuyudan yükselen köpükler, ince borularla ormana dağılıyor ve Neşe Çanı’nın sesini boğuyordu. Kuyunun yanında, köpüklerin arasında sıkışmış minicik bir rüzgâr kuşu çırpınıyordu.

Rüzgâr kuşunun adı Fıstık’tı. Köpükleri taşıyan borulardan birinin çatladığını, köpüklerin her yere yayıldığını anlattı. Borunun vanası, kuyunun öte yanındaki taş köprünün altındaydı. Ancak köprü sürekli dönüyor, üzerine basan herkesi yeniden başlangıç noktasına getiriyordu.

Pofuduk köprüye koştu. İlk adımda sağa, ikinci adımda sola sıçradı; üçüncü adımda köprü dönünce havada takla atıp yumuşak yosunların üzerine indi. Birkaç kez denedi, fakat her defasında başa döndü. O sırada Misket kapıya, orman sincabı Çıtırtı da kuyunun yanına geldi. Pofuduk tek başına başaramayacağını anlayınca arkadaşlarından yardım istedi.

Çıtırtı, köprünün dönüş hızını saydı. Misket, taşların üzerindeki çatlakları gözleyip güvenli basamakları gösterdi. Pofuduk da onların işaretleriyle bir, iki, üç diye ilerledi. Köprü hızlandığında Pofuduk zıpladı, yavaşladığında eğilip kaydı. Son sıçrayışta vanaya ulaştı ve onu saat yönünde çevirdi. Köpükler bir anda küçülüp minik, ışıklı kabarcıklara dönüştü.

Fıstık özgür kalınca kanatlarını çırptı. Her çırpışında bir kabarcık gökyüzüne yükseldi. Kabarcıklar ormanın üzerine yayılınca çiçekler yeniden dikleşti, kuşlar ötüşmeye başladı. Neşe Çanı da berrak bir sesle çaldı. Pofuduk, Misket ve Çıtırtı ovaya dönerken herkes onları alkışladı.

O günden sonra Pofuduk, yalnızca hızlı koşmasıyla değil, doğru zamanda durup dinlemesiyle de tanındı. Yonca Ovası’ndaki çocuklar, bu olayı anlatırken şunu öğrendi: Bazen en büyük engeli aşmak için daha hızlı gitmek değil, çevrendeki dostların sesine kulak vermek gerekir. Böylece Pofuduk’un neşeli adımları, tavşan masalları arasında paylaşmanın ve birlikte düşünmenin güzel bir simgesine dönüştü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu