La Fontaine Masalları

Kavanozdaki Yankıyı Dinleyen Tilki

Çınarların gölgeleriyle serinleyen Yeşilova Ormanı’nda, sesiyle övünmeyi seven bir tilki yaşardı. Adı Kıvılcım’dı. Kıvılcım’ın kuyruğu kızıl, adımları çevik, sözleri ise kuyruğundan bile kabarıktı. Her sabah dere kenarına gider, suya yansıyan görüntüsüne bakıp yüksek sesle konuşurdu.

“Bu ormanda benim kadar akıllı, benim kadar güzel ve benim kadar etkileyici başka kim var?” diye sorardı.

Dere, taşlara çarpıp “Kim var?” diye yankılanırdı. Kıvılcım da bu yankıyı kendi ününün cevabı sanırdı. Tavşanlar onunla tartışmaz, serçeler onu dinliyormuş gibi yapar, yaşlı kaplumbağa ise yalnızca başını sallardı.

Bir gün ormana gezgin bir saksağan geldi. Gagasında parlak bir düğme, kanadının altında da küçük, bakır bir kavanoz taşıyordu. Kavanozun kapağında üç delik vardı. Saksağan, meydandaki kuru kütüğün üstüne konup seslendi:

“Kim bu kavanozun sırrını çözerse, ormanın en bilge canlısı ilan edilecek!”

Hayvanlar merakla çevresine toplandı. Saksağan kavanozu yere bıraktı. Kıvılcım hemen öne atıldı.

“Sırrı çözmek mi? Ben bunu tek bakışta anlarım,” dedi. “İçinde kesinlikle altın vardır. Altın yoksa da benim zekâmı sınamak için hazırlanmış bir övgü kutusudur.”

Saksağan gülümsedi. “Öyleyse kapağı açmadan içindekini söyle.”

Kıvılcım kavanozu sağa sola çevirdi. İçeriden hafif bir tıkırtı geldi. Tilki, tıkırtıyı duydukça daha büyük iddialar ortaya attı. Önce bunun gizli bir hazine olduğunu söyledi. Sonra ormandaki bütün sesleri içine hapseden büyülü bir kap olduğunu ileri sürdü. Sonunda, “İçinde benim gelecekteki başarılarımın yankısı var,” diye böbürlendi.

Hayvanlar şaşkın şaşkın bakarken, küçük bir karınca kütüğün kenarından yürüyerek geldi. Adı Minik’ti. Kavanozun çevresinde üç kez dolaştı, deliklere baktı ve kapağın yanında duran kuru meşe tohumunu fark etti.

“Kavanozun içinde bir tohum var,” dedi sakince. “Rüzgâr esince tohum cam duvarlara çarpıyor. Tıkırtının nedeni bu olmalı.”

Kıvılcım kahkaha attı. “Bir karınca, ormanın bilgesi olduğunu mu sanıyor? Ben yankıları, gölgeleri ve yıldızların dilini bilirim!”

Minik cevap vermedi. Saksağan kavanozu kaldırıp hafifçe salladı. Gerçekten de içeriden meşe tohumu yuvarlandı. Sonra kapağı açtı ve tohumu avucuna bıraktı. Tohumun üzerinde minicik bir çatlak vardı.

“Bu yalnızca bir tohum,” dedi saksağan. “Ama toprağa girerse büyük bir ağaca dönüşebilir. Kavanozun sırrı, parlak görünmesinde değil, içindeki küçük şeyin taşıdığı gelecektedir.”

Kıvılcım’ın kulakları geriye düştü. Yine de utanmak yerine yeni bir söz bulmaya çalıştı.

“Ben zaten bunun tohum olduğunu biliyordum,” dedi. “Sadece arkadaşlarımın düşünmesini istedim.”

O sırada yaşlı kaplumbağa yavaşça öne çıktı. “Bilmekle bilmiş görünmek aynı şey değildir,” dedi. “Bir şeyi anlamadığında soru sormak, yanlış bir cevapla övünmekten daha değerlidir.”

Kıvılcım ilk kez sessiz kaldı. Minik karıncaya baktı ve başını eğdi.

“Bana nasıl fark ettiğini anlatır mısın?” diye sordu.

Minik, tohumun kavanozun duvarına çarpışını dinlediğini, deliklerden giren rüzgârın yönünü izlediğini ve kapağın altındaki küçücük tozları gördüğünü anlattı. Kıvılcım, büyük sözler söylemek yerine dikkatle dinledi. O gün ormandaki herkes, en çok konuşanın değil, en iyi gözlemleyenin kazandığını öğrendi.

Saksağan tohumu ormanın ortasındaki verimli toprağa bıraktı. Kıvılcım da ilk kez kendi elleriyle küçük bir çukur kazdı. Minik tohumun üstünü örttü. Günler geçtikçe tilki, karıncayla birlikte toprağı suladı ve filizin çıkmasını bekledi.

Aylar sonra orada genç bir meşe yükseldi. Dallarına konan kuşlar şarkı söyledi, gölgesinde tavşanlar dinlendi. Kıvılcım ise ağacın altında oturup konuşmadan dinlemeyi öğrendi.

O günden sonra biri ona “Ormanın en akıllısı sensin,” dediğinde, tilki kuyruğunu sallayıp şöyle cevap verdi: “Belki de en akıllı olan, her gün yeni bir şey öğrenmeye hazır olandır.”

Masalın Öğüdü

La Fontaine masalları gibi bu öykü de bize gösterişin değil, dikkatli düşünmenin ve öğrenmeye açık olmanın gerçek bilgeliği getirdiğini hatırlatır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu