Ejderha Masalları

Bakır Pulların Altında Uyuyan Yağmur

Uçsuz bucaksız tepelerin arasında, gökyüzüyle aynı renkte parlayan taşların bulunduğu bir vadi vardı. Bu vadide yaşayanların en sevdiği canlı, bakır pulları güneşte ışıldayan küçük ejderha Kıtır’dı. Kıtır’ın kanatları güçlüydü ama ateşi yalnızca bir mum alevi kadardı. Bu yüzden kendini diğer ejderhalar kadar becerikli bulmaz, alev püskürtemediği için biraz üzülürdü.

Vadideki çocuklar ise onun ateşine değil, merakına hayrandı. Kıtır her sabah farklı bir taşı inceler, bulutların biçimini sayar, rüzgârın hangi otları salladığını dikkatle dinlerdi. En yakın arkadaşı olan değirmenci çırağı Pera, “Belki de senin gücün gözlerinde ve kulaklarındadır,” derdi. Kıtır bu sözleri severdi ama yine de bir gün büyük bir işe yarayabilmeyi düşlerdi.

Kuruyan Vadi

Bir yaz sabahı vadinin deresi ansızın sessizleşti. Su, ince bir gümüş iplik gibi akmayı bırakmış; çiçekler başlarını eğmiş; değirmenin kanatları dönmez olmuştu. Köylüler kuyularına baktıklarında yalnızca kuru taşlar gördüler. Yaşlı bahçıvan, yağmurun dağların ardındaki Sisli Çukur’da saklanan eski bir bulut tarafından tutulduğunu anlattı.

“O bulutun kapısını ancak gökyüzünün dilini bilen biri açabilir,” dedi. “Kapıyı zorlamak değil, doğru sesi bulmak gerekir.”

Vadideki herkes yüksek sesle çağırmayı, davul çalmayı ve ellerini çırpmayı denedi. Fakat bulut, dağın arkasında ağır ağır dönmekten başka hiçbir şey yapmadı. Kıtır da yardım etmek istedi. Derin bir nefes aldı, minicik ateşini bütün gücüyle üfledi. Alev, bir çiçeğin üzerindeki çiy damlası kadar kısa sürdü.

Kıtır utanıp tepelerin arasına uçtu. Orada, çatlamış toprağın üzerine konduğunda tuhaf bir şey fark etti. Yer, çok hafif bir ritimle titriyordu: “Tak… tak… tık…” Kıtır başını eğdi. Ses, kuru taşların altından değil, toprağın derinliklerinden geliyordu.

Toprağın Gizli Ezgisi

Ejderha, vadideki bütün canlıları sessiz olmaya çağırdı. Pera değirmenin iplerini tuttu, kuşlar kanatlarını kıpırdatmayı bıraktı, keçiler bile melemeyi kesti. Herkes bekleyince toprağın sesi daha belirginleşti. “Tak… tak… tık…” Ses, kuzeydeki yuvarlak tepeye doğru ilerliyordu.

Kıtır ve Pera tepeye vardıklarında, kayaların arasında küçük bir oyuk buldular. Oyuğun içinde, susuz kalmış bir tohum duruyordu. Tohumun çevresindeki toprak, yağmur damlalarının eski anılarını saklıyordu. Kıtır, toprağın sesini duyunca tohumun korktuğunu anladı. Belki yağmur bulutu, onu besleyecek doğru ezgiyi bekliyordu.

Kıtır önce kendi minicik ateşini kullandı. Alevini tohuma değdirmeden, çevresindeki soğuk taşları ılıttı. Pera da cebindeki küçük tahta kaşığı çıkardı ve toprağın ritmine eşlik etmeye başladı. Bir süre sonra kuşlar hafifçe ıslık çaldı, rüzgâr kuru otları aynı tempoda salladı. Vadideki herkes, farklı bir sesle ama aynı sabırla ezgiye katıldı.

Bulutların arkasından derin bir uğultu yükseldi. Sisli Çukur’daki bulut, yıllardır duyduğu en uyumlu sesi işitmişti. Yavaşça tepenin üzerine geldi. Önce tek bir damla düştü. Sonra bir damla daha… Yağmur, toprağın çatlaklarına dolarak uyuyan tohumu uyandırdı.

Yeni Bir Bahçenin Başlangıcı

Tohum kısa sürede gümüş renkli bir filiz verdi. Filiz büyüdükçe kökleri vadinin altındaki su damarlarına ulaştı. Derenin yatağında önce ince bir parıltı belirdi, ardından berrak su yeniden akmaya başladı. Değirmenin kanatları döndü, çiçekler başlarını kaldırdı ve çocukların ayakları çamura bulandı.

Vadidekiler Kıtır’ı omuzlarına almak istedi ama küçük ejderha gülerek geri çekildi. “Ben tek başıma yapmadım,” dedi. “Toprağı dinledik, birbirimizi dinledik. Yağmurun yolu böyle açıldı.”

O günden sonra vadinin ortasında gümüş yapraklı bir bahçe büyüdü. Her yaprak rüzgâr estiğinde “tak, tak, tık” diye ses çıkarıyordu. Kıtır ise artık küçük ateşinden utanmıyordu. Çünkü anlamıştı ki bazı kapılar güçlü alevlerle değil, dikkatli kulaklarla açılır. Ve ejderha masalları arasında en sevilenlerden biri, bakır pullu Kıtır’ın sessizliği dinleyerek koca bir vadiye yağmuru geri getirdiği bu masal oldu.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu