Tavşan Masalları

Fırfır’ın Gökkuşağı Pistindeki Büyük Koşusu

Çınaraltı Ormanı’nda sabahları ilk uyanan canlı, uzun kulaklı tavşan Fırfır’dı. Fırfır, güneş doğmadan patikaları dolaşır, düşen kozalakları bir kenara dizer, kuşların yuvalarına taşıdığı dalları toplardı. En sevdiği yer ise ormanın ortasından kıvrılarak geçen Çınaraltı Deresi’ydi. Derenin suyu eskiden şırıl şırıl akar, taşlara çarpınca neşeli bir türkü söylerdi.

Bir sabah Fırfır derenin yanına vardığında tuhaf bir sessizlikle karşılaştı. Suyun yerinde yalnızca parlayan çakıl taşları ve kurumuş yosunlar vardı. Kıyıdaki yaşlı kaplumbağa Mırmır, başını yavaşça kaldırdı.

“Dere, Gökkuşağı Pistinin kalbindeki üç renkli çiy damlasını bekliyor,” dedi. “Fakat damlalar ancak pistteki üç görevi tamamlayan en hızlı değil, en dikkatli koşucuya görünür.”

Gökkuşağı Pisti, ormanın kuzeyindeki tepelerin arasında uzanırdı. Yağmurdan sonra ortaya çıkan yedi renkli taşlar, kıvrıla kıvrıla gökyüzüne doğru yükselirdi. Orman sakinleri oraya gitmeye çekiniyordu; çünkü pist bir anda uzar, kısalır, bazen de koşanın karşısına kendi aceleci düşüncelerini çıkarırdı.

Fırfır, derenin suskunluğunu daha fazla dinlemek istemedi. Mırmır’ın verdiği küçük yaprak haritasını sırtına bağladı ve yola koyuldu. Önce dikenli çalıların arasından sıçradı, sonra yuvarlanan meşe palamutlarının peşinden tepeye tırmandı. Yolda, kanadı çamura bulanmış bir saksağan gördü. Fırfır hemen durup kanadı temizledi. Saksağan da ona pistin ilk durağını gösterdi: Üç Zıplama Kayası.

Üç Görevli Renkli Pist

İlk kayanın üzerinde sarı, mor ve turuncu üç küçük halka vardı. Kurala göre koşucu her halkadan yalnızca bir kez geçecekti. Fırfır hızla atılmak üzereyken yerde titreyen minik bir uğur böceği fark etti. Böcek, halkaların arasına sıkışmıştı. Fırfır onu dikkatlice çıkarınca sarı halka parladı. Ardından iki kısa, bir uzun sıçrayışla üç kayanın üzerinden geçti. Acele etmeden yaptığı bu hareket, pistin ilk bölümünü aydınlattı.

İkinci görevde karşısına fısıldayan rüzgârlar çıktı. Her rüzgâr başka bir yöne esiyor, “Bu tarafa gel!” diye sesleniyordu. Fırfır bir an şaşırdı. Sonra kulaklarını dikti ve seslere değil, yaprakların yere düşüş yönüne baktı. Doğru yolu bulup kıvrımlı patikada ilerledi. Rüzgârlar bu kez ona engel olmak yerine sırtından hafifçe itti.

Üçüncü durakta geniş bir çukur vardı. Çukurun üstünde yalnızca ince dallardan yapılmış bir geçit uzanıyordu. Tam Fırfır karşıya geçecekken arkasından sincap Kıpırtı’nın sesi duyuldu. Kıpırtı, heyecandan yanlış dala basmış ve geçidin başında kalmıştı. Fırfır geri döndü, ona adım adım nasıl ilerleyeceğini anlattı. İkisi birlikte dalların üzerinden geçti. O anda gökyüzünde üç parlak çiy damlası belirdi.

Damlalar havada dönerek Fırfır’ın önüne indi. Biri mavi, biri yeşil, diğeri gümüş rengindeydi. Fırfır onları yaprak haritasındaki küçük bölmeye yerleştirdi. Pist birden kısalmaya başladı ve tavşan, Kıpırtı’yla birlikte tepenin eteğine kadar hızla kaydı. Fırfır’ın patileri toprağa değer değmez koşmaya koyuldu. Önce kuru otların arasından geçti, sonra çakıllı yamaçtan aşağı süzüldü. Çiy damlaları sarsılmasın diye zıplarken gövdesini dengede tuttu.

Derenin kıyısına vardığında Mırmır onu bekliyordu. Fırfır yaprak bölmesini dere yatağının ortasına bıraktı. Mavi damla taşları serinletti, yeşil damla yosunları canlandırdı, gümüş damla ise gökyüzüne ince bir ışık gönderdi. Birkaç kalp atımı sonra toprağın altından tatlı bir şırıltı yükseldi. Su, önce küçük bir iplik gibi aktı; ardından kıyıdaki taşların arasından neşeyle fışkırdı.

Çınaraltı Deresi yeniden şarkı söylemeye başlayınca ormandaki herkes kıyıya toplandı. Kuşlar dallarda tempo tuttu, sincaplar kozalakları davul gibi kullandı. Mırmır, Fırfır’a altın bir yaprak uzattı.

“Sen en hızlı olduğun için değil, yol boyunca yardıma ihtiyacı olanları fark ettiğin için dereyi uyandırdın,” dedi.

Fırfır gülümsedi. O günden sonra ormanda biri acele ederken diğerleri ona, “Önce kulaklarını, sonra patilerini kullan,” diye hatırlatma yapardı. Dere ise her sabah Fırfır’ın koşu sesine karışan berrak türküsüyle bütün ormanı selamlardı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu