Çakıl Nehrinin Kayıp Köprüsünü Kim Kuracak?

Çakıl Nehri, yuvarlak taşların üzerinde şarkı söyleyerek akan, kıyıları söğütlerle çevrili neşeli bir suydu. Nehrin iki yakasında yaşayan hayvanlar, her sabah karşılıklı selamlaşırdı. Bir yakada çalışkan karıncaların yuvaları, diğer yakada böğürtlen çalıları ve geniş çayırlar bulunurdu. Hayvanların buluştuğu tek yer ise eski tahta köprüydü.
Bir sabah su samuru Lila, köprüye geldiğinde gözlerine inanamadı. Gece yağan sağanak, köprünün ortasındaki üç tahtayı sürüklemişti. Artık karşıya geçmek mümkün değildi. Lila’nın aklında hemen bir istek belirdi: Köprüyü yeniden kurup iki yakadaki dostlarını aynı gün buluşturmak.
Önce kendi başına çalışmayı denedi. Kıyıdan kalın dallar taşıdı, onları suyun üzerine yan yana koydu. Fakat dallar yuvarlanıp uzaklaştı. Lila bu kez ağır taşları sürükledi, ancak taşlar çamura gömüldü. Yorulunca kuyruğunu suya bıraktı ve düşünmeye başladı. Tek başına hızlı davranabilirdi ama sağlam bir köprü yapamayacağı açıktı.
Herkesin Başka Bir Fikri
Lila, çimenlikte yaşayan arkadaşlarını toplantıya çağırdı. Kunduz Pati, hemen, “Bütün köprüyü kemireceğim düzgün kütüklerle yapalım,” dedi. Onun isteği güçlü ve dayanıklı bir köprü kurmaktı. Fakat yakınlarda yeterli kalınlıkta ağaç yoktu.
İplikçi örümcek Narin, “Ben ağlarımla tahtaları birbirine bağlarım,” diye önerdi. Narin’in arzusu, küçücük ağlarının büyük bir işe yarayabileceğini kanıtlamaktı. Ancak köprüde yürüyen hayvanların ağırlığı, ince iplikleri koparabilirdi. Saka kuşu Bibi ise rengârenk kurdeleler getirdi ve köprüyü yalnızca süslemeyi düşündü. Güzel görünmesini istiyordu, ama süsler kimseyi karşıya geçirmeyecekti.
Toplantı uzadıkça herkes kendi fikrini savundu. Lila, arkadaşlarını susturmak yerine hepsini dikkatle dinledi. Sonra nehrin kıyısındaki yaşlı kaplumbağa Toma’ya danıştı. Toma, “İyi bir çözüm, en yüksek sesle söylenenden değil, işe yarayan düşüncelerin birleşmesinden doğar,” dedi. “Önce neye ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Köprü sağlam, esnek ve güvenli olmalı.”
Birlikte Kurulan Yol
Lila kararını verdi. Pati’den devrilmiş ağaçların kalın kısımlarını hazırlamasını istedi. Narin, ağlarını tek başına taşıyıcı yapmak yerine kütükleri birbirine bağlayacaktı. Bibi de kurdelelerini süs için değil, köprünün güvenli bölümlerini işaretlemek için kullanacaktı. Karıncalar küçük taşları taşıyacak, kirpiler de kıyıdaki çamurlu yerlere kuru yapraklar serecekti.
Herkes işe koyuldu. Lila suya girerek kütüklerin doğru yerde durmasını sağladı. Pati, kütükleri kesmek yerine onları doğal biçimleriyle kullanmayı seçti; böylece gereksiz ağaçların zarar görmesini önledi. Karıncalar taşları sıraya dizdi. Narin, köprünün altından ve üstünden geçen sağlam ağlarla parçaları bağladı. Bibi, kırmızı kurdeleleri gevşek yerlerin yanına bağladı ki kimse oraya basmasın.
Öğleye doğru köprü tamamlanmak üzereydi. Tam o sırada küçük bir dalga geldi ve ortadaki kütüklerden biri yana kaydı. Bibi hemen bunu fark etti. Lila, “Köprüyü bitmiş saymayalım; önce deneyelim,” dedi. Pati kütüğün altına iki taş yerleştirdi, Narin bağı güçlendirdi. Sonra Lila yavaşça ilk adımı attı. Köprü hafifçe sallandı ama yerinden oynamadı.
İki Yakanın Sevinci
Önce karıncalar karşıya geçti. Ardından Bibi, kurdelelerin yanında dikkatle uçtu. En son Toma, ağır kabuğuna rağmen köprünün tamamını yürüyerek geçti. Herkes alkışladı. Lila ise yalnızca kendi başarısını kutlamadı. “Bu köprü tek bir fikrin değil, birbirimizi dinlemeyi seçmemizin eseri,” dedi.
O akşam iki yakadaki hayvanlar söğütlerin altında büyük bir sofra kurdu. Pati dayanıklılığın, Narin sabrın, Bibi dikkatli bakmanın değerini anlattı. Lila da önemli bir şeyi öğrenmişti: Bir işi hemen bitirmek istemek güzel olabilirdi, fakat doğru çözümü bulmak için durup düşünmek daha değerliydi. Çakıl Nehri boyunca uzanan köprü, her geçen hayvana aynı sessiz öğüdü verdi: Farklı yetenekler yan yana geldiğinde, aşılmaz görünen yollar bile güvenle geçilir.




