Korku Hikayeleri

Çatıdaki Fısıltının Unuttuğu Şarkı

Kasabanın en yüksek tepesinde, kiremitleri yosun tutmuş eski bir ev vardı. Bu evde Mina, annesi ve meraklı kedisi Köpük yaşardı. Gündüzleri ev sıcacık, pencereleri güneşli ve mutfağı tarçın kokulu olurdu. Fakat gece yarısı yaklaşınca çatının üzerinden ince bir fısıltı duyulurdu.

Fısıltı bazen “Dön…” der gibi uzar, bazen de anlaşılmayan kelimelerle rüzgâra karışırdı. Mina ilk duyduğunda yatağının yorganını çenesine kadar çekmişti. Köpük ise tüylerini kabartıp kapıya bakmış, sonra cesaretini toplamak ister gibi kuyruğunu dikmişti.

Ertesi sabah Mina bu sesi annesine anlattı. Annesi gülümseyerek, “Eski çatı tahtaları soğukta ses çıkarabilir,” dedi. “Ama içindeki merak seni rahatsız ediyorsa, onu korkuyla değil, dikkatle dinle.”

Mina o gün okuldan dönerken arkadaşları Suna ve Eren’e olanları söyledi. Üçü, akşam için küçük bir keşif planı hazırladı. Yanlarına bir fener, yumuşak bir battaniye, üç elma ve Mina’nın büyükbabasından kalan tahta düdüğü aldılar. Düdük, kaybolanların sesini bulduğuna inanılan eski bir oyuncaktı; yine de kimse onun gerçekten sihirli olup olmadığını bilmiyordu.

Gece olunca çocuklar tavan arasına çıktılar. Ay ışığı, yuvarlak pencereden içeri süzülüyor; sandıkların ve eski koltukların üzerine gümüş renkli lekeler bırakıyordu. Tam o sırada çatıdan üç kez tıkırtı geldi. Tık, tık, tık… Ardından fısıltı duyuldu: “Beni… hatırla…”

Suna ürperdi ama Mina elindeki feneri daha sıkı tuttu. Eren, “Belki de biri yardım istiyordur,” dedi. Üçü, çatıya açılan küçük kapağın önüne geldi. Kapak yıllardır kullanılmamıştı. Mina bastırınca kapak ağır ağır açıldı ve soğuk bir hava yüzlerine dokundu.

Çatının altında karanlık bir boşluk vardı. Kirişlerin arasından, sanki görünmez bir çocuk ağlıyormuş gibi ince bir hıçkırık yükseliyordu. Fakat ortada kimse görünmüyordu. Köpük de onların ardından çatıya çıkmış, bir köşedeki eski bacaya dikkatle bakıyordu.

Mina fenerini bacaya çevirdi. Tuğlaların arasında minicik, mavi bir parıltı vardı. Eren uzanıp oradan yuvarlak bir kutu çıkardı. Kutunun kapağında ay biçiminde bir çizik bulunuyordu. Suna kapağı açınca içinden eski bir kâğıt ve kırık bir müzik tarağı çıktı.

Kâğıtta şöyle yazıyordu: “Şarkım yarım kaldı. Sesimi duyan, son ezgiyi tamamlasın.” Altında da birkaç nota işareti vardı. Çocuklar notaları bilmiyordu ama Mina büyükannesinin sık söylediği bir ninniyi hatırladı. Ninninin son bölümünde, kâğıttaki işaretlere benzeyen üç uzun ses vardı.

Mina önce usulca mırıldandı. Çatıdaki fısıltı sustu. Sonra Suna ve Eren ona katıldı. Üç çocuğun sesi karanlık boşlukta yumuşakça dolaştı. Kırık müzik tarağı birden titredi ve bacanın içinden küçük, parlayan bir tüy çıktı.

Tüy havada dönerek eski bir kirişin üzerine kondu. Kirişin altında, tahta bir oyuncak kuş saklıydı. Kuşun kanadı çatlamış, üzerindeki boya solmuştu. Mina onu dikkatle aldı. O anda fısıltı yeniden duyuldu; bu kez sesi korkutucu değil, sıcak ve sevinçliydi: “Sonunda şarkımı hatırladınız.”

Çocuklar şaşkınlıkla birbirlerine baktı. Oyuncak kuş, yıllar önce bu evde yaşayan ve kuşlara şarkı söyleyen Narin adında bir çocuğunmuş. Narin, oyuncağını bacanın yanına koyup her gece aynı ninniyi söylermiş. Ev satılınca kuş unutulmuş, yarım kalan şarkısı da çatıda yankılanıp durmuş.

Mina, oyuncağın kanadını iplikle onardı. Eren kutuyu temizledi, Suna da kâğıdı düzgünce katladı. Sonra oyuncak kuşu tavan arasındaki en aydınlık rafa yerleştirdiler. Mina ninniyi bir kez daha söyledi. Bu defa çatıdaki ses, hafif bir kahkahaya benzeyen tatlı bir esintiyle dağıldı.

O geceden sonra evin çatısından hiç ürkütücü fısıltı gelmedi. Yalnızca rüzgârlı akşamlarda, uzaklardan gelen bir ninni duyulurdu. Mina, Suna ve Eren her ay tavan arasına çıkıp oyuncak kuşun yanına yeni bir şarkı bırakmaya başladılar.

Köpük ise her seferinde rafın önünde oturup kuyruğunu salladı. Çünkü bazı korkuların karanlıkta büyüdüğünü, biraz cesaret ve sevgiyle aydınlığa dönüşebileceğini o da öğrenmişti. Kasabadaki çocuklar bu olayı duyunca, korku hikâyeleri anlatırken mutlaka bir fener ve güzel bir şarkı bulundurmanın iyi fikir olduğuna karar verdiler.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu