Deniz Kızı Masalları

Mercanların Uyuyan Renklerini Uyandıran Narel

Denizin en derin maviliklerinden birinde, dalgaların haritalarda gösteremediği Mercan Çanağı adında ışıl ışıl bir ülke vardı. Bu ülkede deniz kızı Narel yaşardı. Narel’in saçları yosun yeşili, kuyruğu ise gün batımında parlayan bakır rengiydi. En sevdiği şey, deniz canlılarının seslerini dinlemekti. İstiridyelerin fısıltılarını, baloncukların şıpırtısını ve uzaklardaki balina şarkılarını birbirinden ayırabilirdi.

Bir sabah Narel, Mercan Çanağı’nda alışılmadık bir sessizlik fark etti. Pembe mercanlar solmuş, mor deniz laleleri başlarını eğmiş, gümüş kabuklu salyangozların sırtındaki desenler kaybolmuştu. Üstelik ülkenin bütün renklerini her gece parlatan Renk Küresi de ortadan yok olmuştu. Kral Yelkenkuyruk, sarayındaki deniz yosunu tahtından kalkarak herkese seslendi: “Renk Küresi bulunmazsa Mercan Çanağı gri bir uykuya dalacak!”

Narel, küreyi aramak için yola çıkmak istedi. Yanına, sırtında minicik bir deniz feneri taşıyan ışık balığı Pırıltı’yı aldı. Birlikte, kabarcıklardan oluşan eski bir patikayı izlediler. Patika onları üç ayrı akıntının kesiştiği Dönüşler Geçidi’ne götürdü. Burada yollar sürekli yer değiştiriyor, sağa giden bir akıntı biraz sonra sola dönüyordu. Pırıltı telaşla oraya buraya yüzünce, Narel onun yüzgecini tuttu.

“Önce geçidin sesini dinleyelim,” dedi. Gözlerini kapattı. İnce bir uğultu, arada bir çınlayan yumuşak bir tıkırtı ve derinden gelen düzenli bir titreşim duydu. Tıkırtının ritmini izleyince güvenli akıntıyı buldular. Böylece geçidi aşıp, gövdesi inci kabuklarla kaplı dev bir deniz salyangozunun yanına vardılar. Salyangoz, Renk Küresi’ni gördüğünü söyledi ama onu kendisinin almadığını ekledi.

“Küre, Sessiz Kanyon’a doğru yuvarlandı,” dedi. “Oraya giden yol, ancak başkasının şarkısını tamamlayanlara açılır.” Narel ile Pırıltı kanyona ilerledi. Kanyonun girişinde küçük bir mürekkep balığı oturuyor, üç notalık bir ezgiyi durmadan tekrarlıyordu. Ne kadar uğraşsa da ezgisini tamamlayamıyordu. Narel, hemen kendi şarkısını söylemek yerine mürekkep balığının melodisini dikkatle dinledi. Sonra eksik notayı bulup yumuşak bir sesle ekledi. Kanyonun kayaları iki yana açıldı.

İçeride, gökyüzü gibi geniş bir su boşluğu vardı. Boşluğun ortasında Renk Küresi duruyor, çevresinde saydam kanatlı deniz kuşları dönüyordu. Bu kuşlar, kürenin ışığını çalmamıştı; yalnızca onun parıltısına kapılıp yuvalarını oraya kurmuşlardı. Yuvalarda minik deniz kuşu yavruları vardı ve küre yerinden oynarsa yuvalarının düşeceği belliydi. Narel, küreyi hemen götürmek yerine çözüm aramaya koyuldu.

Önce kuşların yuvalarını, yosun iplikleriyle kanyon duvarındaki geniş bir çıkıntıya taşıdılar. Pırıltı, deniz fenerinin ışığıyla yolu aydınlattı. Narel ise mercanlardan yardım istedi. Kırmızı tüp mercanlar esnek dallarını uzattı, mavi fan mercanlar yuvaların altına yumuşak bir ağ ördü. Herkes elinden geleni yapınca yavrular güvenli bir yere taşındı. Renk Küresi de serbest kaldı. Fakat küre, Narel’in ellerinde bile ışıldamıyordu.

Narel bir an durdu. Renklerin geri dönmesi için küreyi saraya götürmenin yetmeyeceğini anladı. Mercan Çanağı’ndaki canlılar birbirlerinin sesini dinlemeyi unutmuştu. Kanyonda öğrendiği melodiyi söylemeye başladı. Pırıltı ona katıldı; deniz kuşları kanatlarını çırparak ritim tuttu, salyangoz uzaktan ağır bir bas sesi gönderdi. Sonra bütün canlılar kendi seslerini bu ezgiye ekledi. Renk Küresi, paylaşılmış şarkıyı duyunca altın gibi parladı.

Narel küreyi Mercan Çanağı’na getirdiğinde renkler bir anda geri dönmedi. Önce solgun pembe mercanlar canlandı, sonra mor deniz laleleri açıldı, en son gümüş kabuklarda eski desenler belirdi. O günden sonra ülkede her hafta “Dinleme Günü” düzenlendi. Her canlı, önce bir başkasının sesini dinliyor, ardından kendi sesini şarkıya katıyordu. Narel ise Renk Küresi’nin bekçisi seçildi. Çünkü herkes şunu öğrenmişti: Bir rengin en güzel parıltısı, tek başına değil, dostların sesleriyle birlikte ışır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu