Bebek Hikayeleri

Yastık Tepesindeki Süt Beyazı Balon

Minik Mimo, her akşam uyumadan önce odasındaki eşyaları selamlardı. Ahşap ayıcığına iyi geceler der, pencerenin önündeki küçük saksıya el sallardı. Sonra annesinin ördüğü yumuşacık battaniyesine sarılır, tavandaki ışığın duvarda oluşturduğu yuvarlak şekli izlerdi. O akşam odada alışılmadık bir şey vardı: Süt beyazı, minicik bir balon, yatağın başucunda sessizce süzülüyordu.

Balonun ipinin ucunda gümüş renkli bir düğme asılıydı. Düğmenin üzerinde küçücük bir yıldız resmi bulunuyordu. Mimo parmak uçlarında yükselip düğmeye dokundu. Balon, sanki bunu bekliyormuş gibi kapıya doğru ilerledi. Mimo da battaniyesini omzuna aldı ve onu izledi.

Yumuşak İzlerin Peşinde

Balon koridordan geçip evin en sessiz yerine, yastıkların üst üste konduğu küçük dinlenme köşesine gitti. Orada Mimo’nun komşusu olan bebek Lila uyukluyordu. Lila’nın yanında, üzerine renk renk iplikler işlenmiş bir uyku kesesi vardı. Fakat kesenin içi boştu. Lila uykusunda kaşlarını çatıyor, sanki çok sevdiği bir şeyi arıyordu.

Mimo, süt beyazı balona baktı. Balon, uyku kesesinin üzerine doğru alçaldı. Düğmesindeki yıldız bir an parladı ve kesenin kenarında küçük bir cep göründü. Mimo elini dikkatle cebe soktu. İçinden yumuşak, yuvarlak bir tıkırtı geldi. Bu, Lila’nın annesinin diktiği minicik çıngıraktı. Çıngırak kaybolduğu için Lila’nın uykusu bir türlü huzur bulamıyordu.

Mimo çıngırağı Lila’ya uzattı. Lila gözlerini araladı. Çıngırağı göğsüne bastırınca yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi. Sonra çıngırak çok hafif bir ses çıkardı: Çın, çın. Bu ses, odadaki bütün yastıkların içinden geçen bir esinti gibi yumuşaktı.

Balonun Sakladığı Sürpriz

O sırada süt beyazı balon yeniden yükseldi. Bu kez pencereye değil, salondaki büyük sepete doğru süzüldü. Mimo peşinden giderken annesi onu gördü ve sessizce yanına geldi. Balon, sepetin üzerinde üç kez döndü. Annesi sepetin içindeki battaniyeleri kaldırınca, Mimo’nun uzun zamandır aradığı mavi örgü çorabı ortaya çıktı.

Mimo çorabını eline alınca çok sevindi. Çorap, geçen hafta oyuncakların arasından kaybolmuştu. Balonun ipindeki yıldız bir kez daha parladı. Mimo o an anladı ki balon, kaybolan eşyaları bulmak için değil, onların birine yeniden mutluluk vereceği yeri göstermek için gelmişti.

Fakat evde hâlâ bulunması gereken bir şey vardı. Mimo, Lila’nın çıngırağını düşündü, kendi çorabına baktı ve odaları dikkatle gezdi. Sonunda mutfağın yanında duran küçük sandalyenin altında sarı bir mendil gördü. Bu mendil, komşu teyzenin bebeği Noya için diktiği ilk mendildi. Noya mendilini kaybettiğinden beri her sabah biraz üzgün uyanıyordu.

Mimo mendili alıp Noya’ya götürdü. Noya mendili görünce ellerini neşeyle çırptı. Annesi, Mimo’ya teşekkür ederek ona ılık süt kokan bir kurabiye verdi. Süt beyazı balon ise kapının önünde bekliyordu. İçindeki hava azalıyor gibi görünse de gülümsercesine hafifçe sallanıyordu.

Uykunun En Güzel Hediyesi

Mimo balonun ipini tuttu ve onu tekrar odasına götürdü. Annesi, bulunan eşyaları sahiplerine teslim ettiği için oğluna sarıldı. Lila’nın çıngırağından gelen yumuşak ses, Noya’nın neşeli kahkahası ve Mimo’nun sevinci aynı akşamda buluşmuştu.

Mimo yatağına uzandığında balon tavanda küçük bir ay biçimi oluşturdu. Sonra ipindeki yıldız düğme usulca yere düştü. Mimo düğmeyi battaniyesinin yanına koydu. Annesi ona, “Paylaşılan sevinç, en rahat yastıktan bile yumuşaktır,” dedi.

Mimo gözlerini kapattı. Uzaklardan çıngırak sesi, yakından da annesinin sakin nefesi duyuluyordu. Süt beyazı balon pencerenin yanında bekledi; sabaha karşı, yeni bir iyiliğin yolunu göstermek üzere sessizce gökyüzüne yükseldi. O günden sonra Mimo, kaybolan her şeyi bulmaya çalışmadı. Önce, o eşyanın kimin yüzünü gülümsetecek olduğunu düşündü. Çünkü bazen en güzel hediye, bulduğun şeyi kendine saklamak değil, doğru kalbe ulaştırmaktı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu