Pofuduk Bulutun Renkli Düğme Sokağı

Gökyüzünün pamuk gibi kıvrıldığı bir sabah, Pofuduk adında minik bir bulut uyandı. Pofuduk, diğer bulutlardan biraz daha küçüktü ama merakı kocamandı. Her gün güneşin doğuşunu izler, kuşların kanat çırpışını sayar, aşağıdaki evlerin bacalarından yükselen mis gibi kokuları içine çekmeye çalışırdı.
O sabah, Pofuduk’un kıvrımlı kenarından yuvarlak, parlak bir düğme düştü. Düğme, gökkuşağının yedi rengini taşıyor ve her döndüğünde minik bir çan gibi çınlıyordu. Pofuduk hemen aşağı baktı. Düğme, çiçekli bir tepenin ardındaki küçük bir sokağa düşmüştü.
Pofuduk, rüzgârdan biraz yardım isteyip yavaşça alçaldı. Sokağın adı Renkli Düğme Sokağı’ydı. Burada evlerin kapılarında mavi, sarı ve turuncu düğmeler; pencerelerinde ise kurdeleler vardı. Sokakta yaşayan herkes, giysilerini kendi diktiği neşeli düğmelerle süslerdi.
İlk karşısına Tonton Karga çıktı. Karga, başındaki mor şapkayı düzelterek, Bu düğme benim değil, fakat onu nerede bulduğunu biliyor olabilirim dedi. Sonra Pofuduk’u, her sabah düğme sesleriyle uyanan küçük bir terzi dükkânına götürdü. Dükkânın sahibi, ince sesli ve güler yüzlü Nergis Nine’ydi.
Nergis Nine düğmeyi eline alınca gözleri parladı. Bu, yıllar önce ördüğü özel bir ceketin son düğmesiydi. Ceketi küçük torunu Pera için hazırlamıştı. Ancak Pera, düğme kaybolduğundan beri ceketi giymek istemiyordu. Çünkü ceket, tamamlanmamış bir şarkı gibi eksik görünüyordu.
Pofuduk düğmeyi uzatmak istedi ama düğme birden havaya sıçradı ve sokağın sonuna doğru yuvarlandı. Renkli ışıklar saçarak ilerledi. Pofuduk, Karga ve Nergis Nine peşinden koştu. Düğme, bir taşın yanından geçerken yeşile, su birikintisine değince maviye dönüyordu.
Tam o sırada karşılarına Pera çıktı. Pera’nın elinde tek kollu bir oyuncak ayı vardı. Düğmeyi görünce, Onu ben bulmadım ama belki ayımın eksik gözüne iyi gelir diye düşündü. Küçük kız, düğmeye uzanacakken durdu. Çünkü Nergis Nine’nin ceketi aklına gelmişti.
Birlikte düğmeyi izlemeyi sürdürdüler. Düğme, sokağın ortasındaki boş çeşmenin kenarında durdu. Orada yaşayan çocuklar, çeşmenin suyunun neden akmadığını konuşuyordu. Çeşmenin ağzına küçük bir kumaş parçası sıkışmıştı. Pera hemen eğilip kumaşı çekti. Su şırıl şırıl akmaya başladı.
Düğme, suyun parıltısında dönerek Pera’nın avucuna kondu. Fakat Pera onu hemen Nergis Nine’ye vermedi. Düğmeye dikkatle bakıp, Bu düğme yalnızca bir ceketi değil, iyiliği de tamamlıyor dedi. Sonra oyuncağının eksik gözünü renkli bir boncukla dikti ve onu çeşmenin yanında oturan küçük bir çocuğa armağan etti.
Nergis Nine, Pera’nın bu güzel davranışını görünce gülümsedi. Düğmeyi ceketin üzerine özenle dikti. Ceket tamamlanınca renkleri sokağın her yerine yayıldı. Pera ceketi giydiğinde düğme hafifçe çınladı; sanki yaptığı iyiliği alkışlıyordu.
Pofuduk, gökyüzüne dönme vakti geldiğinde biraz daha yuvarlak ve parlak görünüyordu. Nergis Nine ona küçük bir kurdele bağladı. Pera da el sallayarak, İyilik gökyüzüne çıkınca yağmur gibi geri döner dedi.
O günden sonra Pofuduk, bulutların arasından geçerken yeryüzüne dikkatle bakmaya başladı. Birinin yardıma ihtiyacı varsa minicik bir gölge yapıyor, güneşten yorulanlara serinlik veriyordu. Renkli Düğme Sokağı’nda ise her yıl bir şenlik düzenlendi. Herkes bir düğme getiriyor, düğmelerden büyük bir gökkuşağı yapıyordu. Pera’nın ceketi de şenliğin en parlak parçası oluyordu.
Belki bir gün gökyüzünde rengârenk bir bulut görürseniz, bilin ki Pofuduk oradadır. Belki cebinizdeki küçük bir düğme çınlar. O zaman çevrenize bakın; paylaşabileceğiniz bir iyilik mutlaka sizi bekliyordur. 5 yaş masalları ve hikayeleri oku diyen herkes, bu masalda küçük bir düğmenin kocaman bir mutluluk başlatabileceğini hatırlasın.




