Modern Masallar

Kırık Ekranın Ötesindeki Gülümseme

Ekin, apartmanların arasına sıkışmış küçük bir mahallede yaşayan, sorular sormayı çok seven bir çocuktu. Mahallede herkesin cebinde akıllı telefon, evinde türlü türlü cihaz vardı. Ancak Ekin’in en sevdiği eşya, büyükannesinden kalan, ekranının köşesi çatlamış eski bir tabletti. Tablet artık oyun açmıyor, video göstermiyor, hatta çoğu zaman açılmıyordu. Yine de Ekin onu atmaya kıyamıyordu; çünkü büyükannesi, “Bazı şeyler çalışmayı bırakınca başka türlü konuşmaya başlar,” demişti.

Bir yağmur akşamı Ekin, tableti kitaplığın arkasında buldu. Şarjı olmadığı hâlde ekran birden aydınlandı. Ortasında küçücük, sarı bir gülümseme belirdi. Gülümsemenin altında tek bir cümle yazıyordu: Yakındaki iyiliği bul.

Ekin şaşkınlıkla kapıya çıktı. Tablet, onu mahallenin girişindeki otobüs durağına götürdü. Durakta yaşlı bir komşu, yağmurdan kaçan yavru kediler için kartondan kuru bir yuva hazırlıyordu. Ekin bunu daha önce hiç fark etmemişti. Tabletteki gülümseme büyüdü ve ekranda yeni bir işaret belirdi. Ekin, komşusuna yardım edip karton yuvayı saçak altına taşıdı.

Ertesi gün tablet yine çalıştı. Bu kez işaret, sokağın sonundaki fırını gösteriyordu. Fırıncı Cemil Usta, her sabah satılmayan ekmekleri sessizce ihtiyaç sahiplerinin kapısına bırakıyordu. Kimse bilmesin diye ekmekleri kahverengi kâğıtlara sarıyor, üzerine de “Bugün sofran bereketli olsun,” yazıyordu. Ekin, Cemil Usta’nın iznini alarak bu güzel davranışı mahalledeki paylaşım panosuna duyurdu. O günden sonra insanlar, kullanmadıkları eşyaları ve fazla yiyecekleri ihtiyaç duyanlarla paylaşmaya başladı.

Görünmeyen Ağ

Fakat birkaç gün sonra mahallede tuhaf bir şey oldu. Şehrin bütün ekranlarında aynı mesaj belirdi: İyilik bulunamadı. Trafik ışıkları gereğinden uzun bekliyor, apartman asansörleri yanlış katlarda duruyor, marketlerin dijital listeleri boş görünüyordu. İnsanlar birbirine kızmaya başladı. Herkes, görünmeyen bir arızanın peşine düştü.

Ekin’in tableti ise hiç susmuyordu. Ekranda bu kez küçük sarı gülümsemenin yanında gri bir ağ resmi vardı. Ekin, bunun mahalledeki insanların birbirinden uzaklaşmasıyla ilgili olduğunu anladı. Çünkü herkes yardım etmeyi bekliyor, fakat ilk adımı başkasının atmasını istiyordu.

Ekin, arkadaşları Sarp, Nehir ve Bora’yı çağırdı. Dördü birlikte apartmanların kapılarını çaldı. Birinin bozulan bisiklet zilini onardılar, bir başkasının pazar çantalarını taşıdılar. Yağmurdan ıslanan kitapları kurutup çocuklara küçük bir okuma köşesi hazırladılar. Başta bazı yetişkinler şaşırdı. Sonra onlar da katıldı. Bir teyze sıcak çorba getirdi, genç bir komşu kırık lambaları değiştirdi, apartman görevlisi kullanılmayan depoyu oyun odasına dönüştürdü.

Her iyilikte eski tabletin ekranındaki gri çizgilerden biri altın rengine dönüyordu. Ancak ağın ortasında karanlık bir düğüm kalmıştı. Ekin, düğümün kendi apartmanlarının bodrumunu gösterdiğini fark etti. Bodrumda, yıllardır açılmayan metal bir dolap vardı. Anahtarını kimse bulamıyordu.

Büyükannesi o gece Ekin’e eski bir söz söyledi: “Bir kapı yalnızca anahtarla değil, birlikte arayanlarla da açılır.” Bunun üzerine mahalleli bodruma indi. Herkes farklı bir çekmeceyi, kutuyu ve rafı inceledi. Sonunda küçük Zeren, kalorifer borusunun arkasında parlayan yuvarlak bir düğme buldu. Düğmeye basınca dolap açıldı. İçinden eski bir mahalle planı, birkaç boş defter ve üzerinde şu yazan minicik bir cihaz çıktı: İyilik ağı, paylaşan kalplerle çalışır.

Ekin cihazı tablete bağladığında ekran ışıkla doldu. Şehrin bütün ekranlarında yeniden gülümseme belirdi. Fakat bu kez mesaj farklıydı: İyilik bulunmaz; birlikte kurulur.

O günden sonra mahallede teknoloji, insanları birbirinden uzaklaştıran bir duvar değil, birbirini hatırlatan bir köprü oldu. Ekin’in eski tableti hâlâ çatlak ekranlıydı. Ama ne zaman biri güzel bir şey yapsa ekranında küçük bir gülümseme beliriyordu. Çünkü modern masalların en şaşırtıcı büyüsü, geleceğin cihazlarında değil, insanların birbirine uzattığı yardım elinde saklıydı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu