Kedi Masalları

Çatıdaki Ayçiçeği Pusulası

Minik kedi Mırmır, Papatya Sokağı’nın en yüksek çatısında yaşardı. Tüyleri gece mavisi, patilerinin uçları ise süt beyazıydı. Her sabah güneş doğmadan uyanır, kiremitlerin üzerinde sessizce yürür ve mahalledeki pencerelerin aydınlanışını izlerdi. Mırmır’ın en sevdiği şey, çevresindeki küçük değişiklikleri fark etmekti: bir saksıda açan tomurcuk, duvarda beliren yeni bir gölge ya da rüzgârın taşıdığı bilinmeyen bir koku.

Bir gün, eski bir bacanın yanında parıldayan altın sarısı bir nesne gördü. Bu, ortasında küçük bir cam damla bulunan ayçiçeği biçimli bir pusulaydı. Pusulanın ibresi kuzeyi değil, gökyüzünün en aydınlık yerini gösteriyordu. Mırmır onu patisiyle dürtünce cam damla titredi ve çok ince bir ses duyuldu: Sabah ışığı yolunu kaybetti.

O sırada mahallede tuhaf bir sessizlik vardı. Güneş yükselmiş olmasına rağmen sokaklar gri görünüyordu. Çiçekler başlarını kaldırmıyor, serçeler yuvalarından çıkmıyor, fırının önündeki sıcak ekmek kokusu bile eskisi kadar neşeli yayılmıyordu. Mırmır, pusulayı boynundaki mavi kurdelenin içine yerleştirdi ve ışığın izini sürmeye karar verdi.

İlk olarak, çatılar arasındaki dar tahta köprüden geçti. Köprünün sonunda, yün yumakları satan yaşlı kirpi Nohut oturuyordu. Nohut, sabah ışığının üç gün önce gökyüzünden ayrılıp rüzgâr değirmeninin ardına doğru süzüldüğünü söyledi. Fakat oraya giden yol, birbirine benzeyen bacalar ve dönen çamaşır ipleri yüzünden kolayca karıştırılabilirdi. Mırmır, pusulanın gösterdiği yöne dikkatle baktı.

Yolda, kanadı çiçek desenli küçük bir kelebek gördü. Kelebek, uçamadığı için ters dönmüş bir yaprağın altında çırpınıyordu. Mırmır hemen yaprağı kaldırdı ve kelebeğin kanatlarını nazikçe düzeltti. Kelebek teşekkür etmek için havaya yükseldi. Sonra, ışığın bir parçasını taşıyan gümüş renkli tozların ardında ince bir iz bıraktı. Böylece Mırmır ve yeni arkadaşı Pırpır, birlikte ilerlemeye başladılar.

İz onları, mahallenin dışındaki eski değirmene götürdü. Değirmenin kanatları durmuş, pencereleri de tozla kaplanmıştı. İçeride, sarı bir ışık küresi iplik yumaklarına dolanmış halde duruyordu. Küre ne kadar çabalarsa o kadar sıkışıyordu. Mırmır, aceleyle çekiştirmenin ipleri daha çok dolaştıracağını anladı. Önce Pırpır’dan yukarıdaki düğümü bulmasını istedi, sonra patisinin yumuşak ucuyla ipliği ağır ağır gevşetti.

Bir düğüm açıldı, sonra bir başkası. Ancak son düğüm, değirmenin en yüksek kirişine dolanmıştı. Mırmır oraya sıçramayı denedi, fakat kiriş sallanınca geri çekildi. O sırada Pırpır, dışarıdaki rüzgârı çağırabileceğini söyledi. Kelebek kanatlarını çırptı; değirmenin çevresinde tatlı bir esinti oluştu. Kanatlar dönmeye başlayınca kiriş alçaldı ve Mırmır son düğümü de çözdü.

Işık küresi özgür kalır kalmaz bütün değirmen altın bir renge büründü. Fakat küre tek başına gökyüzüne çıkamadı. Pusulanın cam damlası parladı ve Mırmır, ışığın mahalledeki herkesin küçük yardımlarına ihtiyaç duyduğunu anladı. Nohut kirpi yün iplerini topladı, serçeler değirmenin pencerelerini kanatlarıyla temizledi, Pırpır da ışığın çevresinde dönen yolu gösterdi.

Mırmır küreyi dikkatle sırtına aldı ve eve dönüş yoluna koyuldu. Bu kez karanlık çatılar ona korkutucu değil, yıldızlarla süslü bir yol gibi görünüyordu. Mahalleye vardığında çocuklar kapı önlerine çıkmıştı. Birlikte ışık küresini eski saat kulesinin tepesine bıraktılar. Küre göğe yükseldi, güneşin yanına yerleşti ve sabah yeniden bütün sokağa yayıldı.

Çiçekler başlarını kaldırdı, fırından mis gibi kokular yükseldi, serçeler şarkı söylemeye başladı. Mırmır’ın ayçiçeği pusulası ise artık hiçbir yöne dönmüyordu. Çünkü aradığı yönü bulmuştu: iyiliğin, sabrın ve birlikte çalışmanın olduğu yeri gösteriyordu.

O günden sonra Mırmır, pusulayı çatıda saklamadı. Mahalle meydanındaki küçük ağaca astı. Ne zaman biri yolunu şaşırsa, ağacın altına gelir ve pusulaya bakardı. Pusulanın ibresi her defasında aynı şeyi söylerdi: En doğru yön, bir başkasının ışığını yeniden parlatabildiğin yöndür.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu