Keloğlan’ın Ali Cengiz Oyunları Masalı

Masalın Başlangıcı
Küçücük bir köyde Keloğlan yaşarmış. Saç baş yok ama yüreği kocamanmış. Bir gün köyde bir şenlik kurulmuş; pazar alanında tezgahtarlar, çalgıcılar ve uzaklardan gelen tüccarlar toplanmış. Şenliğin başında, kasabanın zenginlerinden biri ödül olarak güzel bir dokuma sermiş: sahibine bereket getirecekmiş gibi duran bir örtü.
Herkes bu örtüyü kazanmak istermiş. Ancak ödül vermeyi üstlenen yaşlı tüccar, katılacaklardan bir sınav istemiş: “Kim en güzel hikâyeyi anlatırsa, örtü onun olsun.” Böylece herkes sırayla birer hikâye anlatmaya başlamış.
Keloğlan ve Ali Cengiz Oyunları
Ortalıkta kurnaz bir tüccar da varmış; adı herkesin ağzında dolaşan, işler çevirmeyi seven biriymiş. Bu kişi, insanların gözünü boyayıp kurnazca hileler yapmaktan hoşlanırmış. Köylüler arasında ona hep “Ali Cengiz” derlermiş; yaptığı oyunlara da Ali Cengiz oyunları derlermiş.
Tüccar, yarışmayı kazanmak için bir yol aramış. Önce jürinin önünde ağlayıp fakir bir hikâye anlatmış, sonra da sakladığı güzel sözlerle jüriyi etkilemeye çalışmış. Birkaç kişi gerçekten güzel ve içten hikâyeler anlatmış ama jürinin bazı üyeleri paranın cazibesine kapılmış; kurnaz tüccarın lehte davranması için birbirleriyle fısıldaşmışlar.
Keloğlan ise tüm bu olup biteni uzaktan izlemiş. Güçleri maddiyatta değilmiş ama zeki ve içtenmiş. İçinden şöyle demiş: “Eğer insanlar oyunla aldatılıyorsa, ben de doğrulukla karşılık veririm.”
Keloğlan’ın Planı
Şenlik alanında herkes heyecanlıyken Keloğlan, küçük bir fikre tutulmuş: tüccarın oyununu ortaya çıkaracak, ama kimse aşağılanmasın diye bunu zarifçe yapacakmış. Ödül törenine gelmeden önce Keloğlan, kazanacağını iddia eden tüccardan iki küçük parça kağıt istemiş. “Bunlar hikâye notları mı?” diye sorduklarında Keloğlan gülümsemiş: “Sizinkilerle biraz oynayıp gerçekle hayali ayırmak için.”
Sahnede tüccarın anlattığı hikâye yine duygusalmış ama Keloğlan, ilk kağıdı uzatıp demiş ki: “Bu hikâyede geçen çocuk, sizin anlatıp durduğunuz çocuğun adıyla aynı. Peki siz sahneye çıkmadan önce bu ismi söylediğinizde herkes şaşırmadı mı?” Jüri ve dinleyiciler birbirine bakmış.
Keloğlan ikinci kağıdı açınca içinden bir not düşmüş: “Hikâyeyi beğendigim için küçük bir ödül eklemeyi düşündüm” yazısıymış. Keloğlan sakince devam etmiş: “İyi hikâyeler ödül ister, ama ödülün kimden geldiğini söylemeyi unuttuk mu? Eğer hikâyeniz doğruysa, neden ödül vermeden önce sizi öven sözler duyduk?”
Oyunu Bozmak ve Gerçeği Ortaya Çıkarmak
Keloğlan sözünü bitirince kalabalıktan biri itiraz etmiş: “Bu yeterli mi?” Keloğlan başını sallamış: “Sadece dürüst olmanın yeterli olduğunu söylemiyorum. Söz ile davranış aynı olmalı. Eğer hikâyeniz kalp ile anlatıldıysa, önümüzdeki herkes bunu hisseder. Ama eğer oyun için anlatıldıysa, gözleriniz yalan söyler.”
Jüri kararsız kalmış, bazıları utanmış. Tüccar ise köşeye sıkıştığını hissetmiş ama Keloğlan ona kızmamış; tersine bir öneri sunmuş: “Senin anlattığın hikâye herkesin kalbini çaldıysa, gel örtüyü gerçekten ihtiyacı olana verelim. Yok, bunu insanları etkilemek için yaptıysan, o zaman örtüyü aramızdaki yaşlı komşuya verelim; o hem daha muhtaç hem de bu şenliğe anlam katar.”
Tüccar bir an duraksamış ama yüzünde bir yumuşama belirmiş. Gerçekten de yaptığı şey biraz utanılacak gibiydi. Nihayetinde örtü, sahnenin kenarında oturan yaşlı bir kadına verilmiş. Kalabalık alkışlamış, tüccar da utanmış ama dersini almış gibi görünmüş.
Sonuç ve Ders
Keloğlan öne çıkıp kimseyi küçük düşürmeden gerçeği göstermiş. Ali Cengiz oyunlarının kısa vadede işe yaradığını ama sonunda dürüstlüğün ve samimiyetin kazandığını anlatmış. İnsanlar yalnızca mizah için değil, empati ve adalet için de alkışlamayı öğrenmiş.
- Ders: Zeka, kibirle değil nezaketle kullanılmalı.
- Ders: Gerçek duygular, sahte gösterişi er ya da geç ortaya çıkarır.
- Ders: Başkalarını alt etmek yerine onlara yardımcı olmak daha değerlidir.
O günden sonra köyde Ali Cengiz oyunları anılınca Keloğlan’ın tebessümü akla gelmiş; çünkü o, hileyi hileyle değil, doğrulukla bozmanın mümkün olduğunu herkese göstermiş.





Padişahın kızıni neden almadı veya Cankız ile nasıl tanıştı bu biraz hemen kısa kesilmiş gibi geldi bana