Dinozor Masalları

Sazlık Vadisinde Ritmini Arayan Zuzu

Sazlık Vadisi’nde sabahları güneşten önce bir şarkı uyanırdı. Uzun kamışlar rüzgârla sallanır, yuvarlak taşlar birbirine hafifçe dokunur, göl kıyısındaki kurbağalar da bu ezgiye neşeli sesleriyle katılırdı. Vadide yaşayan dinozorlar, yılın ilk sıcak gününde büyük bir ritim şenliği düzenlerdi.

Bu şenliğin en meraklı konuğu, genç bir Parasaurolophus olan Zuzu’ydu. Zuzu’nun başındaki uzun ibik, uzak sesleri duymasına yardım ederdi. O sabah erkenden uyanıp vadinin ortasındaki düz kayaya çıktığında bir tuhaflık fark etti. Kamışlar sallanıyor, taşlar tıkırdıyor, kurbağalar vıraklıyordu ama bütün sesler birbirine karışıyordu. Şarkının neşeli ritmi yok olmuştu.

“Ritmi bulamazsak şenlik başlayamaz,” dedi Zuzu. “Herkes aynı anda konuşuyor ama kimse birbirini duymuyor.”

İlk olarak Triceratops arkadaşı Bibi’ye gitti. Bibi, üç boynuzunun arasında taşıdığı geniş yaprağı davul gibi kullanıyordu. Yaprağa güçlü güçlü vurdu ve vadide gürültülü yankılar oluştu. Ardından Stegosaurus Toma, sırtındaki plakaları birbirine sürterek kendi ritmini denedi. Neşeli Gallimimus kardeşler ise ayaklarını hızlı hızlı yere vurdu.

Fakat her deneme, şarkıyı düzeltmek yerine daha da karıştırdı. Kimi dinozorlar daha yüksek ses çıkarırsa kazanacağını sanıyordu. Zuzu, arkadaşlarının arasında dolaşıp bir süre hiçbir şey söylemeden onları dinledi. O sırada ibikleri, vadinin alışılmadık seslerini ayırt etmeye başladı: Sazların diplerinden gelen düzenli bir şıpırtı, taşların altından yükselen derin bir uğultu ve gölün kıyısında aralıklarla duyulan minik tıkırtılar.

“Belki de ritim kaybolmadı,” dedi Zuzu. “Belki biz onu kendi seslerimizin altında bıraktık.”

Vadinin Üç Sesi

Zuzu, arkadaşlarından seslerini bir süre susturmalarını istedi. Dinozorlar şaşkınlıkla birbirlerine baktı ama sonunda sessizce beklediler. Önce sazlıkların sesi duyuldu. Sazlar, rüzgâr estikçe şşş, şşş diye nefes alıyordu. Sonra taşların altındaki suyun sesi geldi: pıt, pıt, pıt. En son göl kıyısındaki minik tıkırtılar işitildi. Bunlar, kabuklarını birbirine değdiren küçük su kaplumbağalarıydı.

Bibi, “Bu sesler birbirinden çok farklı,” dedi.

“Evet,” diye karşılık verdi Zuzu. “İyi bir şarkı, bütün seslerin aynı olmasıyla değil, doğru zamanda buluşmasıyla oluşur.”

Önce sazların nefesini beklediler. Rüzgâr kamışları eğdiğinde Toma sırt plakalarından yumuşak bir tıkırtı çıkardı. Su taşların arasından üç kez aktığında Bibi yaprağına bir kez vurdu. Kaplumbağalar kıyıda kabuklarını birbirine değdirdiğinde Gallimimus kardeşler iki küçük adım attı. Zuzu ise ibiklerinden yuvarlanan, alçak ve sıcak bir sesle bütün bölümleri birbirine bağladı.

İlk denemede zamanlama şaştı. Bibi erken vurdu, Toma iki kez fazla tıkırdadı. Gallimimus kardeşlerden biri heyecanlanıp suya sıçradı. Herkes gülüştü. Sonra yeniden başladılar. Bu kez hiç kimse en yüksek sesi çıkarmaya çalışmadı. Her dinozor, kendisinden önce gelen sesi dinledi ve sırasını bekledi.

Güneş, sazların üzerine altın renkli bir ışık bıraktığında vadide yepyeni bir ezgi yükseldi. Su, taş, yaprak, kabuk, ayak ve ibik sesleri birbirine karışmadan aynı şarkının parçaları oldu. Şarkı eskisinden farklıydı; daha yavaş, daha canlı ve daha derindi. Vadinin dışındaki dinozorlar bile bu ezgiyi duyup şenliğe katılmak için geldiler.

Şenlik başladığında Bibi, ritmi yönetmesi için Zuzu’ya parlak bir tohum kabuğundan yapılmış küçük bir düdük verdi. Zuzu düdüğü boynuna astı ama çalmadı. Çünkü o gün öğrendiği şeyi unutmak istemiyordu: Bir ritmi yönetmek, herkese susmasını söylemek değil, her sesin değerini fark etmekti.

O günden sonra Sazlık Vadisi’nde her şarkıdan önce kısa bir sessizlik oldu. Dinozorlar bu sessizlikte birbirlerini dinledi. Ardından vadinin kendi sesi, kimin başlattığı belli olmayan ama herkesin katkısıyla güzelleşen yeni bir ezgiye dönüştü. Zuzu da her sabah kayaya çıkıp gülümseyerek aynı şeyi fısıldadı: “Sesini duyurmanın en güzel yolu, önce başkasının sesine kulak vermektir.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu