3 Yaş Masalları ve Hikayeleri Oku

Pıtırcık Kirpinin Şıpıdık Şemsiyesi

Minik bir ormanın çiçek kokan patikasında Pıtırcık adında küçük bir kirpi yaşardı. Pıtırcık’ın dikenleri yumuşacıktı. Üzerinde kahverengi bir yelek, başında da mavi bir düğme taşıyan sevimli bir şapkası vardı. En sevdiği şey, sabahları evinden çıkıp ormandaki dostlarına günaydın demekti.

Bir sabah gökyüzü gri bulutlarla doldu. Rüzgâr, yaprakları usulca salladı. Sonra pıt, pıt, pıt diye yağmur başladı. Pıtırcık şapkasını başına iyice bastırdı ama yağmur damlaları burnuna ve kulaklarına kondu.

“Bugün de ıslanacağız galiba,” dedi gülümseyerek.

Tam o sırada çalılıkların arasında parlak sarı bir şey gördü. Eğilip baktığında bunun küçük, sarı bir şemsiye olduğunu anladı. Şemsiyenin sapı kıvrımlı, üzerindeki deseni ise beyaz benekliydi.

Pıtırcık şemsiyeyi açtı. Şıp diye açılan şemsiye, rüzgârda hafifçe sallandı.

“Şıpıdık Şemsiye, seninle yağmurda yürümek ne güzel!” dedi.

Önce dere kenarına gitti. Orada Tavşan Tombi, iki havucun yanında üzgün üzgün oturuyordu. Tombi’nin kulakları ıslanmış, havuç sepeti de çamura bulanmıştı.

“Neden saklanmıyorsun?” diye sordu Pıtırcık.

“Küçük kulübeme dönmek istiyorum ama sepetimi taşıyamıyorum,” dedi Tombi.

Pıtırcık şemsiyeyi bir eliyle tuttu, diğer eliyle sepeti kaldırdı. Tombi de yanına sokuldu. İkisi sarı şemsiyenin altında hoplaya zıplaya yürüdüler. Şemsiyenin kenarından birkaç damla düştü ama havuçlar artık güvendeydi.

Biraz ileride Minik Serçe Bibi’yi gördüler. Bibi, ağacın altında titriyordu. Kanatları ıslanmıştı ve yuvasına uçacak kadar hafif hissedemiyordu.

“Sen de bizimle gel,” dedi Pıtırcık.

Şemsiye üç kişiye biraz küçük geldi. Pıtırcık kenara çekildi, Tombi sepetini yere koydu, Bibi de ikisinin arasına girdi. Böylece sarı şemsiyenin altında minicik bir sıcaklık oluştu.

“Birlikte durunca yağmur daha az ıslatıyor,” dedi Bibi.

Yolun sonunda küçük bir gölcük vardı. Gölcüğün üzerinde de yeşil yapraklardan yapılmış bir kayık yüzüyordu. Kayığın içinde Kurbağa Mırmır oturmuş, yüzünü buruşturuyordu.

“Kayığımın küreği düştü,” diye yakındı. “Onu bulamazsam eve dönemem.”

Pıtırcık yere baktı. Çamurun içinde incecik bir dal gördü. Dala uzandı, fakat dikenleri çamura girdi. Tombi uzun havuç yaprağıyla dalı kendine doğru çekti. Bibi de gagasıyla yaprağı tuttu. Üç arkadaş birlikte çalışınca dal hemen çıktı.

“Bu dal güzel bir kürek olur,” dedi Mırmır. “Teşekkür ederim!”

Kurbağa kayığıyla gölcüğü geçti. Pıtırcık, Tombi ve Bibi de yağmur altında yürümeye devam etti. Derken rüzgâr güçlendi. Şıpıdık Şemsiye bir sağa, bir sola eğildi. Pıtırcık sapını sıkıca tuttu.

“Korkma küçük şemsiye,” dedi. “Dostlarımız yanımızda.”

O sırada Tombi şemsiyenin bir ucunu tuttu. Bibi de gagasıyla üstündeki küçük düğmeyi kavradı. Üç arkadaş birlikte şemsiyeyi dengede tuttu. Rüzgâr biraz sonra yorulup sakinleşti.

Yağmur dinince bulutların arasından güneş göründü. Islak yapraklar parladı. Ormandaki bütün dostlar, Pıtırcık’ın evinin önünde toplandı. Tombi havuçlardan küçük bir tabak hazırladı. Bibi neşeli bir şarkı söyledi. Mırmır da yaprak kayığıyla su taşıyıp bahçedeki çiçekleri suladı.

Pıtırcık sarı şemsiyeye baktı. Şemsiyenin bir kenarı biraz kıvrılmıştı ama hâlâ ışıl ışıldı.

“Bu şemsiye artık hepimizin,” dedi.

O günden sonra ormanda yağmur yağdığında kimse üzülmedi. Birinin ayağı çamura batsa öteki elinden tuttu. Birinin yuvası ıslansa herkes yardım etti. Pıtırcık ise Şıpıdık Şemsiyeyi kapısının yanına astı.

Çünkü küçük bir şemsiyenin altında yalnızca başlar değil, güzel dostluklar da korunurdu.

Masalın Küçük Dersi

Paylaşınca iyilik büyür, birlikte çalışınca zor işler kolaylaşır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu