2. Sınıf Hikayeleri

Perdesi Kaybolan Gezgin Tiyatronun Günü

Güneş, okulun bahçesindeki taşların üzerine altın renkli çizgiler bırakıyordu. İpek, teneffüste arkadaşlarıyla ip atlamak için dışarı çıktığında sokağın başında tuhaf bir araba gördü. Arabanın dört yanında rengârenk resimler, tepesinde de küçük bir bayrak vardı. Bayrağın üzerinde gülen bir tiyatro maskesi bulunuyordu.

Arabanın sahibi, uzun çizgili çoraplar giymiş neşeli bir kadındı. Kadının adı Bayan Lale’ydi. Gezgin tiyatrosuyla köy köy dolaşıyor, çocuklara eğlenceli oyunlar gösteriyordu.

“Bu akşam meydanda büyük bir gösterimiz var,” dedi Bayan Lale. “Fakat önemli bir sorunumuz çıktı. Tiyatromuzun güzel perdesi kayboldu!”

İpek ve arkadaşları şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Perde, oyunun başlamasını haber veren, üzerinde yıldızlar ve aylar bulunan kocaman mor bir kumaştı. Olmadan oyuncular sahneye çıkamıyordu. Üstelik akşam gösterisine yalnızca birkaç saat kalmıştı.

“Belki rüzgâr onu dere kenarına sürüklemiştir,” dedi Aras.

“Ya da pazar yerindeki kutuların arasına saklanmıştır,” diye ekledi Mina.

Bayan Lale, çocuklara eski bir harita uzattı. Haritada meydan, okul, değirmen ve çiçekçi dükkânı işaretliydi. Ancak perdeyi en son nerede gördüğünü hatırlayamıyordu.

Çocuklar küçük gruplara ayrıldı. İpek ile Mina okulun arka bahçesine, Aras ve arkadaşları pazar yerine, Bayan Lale ise değirmenin yanına gitti. Herkes çevresine dikkatle bakıyordu.

İpek, okulun arkasındaki çalılıkların yanında mor bir iplik buldu. İpliğin ucunda gümüş renkli bir parıltı vardı. Onu takip edince ipliklerin, çitin üzerindeki eski bir çamaşır sepetine dolandığını gördü. Sepet boştu ama altında küçük bir kâğıt duruyordu.

Kâğıtta şöyle yazıyordu: “Perdeyi arayan, önce sesleri dinlesin.”

“Sesleri mi?” diye düşündü İpek. Gözlerini kapattı. Uzakta suyun şırıltısını, yakında yaprakların hışırtısını ve meydandan gelen tahta tekerlek gıcırtısını duydu. En güçlü ses, çiçekçi dükkânının arkasından geliyordu.

İpek, Mina’yı çağırarak oraya koştu. Aras ve diğerleri de pazar yerinden dönmüş, onlara katılmıştı. Çiçekçi dükkânının arkasında, büyük saksıların arasında mor kumaştan bir parça gördüler. Fakat bu, perdenin yalnızca köşesiydi. Perdenin geri kalanı, dükkânın çatısındaki yağmur oluğuna takılmıştı.

“Onu çekersek yırtılabilir,” dedi Mina.

Çocuklar hemen bir plan yaptı. Aras, dükkân sahibinden sağlam bir merdiven istedi. Mina, yere düşen kumaşı tutmak için büyük bir sepet getirdi. İpek de Bayan Lale’ye haber verdi. Birlikte, yavaş ve dikkatli hareket ettiler. Önce kumaşın takıldığı dalı gevşettiler, sonra oluğun kenarındaki düğümü çözdüler. Perde sonunda aşağıya süzüldü.

Ama perdeye bakınca herkesin yüzü asıldı. Kumaşın ortasında kocaman bir yırtık vardı.

“Gösteri artık olmayacak mı?” diye sordu Aras.

Bayan Lale bir süre düşündü. Sonra gülümsedi. “İyi bir hikâyede her sorun, yeni bir fikrin kapısını açar,” dedi.

Çocuklar okula koşup renkli kâğıtlar, yün ipler, kurdeleler ve boyalar getirdiler. Kimi yırtığın çevresine yıldızlar çizdi, kimi kurdelelerden çiçekler yaptı. İpek, yırtık bölümün üzerine büyük bir güneş resmi yapmayı önerdi. Böylece perde, eskisinden daha canlı bir görünüme kavuştu.

Akşam olduğunda meydan insanlarla doldu. Perde açılınca herkes şaşkınlıkla alkışladı. Gösteride, kaybolan bir kuşun evini bulmasına yardım eden üç arkadaş anlatılıyordu. Oyuncular her sahne değişiminde çocukların yaptığı renkli süsleri kullanıyordu.

Oyun bitince Bayan Lale, İpek ve arkadaşlarını sahneye çağırdı.

“Bugünkü gösterinin en güzel kısmı,” dedi, “birlikte düşündüğünüz, sabırla çalıştığınız ve kusuru güzelliğe dönüştürdüğünüz bölümdü.”

İpek, mor perdenin üzerindeki güneşe baktı. Güneşin ortasına küçük bir not iliştirilmişti: “Bir elin bulduğu, birçok elin güzelleştirdiği şey unutulmaz olur.”

O günden sonra kasabadaki çocuklar her hafta meydanda küçük oyunlar hazırladı. Kimi dekor yaptı, kimi öykü yazdı, kimi de seyircilere yer gösterdi. Gezgin tiyatro başka kasabalara gitse de mor perde, çocukların yaptığı güneş resmiyle birlikte uzun süre sahnenin en sevilen süsü olarak kaldı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu