Dinozor Masalları

Fosforlu Yaprakların Gece Bahçesi

Uçsuz çiçek denizlerinin, ılık taş tepelerin ve şırıl şırıl akan derelerin bulunduğu Yeşilpençe Vadisi’nde birbirinden sevimli dinozorlar yaşardı. Vadinin en sakin sakini, sırtında yuvarlak kemik plakaları bulunan Ankylosaurus Pati’ydi. Pati hızlı koşamazdı ama çok sabırlıydı. Üstelik toprağın kokusundan hangi bitkinin susadığını anlayabilirdi.

Bir sabah Pati, vadinin kuzeyindeki eğrelti otlarının eskisi kadar canlı olmadığını fark etti. Dere de incecik akıyordu. Oysa üç gün sonra, her yıl düzenlenen Gece Bahçesi Şenliği yapılacaktı. Bu şenlikte dinozorlar, yalnızca karanlık çökünce parlayan fosforlu yaprakları bir araya getirir, yıldızların altında dans ederdi. Yapraklar susuz kalırsa şenlik de gerçekleşemeyecekti.

Pati, arkadaşlarını toplantıya çağırdı. Uzun boyunlu Diplodocus Lila, başını ağaçların arasından uzatıp, Belki de dere başka bir yola dönmüştür dedi. Üç boynuzlu Triceratops Mino, güçlü ayaklarıyla toprağı yokladı. Küçük Velociraptor Zıpır ise çevredeki izleri incelemek için hemen çalıların arasına daldı. Renkli tüyleri olan Parasaurolophus Nara da uzaktan yankılanan sesleri dinledi.

Kuruyan Derenin Sırrı

Zıpır kısa süre sonra geri döndü. Vadinin yukarısında, eski taş köprünün önünde birikmiş dallar ve çamur gördüğünü söyledi. Büyük bir yağmurdan sonra dallar su yolunu kapatmıştı. Ancak yığının arkasında yalnızca dereyi değil, küçük bir kaplumbağa ailesinin yuvasını da koruyan gevşek taşlar vardı. Herhangi bir şeyi dikkatsizce çekmek, yuvalarına zarar verebilirdi.

Dinozorlar bir an sessiz kaldı. Mino, boynuzlarıyla taşları itebileceğini söyledi. Lila, dalları yukarı kaldırabileceğini düşündü. Fakat Pati, Gücümüzü kullanmadan önce neyi koruduğumuzu anlamalıyız diyerek herkesi durdurdu. Hep birlikte yuvanın çevresine baktılar. Küçük kaplumbağalar taşların arasından başlarını çıkarıyor, korkuyla suya bakıyordu.

Nara, uzaklardan gelen ince bir tıkırtı duydu. Derenin kıyısında unutulmuş, içi boş bir bambu gövdesi buldular. Nara onunla yuvanın arkasından hafifçe ses verdi. Kaplumbağa annesi, güvenli bir geçit olduğunu anlayınca yavrularını yavaşça kuru kayanın üzerine taşıdı. Böylece dinozorlar artık su yolunu rahatça açabilirdi.

Birlikte Akan Su

İş bölümü yaptılar. Lila, uzun boynuyla yüksek dalları kaldırdı. Mino, küçük taşları dikkatle yana itti. Zıpır, çamurun altındaki ince kökleri koparmadan gevşetti. Pati ise kuyruğundaki güçlü kemik topuzu toprağa bastırarak suyun akacağı yeni bir kanal açtı. Nara da neşeli ezgiler söyleyip herkese ritim verdi.

Çalışırken beklenmedik bir sorun çıktı. Kanalın önünde, yuvarlak ve ağır bir kaya vardı. Kaya, suyun önünü tamamen kapatıyordu. Mino onu tek başına itmeye çalıştı, fakat kaya yalnızca biraz sallandı. Pati, kayanın çevresindeki toprağın yumuşak olduğunu fark etti. Zıpır hemen küçük çukurlar açtı, Lila dalları kaldıraç gibi yerleştirdi. Sonra herkes aynı anda, kendi gücü yettiği kadar itti.

Önce kaya kımıldamadı. Ardından çıtırdayan bir ses duyuldu ve kaya yavaşça yana yuvarlandı. İncecik bir su çizgisi kanala doldu, sonra hızlanarak eğrelti otlarına doğru ilerledi. Susamış kökler suyu içine çekti. Birkaç saat içinde yapraklar yeniden dikleşti; fosforlu damarları akşamın ilk ışıkları gibi parlamaya başladı.

Gece Bahçesinde Yeni Bir Gelenek

Şenlik gecesi geldiğinde vadinin her köşesi yeşil, mavi ve altın renkli yapraklarla aydınlandı. Dinozorlar şaşkınlıkla bahçeye bakarken, kaplumbağa ailesi de güvenli yuvasından çıkıp kıyıda onları izledi. Pati, en parlak yapraklardan birini kaplumbağa yavrularının yanına bıraktı. Böylece herkes, şenliğin yalnızca eğlenmek değil, birlikte yaşadıkları yeri korumak olduğunu hatırladı.

Nara şarkısını söyledi, Lila dalların arasında zarifçe döndü, Mino ayaklarıyla yumuşak bir ritim tuttu. Zıpır ise kayanın yanına küçük bir tabela yerleştirdi: Önce dinle, sonra yardım et. Pati, dans etmeyi pek beceremese de arkadaşlarının neşesine katıldı. Kuyruğunu her sallayışında fosforlu yapraklar havaya yükseliyor, gökyüzündeki yıldızlarla yarışıyordu.

O günden sonra Yeşilpençe Vadisi’nde her şenlikten önce bütün canlılar su yollarını, yuvaları ve bitkileri birlikte kontrol etti. Pati’nin sabrı, arkadaşlarının becerileriyle birleşince vadi daha da güzelleşti. Çünkü en parlak ışığın, tek bir yapraktan değil, birbirine yardım eden pek çok dosttan doğduğunu herkes öğrenmişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu