Destanlar

Yedi Yankının Uyandırdığı Dağ

Uzak zamanlarda, gökyüzünün yere daha yakın göründüğü geniş bir vadide Gökçınar adında bir oba yaşardı. Obanın ortasında, dalları bulutlara değen yaşlı bir çınar bulunurdu. Her bahar, çınarın altında büyük bir şenlik yapılır; davullar çalınır, kopuzlar söyler, dağlar da bu neşeye yedi ayrı yankıyla karşılık verirdi.

Ne var ki o yıl şenlik günü geldiğinde hiçbir dağ ses vermedi. Davullar gümbürdedi, türküler yükseldi, çocuklar hep birlikte alkışladı; fakat vadinin çevresinde yalnızca uzun bir sessizlik dolaştı.

Obanın en genç davulcusu Aras, küçük davulunu omzuna alıp yaşlı bilge Suna Ana’ya gitti. Suna Ana, çınarın gövdesindeki gümüş çizgilere bakarak, “Yedi yankı kaybolmadı,” dedi. “Onları saklayan Dağların Bekçisi, insanların birbirini dinlemeyi unuttuğunu düşünüyor. Yankıları geri getirmek için yedi sınavı geçmelisin. Her yankı, bir iyiliğin sesidir.”

Aras korksa da yola çıktı. İlk olarak, taşların arasından incecik bir ses gelen Kuru Dere’ye ulaştı. Dere yatağında susuz kalmış bir turna yavrusu gördü. Aras, kendi matarasında kalan suyu yavruya verdi. O anda kayaların arasından berrak bir çınlama yükseldi. Birinci yankı, şefkatin sesi, davulunun içine yerleşti.

İkinci yankıyı bulmak için rüzgârın savurduğu sarı yaprakları izledi. Yapraklar onu, yuvası yıkılmış bir arı ailesine götürdü. Aras dalları bir araya getirip arılara yeni bir yuva hazırladı. Arılar vızıldayınca gökyüzünde altın bir ses dolaştı. Bu, emeğin yankısıydı.

Üçüncü vadide, iki kardeş aynı parlak taşı istiyordu. Biri taşı önce bulduğunu, diğeri ise daha çok ihtiyacı olduğunu söylüyordu. Aras taşı ortadan bölmeye çalışmadı. Taşı güneşe tuttuğunda üzerinde iki küçük yıldız gördü. “Bu taş, birlikte bakınca daha güzel,” dedi. Kardeşler taşı sırayla taşımaya karar verdi. Dağ, derin bir uğultuyla karşılık verdi. Üçüncü yankı, paylaşmanın sesi, yola katıldı.

Dördüncü sınavda Aras, sislerle kaplı bir geçide girdi. Sis ona birbirinden farklı yollar gösteriyor, her yol doğruymuş gibi görünüyordu. Aras gözlerini kapatıp kendi kalbinin ritmini dinledi. Davulunun düzenli vuruşlarını izleyerek ilerledi ve geçitten çıktı. Dördüncü yankı, sezginin sesi, davulun kenarına gümüş bir çizgi çizdi.

Beşinci tepede yaşlı bir kartal, kanadındaki diken yüzünden uçamıyordu. Aras dikenleri dikkatle çıkardı, sonra kartala biraz dinlenmesi için yuvasının yanında bekledi. Kartal gökyüzüne yükselirken güçlü kanat sesleri duyuldu. Beşinci yankı, sabırla büyüyen güvenin sesi, Aras’ın yolunu aydınlattı.

Altıncı yankı, karanlık bir mağaranın içindeydi. Aras mağaranın sonunda ağlayan küçük bir oğlan çocuğu buldu. Çocuk, yolunu kaybetmişti. Aras kendi korkusunu saklamadı; “Ben de korkuyorum, ama birlikte daha kolay ilerleriz,” dedi. İkisi el ele verip davulun hafif ışığıyla dışarı çıktılar. Mağara, sıcak bir melodiyle çınladı. Altıncı yankı, cesaretin değil, cesareti paylaşmanın sesi oldu.

Son yankıyı bulmak için Aras, bulutların arasındaki en yüksek kayaya tırmandı. Orada Dağların Bekçisi’ni gördü. Bekçi, taşlardan yapılmış kocaman bir varlıktı; yüzünde kızgınlıktan çok hüzün vardı.

“İnsanlar birbirini dinlemezse şarkılar yalnızca gürültüye dönüşür,” dedi Bekçi. “Sen yedi yankıyı buldun, ama sonuncusu sana bağlı değil.”

Aras başını eğdi. “O zaman son yankıyı bulmak yerine, obama dönüp dinlemeyi öğreteceğim,” diye karşılık verdi.

Bekçi ilk kez gülümsedi. “İşte yedinci ses budur: anlamaya gönül vermek.”

Aras obaya döndüğünde şenlik alanında herkes yüksek sesle konuşuyor, kimse diğerini duymuyordu. Aras davulunu çalmadı. Önce çocukların, sonra büyüklerin, sonra da yaşlıların ne söylemek istediğini dinledi. Herkes susunca Aras tek bir vuruş yaptı.

Dağlar birer birer cevap verdi. Yedi yankı birleşti; vadiyi saran öyle güzel bir ezgi doğdu ki kuşlar havada daireler çizdi, çınarın dalları ışıkla doldu. O günden sonra Gökçınar’da her şenlik, önce sessizlikle başlardı. Çünkü oba halkı, en büyük destanların bazen güçlü bir sesle değil, dikkatle dinleyen bir kalple yazıldığını öğrenmişti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu