3 Yaş Masalları ve Hikayeleri OkuMasallar

Şarkı Söylemek İsteyen Su Aygırı Masalı

Masal Başlıyor

Bir göl kenarında büyük, yuvarlak bir canlı yaşardı. Gövdesi ağır, yürüyüşü sakindi. Suyu çok severdi. Her sabah suyun içinde güneşle uyandı. Ama onun bir sırrı vardı: İçinden şarkı söylemek gelirdi.

Her sabah kuşlar cıvıldarken, rüzgâr yaprakları hışırdattığında, o da şarkı söylemek isterdi. Ama sesi beklediği gibi çıkmazdı. Derin, kocaman bir ses çıkarırdı. Bu ses, bazen su kabarcıklarıyla karışırdı. “Buuuu—” gibi derin bir uğultu gelirdi.

İlk Denemeler

Bir gün cesaretini topladı. Göldeki taşın üstüne oturdu. Kuşlar, kurbağalar ve balıklar etrafında toplandı. O derin nefesini aldı ve mırıldanmaya başladı. İlk sesi duyunca kendi de şaşırdı. Kuşlar kanat çırptı. Kurbağalar kıkırdadı. Balıklar suyun içinde küçük zıplamalar yaptı.

“Ben şarkı söylemek istiyorum,” dedi kendi kendine. “Ama sesim böyle. Ne yapmalıyım?”

Dostların Yardımı

Komşuları onu dinledi. Küçük bir serçe yanına kondu ve neşeyle öttü. “Melodi öğrenmek için notalar var, birlikte deneyelim,” dedi. Kurbağa da çatlak sesiyle ritim tuttu: “Kur-rak, kur-rak.” Kaplumbağa ağır adımlarla tempo tuttu. Her biri kendi sesiyle ona yardım etti.

Onlar birlikte küçük oyunlar buldular. Önce nefes egzersizleri yaptılar. “Derin nefes al, sonra yavaşça ver,” dediler. Sonra kısa kısa mırıldanmalar yaptılar. “Mmm-mmm, la-la, ti-ti,” diye tekrar ettiler. Her gün biraz daha kolay gelmeye başladı.

Alışma Zamanı

Haftalar geçti. O, suda yüzüp nefesini düzenlemeyi öğrendi. Sesi hala derindi ama artık daha kontrollüydü. Kendi sevdiklerini duydukça mutlu oldu. Onun şarkısı, gölün kıyısında akşam güneşiyle birlikte değişiyordu. Geceleri su yüzeyinde yankılanıyor, dalgalarla dans ediyordu.

Bir akşam yıldızlar parlarken, küçük bir davet verildi. Tüm hayvanlar toplandı. Kedi pencerede, tilki çalılıklarda, kelebekler ise çiçeklerin üstünde duruyordu. Herkes O’nun şarkısını duymak istiyordu.

Heyecan ve Cesaret

Sahneye çıktığında biraz titredi. Kalbi hızlı atıyordu. Gözleri parlayan dostlarına takıldı. “Eğer hata yaparsam ne olacak?” diye düşündü. Arkadaşları ona gülümsedi. Serçe hafifçe ötüp cesaret verdi. Kurbağa ritmi tuttu. Kaplumbağa başını salladı. O, derin bir nefes aldı ve şarkıya başladı.

İlk notalar derindi. Sonra ortası yumuşadı. Bitirirken birden su kabarcıkları hafifçe pıt pıtladı. Herkes sustu, sonra alkışlar gibi su damlacıkları kıyıya vurdu. Hep birlikte güldüler, sevinçle şarkıyı tekrar ettiler.

Öğrendikleri

  • Herkesin sesi farklıdır.
  • Farklılıklar birlikte güzel olur.
  • Pratik yapmak cesaret verir.
  • Dostların desteği güçlendirir.

O, artık şarkı söylemeyi yalnızca kendini göstermek için değil, paylaşmak için seviyordu. Sesinin derinliği bir özelliğiydi. Kuşların tiz şakımasıyla, kurbağaların ritmiyle, rüzgârın esintisiyle bütünleşince ortaya yeni bir melodi çıktı.

Gece Konseri

Her akşam küçük bir konser başlattılar. Kimi zaman sadece bir düet, kimi zaman tüm göl korosu bir araya geliyordu. Onun sesi başlangıç zili gibiydi. Diğerleri arkasından katılıyor, göl ışıl ışıl bir melodiye dönüşüyordu. Dinleyen herkes huzurla uykuya dalardı.

Artık o, şarkı söylemekten korkmuyordu. Çünkü öğrendi ki önemli olan güzel ya da kötü ses yapmak değil, yüreğini açıp paylaşmaktı. Herkesin içinde bir şarkı vardı ve birlikte söyleyince her şarkı kıymetliydi.

Göldeki küçük konserler uzun süre sürdü. Her gece yeni bir melodi doğdu. Ve her gece, gölün kıyısında yumuşak bir uğultu, hafif cıvıltılar ve tatlı bir huzur kaldı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu