Boşboğaz Tilki Masalı

Ormanda Bir Sabah
Güneş yeni doğarken ormanda küçük adımlar duyuldu. Tilki, uzun kuyruğunu sallayarak çalılıklardan çıktı. Konuşmayı çok seven bir tilkiydi; herkese hemen hikâyesini anlatmak isterdi.
İlk olarak keçinin yanına gitti. “Benim yeni bir fikrim var,” dedi tilki. “Biliyor musun, senin için en lezzetli çayı hangi yapraktan yapmak gerektiğini buldum!”
Keçi başını salladı. “Gerçekten çok merak ettim, söyle bakalım,” dedi. Tilki uzun uzun anlattı; uçmuş kuşlardan, rüzgârın taşıdığı kokulardan, küçük bir dere kenarında bulduğu yapraktan söz etti. Keçi dinledi ama yaprakları alıp denemek için henüz gitmedi.
Sonra tavşanın yanına gitti. “Tavşacık, saklambaçta en iyi saklanma yerini buldum! Gel, sana göstereyim.”
Tavşan kulaklarını dikti. “Biraz dinlemek istiyorum,” dedi. “Ama önce nereye gideceğiz?” Tilki hemen bir harita çizer gibi anlatmaya başladı. Tavşan arada bir soru sordu; tilki de her soruya hızla cevap verdi.
Gün ilerledikçe tilkinin sesi ormanda bir melodi gibi yayıldı. Ağaçların yaprakları, kuşların tüyleri, böceklerin kanatları… Herkes tilkinin anlattığına bir parça gülümsedi ama bazen dinlemek ister oldular.
Bir Ağacın Gölgesinde
Öğle olduğunda tilki büyük bir ağacın gölgesine uzandı. Yanına yaşlı bir kirpi yaklaştı. Kirpi, sakin ve ağır konuşmayı seven bir dosttu.
“Bugün çok konuştun,” dedi kirpi nazikçe. “Bir de dinlesen neler öğrenirsin, merak ettim.”
Tilki küçük bir şaşkınlıkla kirpinin yüzüne baktı. “Neden dinlemeliyim? Ben konuşunca herkes gülüyor, yeni şeyler öğreniyor gibi oluyorlar,” dedi.
Kirpi gülümsedi. “Konuşmak güzel, ama dinlemek de öyledir. Dinleyince karşındakinin hislerini, korkularını ve sevincini anlarsın. Belki de bir arkadaşının yardıma ihtiyacı vardır ama o söylemek istemiyordur.”
Tilki bir an durdu. Kirpinin sözleri tilkinin kafasında döndü durdu; rüzgârın sesiyle bir şarkı gibi karıştı. “Peki ama dinlemek nasıl olacak?” diye sordu tilki.
Kirpi iki parmağını kullanarak örnek yaptı: önce gözleriyle bak, sonra dikkatle kulak ver, sonra bir kez düşün, sonra konuş. “Hepsi birlikte iyi olur,” dedi kirpi.
Deneme Zamanı
Akşamüstü tilki tekrar arkadaşlarının yanına gitti. Bu kez onlara bir oyun önerdi: “Sıra sende konuşmayacaksın, sadece dinleyeceksin; sonra ne anladığını söyleyeceksin.”
Keçi başladı: “Bugün ağacın tepesinde tek bir elma gördüm. Çok merak ettim nasıl oldu da oraya çıktı?” Tilki önce dinledi, sonra gözlerini kapattı, sonra sordu: “Sen elmanın nasıl oraya geldiğini merak ettin; peki seni en çok ne düşündürdü?”
Tavşan anlattı: “Ben saklambaç oynarken en güzel yerleri buldum; ama bazen yalnız kalıyorum ve paylaşmak istiyorum.” Tilki bu kez daha dikkatli dinledi. Sonra kirpi söz aldı ve herkesin ne söylediğini birer birer tekrar etti. Arkadaşlar, tilkinin onları anladığını görünce çok sevindiler.
Yeni Bir Alışkanlık
O günden sonra tilki hem konuştu hem dinledi. Hâlâ anlatmayı severdi ama artık önce düşünür, sonra söylerdi. Arkadaşları da tilkiyi daha çok sever oldu; çünkü tilki artık onların hislerini duymayı öğrenmişti.
Masaldan Öğrendiklerimiz
- Konuşmak güzeldir; ama dinlemek de en az onun kadar önemlidir.
- Birini gerçekten dinlediğinde onu daha iyi anlarsın ve daha iyi arkadaş olursun.
- Düşünmeden konuşmamak, başkalarını üzmemek için iyidir.
Gece olunca ormanda sessizlik oldu. Tilki kuyruğunu sarıp uyurken, rüzgâr hafifçe fısıldadı: “Dinlemek, konuşmanın en güzel arkadaşıdır.” Tilki bu sözü kulağına küpe yaptı ve ertesi sabah yine hem konuştu hem dinledi.




