Peri Masalları

Ay Işığını Katlayan Minik Terzi

Gümüşyaprak Ormanı’nın en yüksek dalında, yalnızca perilerin görebildiği küçücük bir terzi dükkânı vardı. Bu dükkânda Sedefçik yaşardı. Sedefçik’in iğnesi bir çiy damlasından, yüksüğü fındık kabuğundan, iplikleri ise örümcek ağından yapılmıştı. Fakat onun en özel yeteneği, yırtılan ışıkları dikmekti. Bir yıldızın parıltısı azalınca, ateş böceğinin feneri sönünce ya da gökkuşağının bir rengi incelince herkes Sedefçik’in kapısını çalardı.

Bir akşam, gökyüzü her zamankinden daha karanlık göründü. Ay, yuvarlak yüzünde solgun bir lekeyle ormanın üzerine yükseldi. Ağaçların gölgeleri uzadı, çiçekler gece kokularını açmaya çekindi. Periler, ışık meydanında toplanıp endişeyle göğe baktılar.

Yaşlı Başperi, elindeki kristal çanı usulca çaldı. Çandan tek bir ince ses çıktı ve hemen ardından sönüverdi. Ay’ın ışığı eksiliyordu. Eğer sabaha kadar onarılmazsa, gece çiçekleri tomurcuklarını açamayacak, sabah kuşları yollarını bulamayacaktı.

Sedefçik dükkânına koştu. En parlak gümüş ipliğini, en keskin çiy iğnesini ve ışık ölçen minik cetvelini çantasına koydu. Tam yola çıkacakken, rafın arkasında daha önce hiç görmediği bir makara fark etti. İpliği, ay ışığından bile parlaktı.

Başperi ipliği dikkatle inceledi. Bunun eski bir peri kuralına göre saklanan bir iplik olduğunu söyledi: Bu iplik yalnızca tek bir kişinin ışığını büyütmek için kullanılırsa hemen kopar, fakat herkesin yararına dokunursa sonsuza dek parlar.

Sedefçik, Ay’a ulaşmak için Dilek Çiçeği’nin yapraklarından yapılmış kanatlarını açtı. Yanına orman bekçisi Pırıl’ı ve bulutların arasında yön gösteren küçük bir kuzey yıldızını aldı. Üçü, ışıltılı patikadan yukarı doğru ilerledi. Önce şeker pembesi bulutların arasından geçtiler, sonra sessiz yıldızların yanına vardılar.

Ay’ın yanına geldiklerinde Sedefçik, lekenin aslında küçük bir yırtık olduğunu gördü. Ay, geceleri dünyaya ışık gönderirken, ışığının bir kısmı görünmez bir boşluğa akıyordu. Sedefçik iğnesini yırtığın kenarına geçirdi, fakat iplik düğüm atınca hemen çözülüp dağıldı.

Pırıl, kendi fenerindeki ışığı paylaşmayı önerdi. Kuzey yıldızı da biraz parıltısını verdi. Sedefçik, ikisinden gelen ışıkları dikkatle birleştirdi. Yine de yırtık kapanmadı. Çünkü ipliğin yalnızca gökyüzünden değil, aşağıdaki ormandan da ışık beklediğini anladılar.

Sedefçik, Ay’ın yüzünden aşağı baktı. Ormandaki periler, çiçekler ve gece hayvanları karanlıkta bekliyordu. Sedefçik yüksek sesle seslendi: Hepiniz kendi ışığınızdan küçücük bir parça verirseniz, Ay yeniden parlayabilir.

Önce çekingen bir ateş böceği kanadını titreştirip tek bir ışık tanesi gönderdi. Ardından gece çiçekleri, yapraklarının arasındaki kokulu parıltıları göğe bıraktı. Periler, avuçlarında tuttukları neşeyi ışığa dönüştürdü. Hatta yıllardır parlamadığını sanan yaşlı bir taş bile içinden ılık, altın renkli bir ışık çıkardı.

Gökyüzünde binlerce küçük parıltı birleşti. Sedefçik, ay ışığı ipliğini iğnesine geçirerek yırtığı yeniden dikti. Her dikişte bir çiçeğin ışığı, bir perinin iyiliği ve bir hayvanın umudu ipliğe katıldı. Son düğümü attığında Ay’ın yüzü pırıl pırıl oldu.

O anda orman aydınlandı. Gece çiçekleri birer birer açıldı, kuşlar uykularında huzurla kanat çırptı. Kristal çan yeniden çaldı ve sesi bu kez bütün vadide yankılandı. Sedefçik, kullandığı ipin bitmesini beklerken makaranın hâlâ dolu olduğunu gördü. Çünkü paylaşılan ışık azalmamış, çoğalmıştı.

Sabah olduğunda periler Sedefçik’in dükkânının önüne toplandı. Başperi, ona yalnızca ışık diken bir terzi değil, ışığın nasıl çoğaldığını hatırlatan bir dost olduğunu söyledi. O günden sonra Gümüşyaprak Ormanı’nda kimse parıltısını saklamadı. Birinin ışığı azaldığında herkes yanına küçük bir ışık bıraktı. Böylece geceler daha aydınlık, kalpler ise daha sıcak oldu.

Sedefçik de dükkânının kapısına şu cümleyi astı: Paylaşılan ışık, karanlığı değil, yolu büyütür. Bu söz, ormandaki peri masalları arasında dilden dile dolaştı ve her gece Ay’ın yanında usulca parladı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu