Dünya Masalları

Uzak Ülkelerin Renklerini Taşıyan Kervan

Denizlerin birbirine masallar anlattığı uzak bir çağda, yedi tepenin arasına kurulmuş Neşelişehir adında bir kent varmış. Bu şehirde farklı ülkelerden gelen tüccarlar, gezginler ve sanatçılar yaşarmış. Sokaklarda Fas’tan gelen baharatların kokusu, Hindistan’dan uzanan kumaşların renkleri, Norveçli denizcilerin şarkıları ve Afrika’dan getirilen davulların ritmi birbirine karışırmış.

Ne var ki bir gün, şehrin tam ortasında duran Büyük Çeşme susmuş. Çeşme susunca renkli pazarlar solmuş, müzik aletleri sesini kaybetmiş, insanlar da birbirlerinin dilini anlamaz olmuş. Herkes kendi evine kapanmış. Yalnızca on iki yaşındaki Lina, bu sessizliğin bir çözümü olduğuna inanıyormuş.

Lina’nın babaannesi, eski sandığında dünyanın dört yanından kalma küçük kumaş parçaları saklarmış. Her parçanın ayrı bir hikâyesi varmış: Peru dağlarından gelen mor bir şerit, Japonya’dan gönderilmiş narin bir çiçek deseni, Mısır güneşini andıran altın sarısı bir parça ve İrlanda tepeleri gibi yeşil bir kumaş…

Babaannesi Lina’ya, “Renkler yalnızca gözleri değil, kalpleri de konuşturur,” dermiş. “Birbirinden ayrılan renkler soluklaşır; yan yana gelenler ise yeni bir ışık doğurur.”

Lina, sandıktaki kumaşları alıp Büyük Çeşme’nin başına gitti. Orada şehrin yaşlı saatçisi, Faslı baharatçı Meryem, Brezilyalı davulcu Téo ve Moğolistan’dan gelmiş genç atlı Saran bekliyormuş. Her biri çeşmenin yeniden akması için kendi ülkesinden bir şey getirmiş: Meryem tarçın kokulu bir tohum, Téo eski bir ritim, Saran da bozkırlarda söylenen bir ninni.

“Belki de çeşme su değil, anı istiyordur,” dedi Lina.

Önce mor şeridi taş oluğun üzerine serdi. Meryem tohumu şeridin yanına bıraktı. Téo avuçlarıyla yavaşça ritim tuttu, Saran da ninnisini söylemeye başladı. Fakat çeşmeden tek damla bile akmadı.

O sırada meydanın köşesinde yaşayan yaşlı bir kadın yaklaştı. Kadın, uzun yıllar önce Neşelişehir’e yerleşmiş bir göçmendi. Elinde çatlamış, küçük bir çan taşıyordu.

“Eksik olan şey bir eşya değil,” dedi. “Bu şehirde herkes kendi hikâyesini korudu, ama kimse komşusunun hikâyesini dinlemedi. Çeşme, insanların birbirini yeniden merak etmesini bekliyor.”

Lina bu sözleri duyunca meydandaki herkesi çağırdı. İlk olarak Meryem, çocukluğunda baharat kokulu bir pazarda kaybolup yabancı bir çocuğun yardımıyla ailesini bulduğunu anlattı. Téo, yağmur ormanlarında davul çalmayı nasıl öğrendiğini söyledi. Saran, atının bir kar fırtınasında yolunu yıldızların yardımıyla bulduğunu paylaştı.

Sonra Neşelişehir halkı da konuşmaya başladı. Fırıncı, büyükannesinden öğrendiği ekmek tarifini anlattı. Kütüphaneci, uzak adalardan gelen kitapları neden sevdiğini açıkladı. Çocuklar, kendi evlerinde duydukları şarkıları birbirlerine öğretti. Her hikâye anlatıldıkça meydandaki kumaş parçaları hafifçe parlamaya başladı.

Lina, kumaşları birleştirip uzun bir bayrak dikti. Bayrağın üzerinde farklı desenler vardı; hiçbir renk ötekini örtmüyor, hepsi yan yana duruyordu. Yaşlı kadın çatlak çanı bayrağın ucuna bağladı. Çan ilk kez çaldığında Büyük Çeşme’den ince bir ışık yükseldi.

Önce mor, sonra yeşil, altın sarısı ve mavi ışıklar taş oluğun içinde döndü. Ardından berrak su, şarkı söyler gibi fışkırdı. Suya dokunan herkes, daha önce hiç duymadığı bir dilde söylenen sözleri bile kalbiyle anlayabildi.

O günden sonra Neşelişehir’de her yıl Renklerin Buluşması adında büyük bir şenlik düzenlendi. İnsanlar yalnızca kendi yemeklerini ve ezgilerini getirmedi; başka ülkelerden gelen komşularının geleneklerini de öğrenmeye çalıştı. Lina’nın diktiği bayrak, çeşmenin üzerinde dalgalandı ve her yeni hikâyeyle biraz daha uzadı.

Yıllar sonra Lina büyüyüp şehrin hikâye bekçisi olduğunda, çocuklara hep şunu söyledi: “Dünya masalları uzak ülkelerde başlamış olabilir, ama dostça dinleyen her kalpte devam eder.”

Masalın Öğüdü

Farklılıkları merakla dinlemek, insanları birbirine yaklaştırır. Her hikâye paylaşıldığında dünya biraz daha renklenir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu