7 Yaş Masalları ve Hikayeleri Oku

Penceresiz Evde Açan Kâğıt Bahçe

Yamaçların arasına kurulmuş Çınarlıbel köyünde, dışarıdan bakınca hiç penceresi olmayan küçük bir ev vardı. Ev, yıllardır boş duruyor; çatısındaki kiremitler rüzgâr esince usulca tıkırdıyordu. Köy çocukları bu evi merak eder, fakat kapısının önüne kadar gelip sonra geri dönerdi. Çünkü evin duvarında, kimsenin okuyamadığı incecik harflerle şu cümle yazılıydı: İçeri giren, gördüğünü kalbinde büyütür.

Yedi yaşındaki Duru, bu sözün korkutucu değil, gizemli olduğunu düşünürdü. Bir öğleden sonra yağmurdan kaçarken evin saçaklarının altına sığındı. Tam o sırada kapı, sanki onu bekliyormuş gibi aralandı. İçeride karanlık yoktu; duvarlardan yumuşak, bal rengi bir ışık süzülüyordu. Duru derin bir nefes alıp içeri girdi.

Oda bomboştu. Ne sandalye, ne masa, ne de rafta duran tek bir tabak vardı. Yalnızca yerde, kare biçiminde katlanmış beyaz bir kâğıt duruyordu. Duru kâğıdı kaldırınca üzerinde küçük bir bahçe resmi gördü. Resimde üç çiçek, yuvarlak bir taş ve kanatlarını açmış bir kuş vardı. Kâğıdın kenarında da şu yazıyordu: “Bir dileği değil, bir iyiliği katla.”

Duru, kâğıdı dikkatle katladı. Önce bir çiçeğin yaprağı belirginleşti. Sonra diğer çiçek, yuvarlak taş ve kuş kabardı. Kâğıt avuçlarının arasında minik bir bahçeye dönüştü. Birden odanın ortasında yeşil bir ışık parladı ve tahta zeminin üzerinde gerçek bir filiz göründü.

“Demek evin sırrı bu,” diye fısıldadı Duru. “İyilik yaptıkça bahçe büyüyecek.”

Ertesi sabah Duru, köyün meydanındaki çeşmenin çevresini süpürdü. Çeşmenin suyu günlerdir çok az akıyordu. Duru işi bitirince kâğıt bahçedeki filizin yanına minicik bir yaprak eklendi. Duru bunu görünce sevindi ama hemen büyük bir dilek dilemedi. Çünkü kâğıdın ne istediğini artık anlamaya başlamıştı.

O gün, odun taşımakta zorlanan yaşlı değirmenciye yardım etti. Fırından aldığı sıcak çöreği, okul dönüşü üşüyen bir çocuğun çantasına bıraktı. Akşam da komşusunun kaybolan düğmesini bulmasına yardım etti. Her iyilikten sonra kâğıt bahçede yeni bir şey belirdi: renkli bir kelebek, küçük bir köprü, gümüş benekli bir gölet… Fakat bahçenin ortasında hâlâ boş bir yer vardı.

Duru, boşluğun nedenini anlamak için yeniden penceresiz eve gitti. Kâğıt bahçeyi yere koyduğu anda duvarlardan ince bir ses yükseldi:

“Bahçeler yalnızca ellerle değil, birlikte büyür.”

Duru, o zamana kadar bütün iyilikleri tek başına yapmaya çalıştığını fark etti. Hemen köy meydanına koşup çocukları çağırdı. Kimi çeşmenin taşlarını temizledi, kimi yaşlıların sepetlerini taşıdı, kimi de sokakta bulduğu çöpleri topladı. Çocukların her iyiliğiyle kâğıt bahçede yeni bir güzellik açtı. Ancak boş yer bir türlü dolmadı.

O sırada meydandaki çeşme tamamen sustu. Köylüler üzüntüyle birbirlerine baktılar. Duru, eski su yolunun yapraklarla tıkandığını fark etti. Herkes el ele verip taşları kaldırdı, dalları temizledi ve çamurlu yolu onardı. Son taşı da en küçük çocuk yerine yerleştirdi. Çeşmeden berrak bir su fışkırınca köy meydanı sevinç sesleriyle doldu.

Duru, penceresiz eve döndüğünde kâğıt bahçenin boş kısmında büyük, mor bir çiçek açmıştı. Çiçeğin içinde ise minicik bir pencere vardı. Pencere açılınca evin duvarlarına gün ışığı doldu. Meğer evin pencereleri dışarıya değil, iyilik yapanların kalbine açılıyormuş.

O günden sonra köylüler evi birlikte onardı. Duvarlara geniş pencereler yaptılar ve bahçeye gerçek çiçekler diktiler. Duru’nun kâğıt bahçesi ise meydandaki cam bir kutuda saklandı. Her çocuk bir iyilik yaptığında kutuda yeni bir yaprak beliriyordu.

Duru, kutuya bakıp gülümsedi. Çünkü artık en güzel bahçelerin tek bir kişinin dileğiyle değil, birçok kalbin yan yana gelmesiyle büyüdüğünü biliyordu.

7 yaş masalları ve hikayeleri oku

Bu masal, küçük iyiliklerin birleşince büyük güzelliklere dönüşebileceğini anlatır. Paylaşmanın ve birlikte çalışmanın, herkesin hayatını aydınlatan özel bir güç olduğunu hatırlatır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu