Masallar Diyarı

Gökkuşağına Açılan Keten Kapı

Uzaklarda, haritalarda adı görünmeyen bir yerde Masallar Diyarı uzanırdı. Bu diyarın en küçük köşesinde, evlerin bacalarından sabun köpüğü yerine renkli ışıklar çıkan Pırıltı Kasabası bulunurdu. Kasabanın çocukları her sabah sokaklara çıkar, gökyüzünde dans eden mor, turuncu ve yeşil ışıkları izlerdi. Fakat bir gün, bütün renkler ansızın soldu.

Çatılar griye, çiçekler beyaza, gökyüzü ise eski bir kâğıda dönüştü. İnsanlar birbirlerine bakıp ne olduğunu anlamaya çalışırken kasabanın meydanındaki büyük çan da sessiz kaldı. Çanın sesi duyulmadan renklerin geri gelmeyeceği söylenirdi.

Kasabada yaşayan Lora, renkleri çok seven, ceplerinde her zaman üç boncuk taşıyan meraklı bir kızdı. Boncuklardan biri güneş sarısı, biri deniz mavisi, diğeri de elma kırmızısıydı. Lora, boncuklarını avucunda sımsıkı tutup meydandaki yaşlı çınarın altına gitti. Orada, daha önce hiç görmediği incecik bir kapı fark etti. Kapının üzerinde şu cümle yazıyordu: “Renk arayan, önce içindeki ışığı bulmalı.”

Lora kapıyı tıklattı. Kapı, rüzgârın çevirdiği bir sayfa gibi içeri doğru açıldı. Ardında üç ayrı yola ayrılan parlak bir patika vardı. Birinci yolun başında “Gülümseme”, ikincisinde “Paylaşma”, üçüncüsünde “Cesaret” yazıyordu. Lora, hangisini seçmesi gerektiğini bilemeyince cebindeki mavi boncuk hafifçe titreşti. Böylece üç yoldan da geçmeye karar verdi.

Üç Yolun Öğrettikleri

Gülümseme yolunda Lora, suratını asmış bir taş kuşla karşılaştı. Kuşun kanatları vardı ama uçamıyordu. Lora ona komik bir tekerleme söyledi: “Bir taş kuş konmuş taşa, gülünce dönüşmüş kuşa!” Taş kuş önce şaşırdı, sonra kıkırdamaya başladı. Her kahkahada tüyleri biraz daha yumuşadı ve sonunda gökyüzüne yükseldi. Havaya sarı bir kıvılcım bıraktı.

Paylaşma yolunda ise Lora’nın önüne şekerden yapılmış dar bir köprü çıktı. Köprünün ortasında, elinde boş bir kase tutan minik bir yolcu oturuyordu. Yolcu çok acıkmıştı. Lora cebinden son bisküvisini çıkardı ve yarısını ona verdi. Bisküvinin kırıntıları köprünün üzerine düşünce şeker taşları çoğaldı, yol genişledi. Bu kez göğe mavi bir ışık yükseldi.

Cesaret yolunun sonunda yüksek bir tepe vardı. Tepenin ardında, renkleri tutan kocaman bir gölge bekliyordu. Lora’nın dizleri titredi, fakat gölgenin aslında dev bir pelerin giymiş yaşlı bir bukalemun olduğunu gördü. Bukalemun, renklerin kendisinden değil, kasaba halkının umutsuzluğundan saklandığını anlattı. “İnsanlar renkleri yalnızca seyretmeyi öğrendi,” dedi. “Oysa renkler, güzel davranışlarla beslenir.”

Lora, üç yolun sonunda bulduğu sarı ve mavi ışığı avuçlarında birleştirdi. Kırmızı boncuğunu da ortaya koyunca ışıklar, dönen bir gökkuşağına dönüştü. Bukalemun ona küçük bir fırça uzattı. “Bu fırçayla tek başına bütün kasabayı boyayamazsın,” diye ekledi. “Ama insanlara ne yapacaklarını gösterebilirsin.”

Kasabanın Yeniden Parlaması

Lora Pırıltı Kasabası’na döndüğünde meydandaki çanın yanında durdu. Fırçayı havaya kaldırıp önce kendi evinin kapısına minicik bir sarı çizgi çizdi. Sonra komşusunun solmuş saksısını maviye boyadı. Bir çocuk ona katılıp eski bir bankı yeşile boyadı. Başka biri gri duvara kırmızı bir güneş çizdi. Herkes, elindeki küçücük renkten bir parça paylaşmaya başladı.

Bir süre sonra çan kendiliğinden çaldı. Sesi bütün sokaklarda yankılanırken renkler çiçeklere, pencerelere ve gökyüzüne geri döndü. Üstelik bu kez renkler eskisinden daha parlaktı; çünkü her rengin içinde bir gülümseme, bir paylaşım ya da cesur bir adım saklıydı.

Lora, üç boncuğunu yeniden cebine koydu. Boncuklar artık ışık saçmıyordu, ama sıcaklıkları avucuna yetiyordu. Kasaba halkı o günden sonra her hafta bir “Renk Günü” düzenledi. Herkes bir başkasının işini kolaylaştırıyor, sonra bunu küçük bir renkle kutluyordu. Gökkuşağına açılan kapı ise çınarın altında durmaya devam etti. Kapıyı yalnızca iyilik yapmayı gerçekten isteyenler görebiliyordu.

Masallar Diyarı’nda o günden beri hiçbir renk kaybolmadı. Çünkü Pırıltı Kasabası, en parlak rengin boya kutularında değil, paylaşmaya hazır yüreklerde yaşadığını öğrenmişti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu