Yeni Masallar

Bir Sorunun Açtığı Pencere

Uykular Kasabası’nda herkes geceleri aynı rüyayı görürdü. Rüyada, gümüş renkli bir yol gökyüzüne uzanır, yolun sonunda da kapısı olmayan bir ev dururdu. Sabah olunca kasabalılar rüyalarını anlatır, sonra her zamanki işlerine dönerdi. Kimse bu ortak düşü tuhaf bulmazdı. Çünkü burada alışılmış olan, merak edilenden daha değerli sayılırdı.

On bir yaşındaki Defne ise her sabah rüyasında küçük bir değişiklik fark ederdi. Bir gün evin çatısında sarı bir düğme, başka bir gün penceresinin önünde mor bir tüy görürdü. Bir sabah, gümüş yolun ortasında minicik bir kapı belirdi. Defne kapıya yaklaşamadan uyanmıştı.

Kahvaltıda bu rüyayı anlattığında dedesi kaşığını havada tuttu.

Bu, daha önce görmediğimiz bir şey, dedi.

Kasabanın yaşlı bekçisi Numan, hemen itiraz etti. Ona göre rüyalar değiştirilmemeli, sorular da fazla büyütülmemeliydi.

Her soru başka bir soruyu çağırır. Sonra düzen bozulur, diye söylendi.

Defne, düzenin bozulmasından korkmadı. Aksine, herkesin aynı rüyayı görmesine rağmen neden kimsenin birbirine yeni bir şey anlatmadığını merak etti. O gece yatağına uzandığında, zihninde tek bir cümle vardı: Bu kapının ardında ne var?

Rüyadaki Ev

Gece yarısı gümüş yol yeniden göründü. Defne bu kez evin önünde duruyordu. Kapı gerçekten yoktu, fakat duvarın üzerinde yuvarlak bir boşluk vardı. Defne elini boşluğa uzatınca, parmaklarının altında sıcak bir tahta hissetti. Sanki görünmeyen bir pencere onu bekliyordu.

Bu sırada evin içinden ince bir ses geldi.

Bir soru, ancak cesaretle söylenirse pencereye dönüşür.

Defne derin bir nefes aldı.

Burada ne saklanıyor?

Duvar bir anda ışıkla doldu. Yuvarlak boşluk büyüdü ve gerçekten bir pencereye dönüştü. Pencereden içeri renkli kâğıtlar, kurumuş yapraklar, minik çanlar ve hiç duyulmamış melodiler uçuştu. Her biri başka bir hikâyenin başlangıcıydı.

Defne, kâğıtların arasında kasabasının insanlarını gördü. Fırıncı Arif’in ekmeklerden kuş biçimleri yapmak istediğini, Numan’ın aslında çocukken yıldızları saymayı sevdiğini, dedesinin hiç gitmediği bir adayı merak ettiğini öğrendi. Kasabada herkesin içinde anlatılmayı bekleyen bir masal vardı.

Cesaretin Rengi

Defne uyandığında avucunda küçük, beyaz bir kâğıt duruyordu. Kâğıtta tek bir soru yazılıydı: Sen neyi denemek istiyorsun?

Defne o gün meydanda herkesin önüne çıktı. Önce sesi titredi, sonra soruyu yüksek sesle okudu. Meydanda uzun bir sessizlik oldu. Ardından fırıncı Arif elini kaldırdı.

Ben kuş biçimli ekmekler yapmak istiyorum, dedi.

Numan gülümsedi. Ben de çocuklara yıldızları öğretmek istiyorum.

Dedesi, uzak adalara yelken açmayı hayal ettiğini anlattı. Başkaları da sırayla kendi küçük dileklerini paylaştı. Kimi resim çizmek, kimi yeni bir oyun kurmak, kimi de daha önce konuşmadığı komşusunu tanımak istiyordu.

O anda kasabanın gökyüzündeki gümüş yol renk değiştirmeye başladı. Önce mavi, sonra turuncu, sonra yemyeşil oldu. Rüyadaki evin duvarlarında pencereler açıldı. Her pencere, bir insanın cesurca söylediği yeni isteği gösteriyordu.

Numan, değişen gökyüzüne bakıp başını salladı. Düzenin bozulmadığını, yalnızca genişlediğini anladı.

Yeni Bir Sabah

Ertesi sabah Uykular Kasabası’nda kimse aynı rüyayı görmedi. Fırıncı Arif, kanatlı ekmeklerin uçmadığını ama sofralarda neşeyle karşılandığını gördü. Numan, yıldızların arasından çocuklara yol gösterdi. Defne ise penceresi olmayan evin artık sayısız kapısı bulunduğunu gördü.

Kasabalılar sabah meydanda buluştu ve rüyalarını birbirlerine anlattı. Birbirinden farklı rüyalar ilk başta biraz şaşırtıcıydı, fakat kimse bundan rahatsız olmadı. Çünkü herkes, farklılıkların kasabayı eksiltmediğini, ona yeni renkler kattığını anlamıştı.

Defne, elindeki beyaz kâğıdı kasabanın ortasındaki ağaca astı. Kâğıdın üzerine yeni bir cümle yazdı: Bugün hangi sorunun peşinden gideceksin?

O günden sonra Uykular Kasabası’nda her sabah başka bir pencere açıldı. Kimi gerçek evlerde, kimi düşlerde, kimi de bir çocuğun meraklı gözlerinde belirdi. Böylece kasaba, anlatılmayı bekleyen eski bir düş olmaktan çıktı ve her gün yeniden yazılan güzel bir masala dönüştü.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu