Bir Sokağın Yeniden Gülümsemesi

Defne, okuldan eve dönerken her gün aynı sokağın köşesinden geçerdi. Köşede, yıllardır kullanılmayan küçük bir kitaplık vardı. Camları tozlanmış, kapısının boyası dökülmüş olsa da Defne orayı çok severdi. Çünkü çocukken ilk masal kitabını orada bulmuş, sayfaları çevirdikçe dünyaların değişebileceğini öğrenmişti.
Bir pazartesi günü kitaplığın önünde birkaç görevli gördü. Kapıya büyük bir kâğıt asılıyordu. Defne merakla yaklaştı ve yazıyı okudu: “Bina kullanılmadığı için kitaplık gelecek hafta kaldırılacaktır.”
Defne’nin içi burkuldu. Eve gidince annesine olanları anlattı. Annesi, “Bir yeri korumak istiyorsan önce neden önemli olduğunu anlatmalısın,” dedi. Bu söz Defne’nin aklına bir fikir getirdi. Ertesi sabah çantasına renkli kâğıtlar, kalemler ve eski fotoğraflar koydu.
Okulda teneffüs sırasında en yakın arkadaşları Mert ve Selen’le konuştu. Üçü, kitaplığın neden korunması gerektiğini anlatan bir dilekçe hazırlamaya karar verdi. Ancak yalnızca imza toplamanın yeterli olmayacağını düşündüler. Kitaplığın gerçekten işe yarayabileceğini göstermek istiyorlardı.
Küçük Bir Plan
Önce mahalledeki insanlarla konuştular. Emekli öğretmen Nermin Hanım, kitaplıkta yıllar önce çocuklara okuma saatleri düzenlendiğini anlattı. Bakkal Cemil Amca, dükkânının önünde bekleyen çocukların yağmurdan korunmak için kitaplığa sığındığını söyledi. Apartman görevlisi Rıza Bey ise rafların hâlâ sağlam olduğunu, yalnızca temizlenmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Defne duyduklarını küçük bir deftere yazdı. Her sayfaya bir kişinin anısını ekledi. Mert, kullanılabilir rafları ölçtü. Selen de çocukların okumak istediği kitapları öğrenmek için kısa bir anket hazırladı. Sonuçlar herkesi şaşırttı. Mahalledeki çocukların çoğu kitaplığa gitmek istiyor, fakat kapalı olduğu için bunu yapamıyordu.
Cumartesi sabahı çocuklar, ailelerinden izin alarak kitaplığın önünde buluştu. Nermin Hanım eski bir süpürge getirdi. Cemil Amca bez ve boya sağladı. Rıza Bey kapının paslanan menteşelerini onardı. Büyükler yardım ederken çocuklar rafları sildi, yerdeki kâğıtları topladı ve duvarlara renkli kitap resimleri çizdi.
İşler tamamlanınca Defne hazırladığı dilekçeyi dosyaya koydu. Dosyada yüz otuz iki imza, on iki anı ve çocukların kitap listesi vardı. Herkes birlikte belediyeye gitti. Defne biraz heyecanlıydı. Yetkililerin önünde konuşması gerektiğinde sesi önce titredi, ama sonra kitaplığın kendisi için ne anlama geldiğini anlattı.
Beklenmedik Cevap
Belediyedeki görevli dosyayı dikkatle inceledi. Ardından, “Siz yalnızca bir binayı kurtarmak istemiyorsunuz. Mahallenizde yeniden paylaşmayı başlatmak istiyorsunuz,” dedi. Kitaplığın kaldırılmasını durduracaklarını, çocuklar düzenli olarak ilgilenirse binayı yeniden açabileceklerini açıkladı.
Bu haber sokağa yayıldığında herkes sevinçle çalışmaya koyuldu. Nermin Hanım haftada iki gün gönüllü olarak kitap okuyacaktı. Cemil Amca, dükkânından gelen kartonlarla ayraç yapacaktı. Defne, Mert ve Selen ise kitapları yaş gruplarına göre düzenleyip bir çizelge hazırlayacaktı.
Bir hafta sonra kitaplığın kapısı yeniden açıldı. İçeri giren ilk çocuk, raflardan ince bir öykü kitabı seçti. Sonra başka biri geldi, ardından bir başkası… Akşam olduğunda herkes kitabını yerine bırakıp masanın üzerine küçük bir not koydu: “Burayı koruyacağım.”
Defne eve dönerken köşede durdu ve parlayan temiz camlara baktı. Sokağın değişmesi için büyük bir kahramanlık gerekmediğini anlamıştı. Bazen bir çocuğun dikkatle bakması, bir soruyu cesaretle sorması ve insanları aynı amaç çevresinde buluşturması yeterdi.
O günden sonra mahallede her cumartesi okuma saati yapıldı. Kitaplık yalnızca kitapların bulunduğu bir yer olmadı; insanların birbirini dinlediği, çocukların fikirlerini paylaştığı sıcak bir buluşma noktasına dönüştü. Defne ise defterinin son sayfasına şu cümleyi yazdı: “Gerçek değişimler, birlikte atılan küçük adımlarla başlar.”




