3 Yaş Masalları ve Hikayeleri OkuMasallar

Benim Çikolatalı Kurabiyem Masalı

Bir Varmış Bir Yokmuş

Küçük bir mutfakta, sabah ışığı pencereden usulca içeri giriyordu. Küçük eller minik bir kapta karıştırıyordu. Karıştırdıkça kapakta pıt pıt sesler çıkıyordu. Pıt pıt, pıt pıt…

Bir tepsi dolusu mutluluk hazırlanmaktaydı. Un, şeker, bir tutam sevgi. Bir avuç çikolata parçaları demlenmiş çay gibi bekliyordu. Kaşık şarkı söylüyor, kase ritim tutuyordu. Her şey çok sıcaktı; ama dikkat, fırın çok sıcak olurdu. Fırının kapısı kapalı kaldı, çünkü sabır çok önemliydi.

Hamurun Dansı

Hamur yavaşça kıvrıldı, yuvarlandı. Minicik bir top oldu. Topun üzerinde kahverengi noktalar parlıyordu. Bu noktalar, çikolatanın gülüşü gibiydi. Hamur dans etti. Minik parmaklar ona nazikçe dokundu. “Hoş geldin,” dediler. Hamur da “Merhaba,” diye döndü.

Hamur anlatmaya başladı. “Ben hayal kurarım,” dedi. “Güneşin altında oyun oynamak isterim. Parkta salıncakta sallanmak isterim.” Her kelime bir kabartma gibi büyüdü. Masada oturan küçük arkadaşlar da gülümsedi.

Fırına Kadar Uzanan Yol

Tepsi fırına girdi. Fırın, küçük bir güneş gibiydi; ama sıcaklığı güçlüydü. İçeride hamur uykuya dalıp rüya görmeye başladı. Rüyasında çikolata parçaları canlı, küçük balonlar olmuştu. Hepsi birlikte uçuyor, bulutların üstünde dans ediyordu.

Beklemek zor bir işti. Ama beklemek, kurabiyelerin çıtır çıtır olmasını sağlardı. Beklerken hikâye anlatıldı. Bir eski masal, bir tatlı ninni… Zaman yavaşça geçti.

Çıtır Çıtır Bir Sürpriz

Fırından mis gibi koku yayıldı. Kapı açıldı ve bir tepsi dolusu sıcak arkadaşlar ortaya çıktı. Her biri altın rengi, her biri gülümseyen bir yüz. Parmaklar dikkatle kurabiyelere dokundu. Bir tanesi küçük, yuvarlak ve çok meraklıydı. Gözleri iki çikolata parçasından oluşuyordu.

Meraklı kurabiye etrafı dolaştı. Masanın üzerindeki fincanlara, renkli örtüye, pencere pervazındaki saksıya baktı. Her yer yeni, her şey keşfedilecek gibiydi. Sonra bir yaprak kondu masaya. Yaprak, kurabiyenin en yakın arkadaşı oldu.

Paylaşmak Güzeldi

Çocuklar oturdu. Herkes bir parça aldı ama küçük kurabiye çok küçük olduğu için paylaşmak istedi. Bir parça kırdılar, bir lokma verdiler. Gülüşler yayıldı. Küçük bir dilim bile büyük mutluluk getirebiliyordu.

Bir fısıltı dolaştı: “Paylaşınca lezzet artar.” Herkes başını salladı. Masada sessiz bir sevinç vardı. Ayaklar yerde hafifçe sallanıyordu. Bir kişi daha geldi ve kurabiye ona da bir küçük parça verdi. Artık yeni bir arkadaş daha olmuştu.

Akşam Üstü Ninni

Gün yavaşça çekildi. Pencereden gün batımı renkleri süzüldü. Mutfakta hafif bir uyku bastırdı. Kurabiyelerin sesi kum saati gibi sakinleşti. Minikler ellerini birbirine dokundurdu. Hep birlikte bir ninni söylediler, tatlı ve yumuşak:

  • “Tatlı rüyalarda buluşuruz,
  • Çikolata bulutların üstünde dans ederiz,
  • Sabır ve sevgiyle büyürüz.”

Sonunda herkes huzurlu bir uykuya daldı. Kurabiye rüyasında yine bulutların üstünde çikolata balonları ile oynuyordu. Gülüyordu. Minik eller de uykuya hazırlanıyordu.

Ve böylece, küçük mutfakta başlayan bir macera, tatlı bir paylaşmayla sona erdi. Herkes sabahı dört gözle bekledi. Çünkü yeni bir kurabiye macerası her zaman mümkündü.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu