Bin Bir Gece Masalları

Mavi Hurmanın İçindeki Yedinci Ezgi

Uzak çöllerin, ay ışığında gümüş gibi parladığı bir ülkede Zümrütşehir adında renkli bir şehir varmış. Bu şehirde geceleri damların üzerine kandiller asılır, hurma ağaçları rüzgârla sallanırken sokaklarda masallar anlatılırmış. Şehrin en meraklı çocuğu Neva ise, büyükannesinin dükkânında eski eşyaları onarmayı severmiş.

Bir akşam Neva, kumaş balyalarının arasında küçük, mavi bir hurma bulmuş. Hurma gerçek bir meyveye benziyormuş ama üzerinde gümüş harflerle şu söz yazılıymış: “Yedi ezgiyi dinleyen, kalbin unuttuğu neşeyi bulur.” Neva hurmaya dokununca içinden incecik bir nota yükselmiş. Nota, dükkânın tavanında asılı duran eski bir müzik kutusuna doğru uçmuş.

Müzik kutusu yıllardır suskunmuş. Neva kapağını açınca içinde yedi boş yuva ve minik bir altın anahtar görmüş. Büyükannesi, bunun eskiden sarayda kullanılan Gece Ezgileri Kutusu olduğunu söylemiş. Kutunun yedi ezgisi tamamlanmadan şehirdeki bütün güzel şarkılar birer birer unutulurmuş.

“Peki bu ezgileri nerede bulacağım?” diye sormuş Neva.

Büyükannesi, dükkânın en eski halısının köşesini kaldırmış. Halının altında, üzerinde yıldız şekilleri bulunan yuvarlak bir kapı varmış. Kapı açılınca içinden sıcak bir rüzgâr esmiş ve yere üç şey bırakmış: bir bakır tas, bir tüy kalem ve tek bir susam tanesi.

“Bunlar yol boyunca sana yardım edecek,” demiş büyükannesi. “Ama unutma, her ezgi bir yerde saklanmaz. Bazıları ancak bir iyilik yapıldığında duyulur.”

Neva, mavi hurmayı cebine koyup kapıdan geçmiş. Kendini, kum tepelerinin arasında uzanan yıldızlı bir yolda bulmuş. İlk durağı, gökyüzüne kadar uzanan bir çeşmeymiş. Çeşmenin başında yaşlı bir gezgin oturuyor, boş tasını avuçlarında tutuyormuş. Neva bakır tası çeşmenin suyuyla doldurup ona uzatmış. Gezgin suyu içince çeşmeden ilk ezgi yükselmiş; berrak, neşeli bir su şarkısıymış.

İkinci ezgiyi bulmak için Neva, fısıldayan hurma bahçesine varmış. Bahçedeki her ağaç farklı bir dilekle sallanıyormuş. Bir serçenin kanadı dikenli bir dala takılmış. Neva tüy kalemle ağacın gövdesine küçük bir kapı çizmiş. Kapı açılmış, serçe özgür kalmış. O anda yapraklar birbirine dokunarak ikinci ezgiyi söylemiş.

Üçüncü durakta Neva, kumların altında parlayan susam tanesini fark etmiş. Onu avucuna alınca küçücük bir karınca kervanı belirivermiş. Karıncalar, yuvalarına giden yolu kaybetmiş. Neva susam tanesini yere bırakıp yıldızların yönünü onlara göstermiş. Kervan ilerlerken kumların içinden üçüncü ezgi doğmuş; bu, sabırlı adımların ritmiymiş.

Dördüncü ezgi, konuşmayı unutan bir çocuğun çadırında saklıymış. Çocuk, kırılan oyuncak devesini onaramadığı için üzgünmüş. Neva kendi ipliğinden küçük bir düğüm yapıp devenin ayağını bağlamış. Çocuk gülümseyince çadırın içindeki kandil parlamış ve dördüncü ezgi duyulmuş.

Beşinci ve altıncı ezgiyi Neva, bir bulutun gölgesine şarkı söyleyerek ve yolunu kaybetmiş bir kaplumbağaya sabırla eşlik ederek bulmuş. Her ezgi, müzik kutusundaki boş yuvalardan birine yerleşmiş. Fakat son yuva hâlâ sessizmiş. Neva ne kadar düşünse de yedinci ezginin nerede olduğunu anlayamamış.

O sırada mavi hurma hafifçe ısınmış. Neva onu avucunda tutunca içinden büyükannesinin sesi duyulmuş: “Bazı şarkılar dışarıdan gelmez; insan, başkasının sevincini kendi sevinci bildiğinde içinde uyanır.” Neva, bütün yol boyunca karşılaştığı iyilikleri hatırlamış. Sonra gözlerini kapatıp, Zümrütşehir’de yeniden şarkıların duyulmasını dilemiş.

Bu dileğin ardından kalbinden yumuşak bir melodi yükselmiş. Yedinci ezgiymiş bu. Müzik kutusu tamamlanınca yıldızlı kapı yeniden açılmış ve Neva dükkâna dönmüş. O gece kutu çalmaya başladığında şehirdeki herkes kendi unuttuğu şarkıyı hatırlamış. Kimi annesinin ninnisini, kimi arkadaşının gülüşünü, kimi de iyilik yaparken duyduğu sessiz mutluluğu bulmuş.

Neva, mavi hurmayı büyükannesinin dükkânındaki en yüksek rafa koymuş. O günden sonra şehirde bir çocuk ne zaman içindeki neşeyi kaybetse, hurma hafifçe parlar ve uzaklardan yedinci ezginin sıcak sesi duyulurmuş. Böylece Zümrütşehir’de herkes, en güzel masalın paylaşıldıkça büyüyen iyilik olduğunu öğrenmiş.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu