Bir Varmış Bir Yokmuş Masalları

Uykusunu Paylaşan Çınar Tohumu

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak tepelerin ardında, geceleri yıldızların yere biraz daha yakın durduğu Ihlamurca adında küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada herkes erkenden uyur, sabahları da neşeyle uyanırmış. Ne var ki bir yaz gecesi, kasabanın ortasındaki eski çınar ansızın yapraklarını kapatmış ve gölgesini kaybetmiş. O günden sonra kimse doğru dürüst uyuyamaz olmuş.

Fırıncı Nergis, ekmeklerini yakıyor; saatçi Kıvılcım, bütün gün esneyerek saatleri tersine kuruyor; çocuklar ise gözlerinin altında mor halkalarla oyun oynamaya çalışıyormuş. Kasabanın bilge bahçıvanı Suna Nine, çınarın dibinde minicik bir tohum bulmuş. Tohumun üzerinde gümüş renkli bir çizgi varmış.

“Bu, Uykugölgesi Çınarı’nın tohumu,” demiş Suna Nine. “Onu kasabanın dışındaki Sessiz Tepe’ye dikerseniz yeniden büyür. Fakat tohum yalnızca paylaşılmış bir dilekle filizlenir.”

Kasabadaki çocuklardan Ekin, tohumu avuçlarına almış. Ekin’in cepleri hep küçük taşlar, renkli ipler ve işe yarar sanılan düğmelerle doluymuş. Yanına da en yakın arkadaşı Pera’yı almış. Pera, etrafındaki sesleri çok iyi duyarmış; uzaktaki bir arının kanadını, kuru bir yaprağın yere düşüşünü bile fark edermiş.

İki arkadaş yola çıkarken herkes onlara kendi dileğini söylemiş. Fırıncı Nergis, “Fırınımın başında uyuyakalmayayım,” demiş. Saatçi Kıvılcım, “Saatlerim yeniden doğru zamanı göstersin,” diye eklemiş. Bir çocuk daha çok oyun oynamak, yaşlı bir teyze ise rüyasında yıllardır görmediği mavi kapıyı bulmak istiyormuş.

Ekin bütün dilekleri dinleyip kesesine koyduğu küçük kâğıtlara yazmış. Yolda, kâğıtların ağırlığı giderek artmış. Önce bunun dileklerin büyüklüğünden olduğunu sanmış. Sonra patikadaki dar köprüye geldiklerinde kesesi öyle ağırlaşmış ki Ekin adım atamaz olmuş.

Pera, “Belki de her dileği tek başına taşımaya çalıştığın için böyledir,” demiş. “Dilekleri paylaşmak, onları başkasının yükü olmaktan çıkarır.”

Ekin kâğıtları tek tek açmış. O sırada karşılarına susamış bir kirpi, yorgun bir karga ve kanadı incinmiş bir kelebek çıkmış. Çocuklar önce kirpiye su vermiş, sonra kargayla ekmek kırıntılarını paylaşmış. Kelebeği ise geniş bir yaprağın üzerine alıp ılık rüzgârın estiği yere taşımışlar. Her iyilikten sonra kâğıtlardan biri hafifçe parlamış.

Sessiz Tepe’ye vardıklarında akşam olmuş. Tepede ne bir çeşme ne de gölge varmış. Toprak kupkuru, hava ise sessizmiş. Ekin tohumu toprağa bırakmış, fakat hiçbir şey olmamış. Pera, “Dileği yüksek sesle söyle,” demiş.

Ekin gözlerini kapatmış. Aklına kendi dileği gelmiş: Bir sabah herkesin dinlenmiş ve mutlu uyanmasını istiyormuş. Sonra düşündüklerini değiştirmiş. “Benim dileğim,” demiş, “yalnızca kasabamız için değil, uykusunu kaybetmiş bütün canlılar için huzurlu bir gece olsun. Eğer bu huzur büyüyecekse, ben onu herkesle paylaşmaya hazırım.”

Bu sözlerle birlikte tohumun gümüş çizgisi ışıldamış. Toprak yumuşamış, incecik bir filiz göğe uzanmış. Filiz, göz açıp kapayıncaya kadar dalları yıldızlara değen genç bir çınara dönüşmüş. Yaprakları sallandıkça çevreye nane, yağmur ve temiz çarşaf kokusuna benzeyen tatlı bir esinti yayılmış.

O gece esinti Ihlamurca’ya kadar ulaşmış. Fırıncı Nergis başını yastığa koyar koymaz huzurla uyumuş. Saatçi Kıvılcım sabah uyandığında bütün saatleri doğru çalışıyormuş. Çocuklar düşlerinde rengârenk oyun alanlarında koşmuş, yaşlı teyze ise mavi kapıyı bulup ardında ışık saçan bir bahçe görmüş.

Ekin ile Pera sabah kasabaya döndüklerinde herkes onları alkışlarla karşılamış. Suna Nine gülümseyerek, “Gerçek sihir, dileğin gerçekleşmesini beklemek değil; dileği başkalarının iyiliğiyle büyütmektir,” demiş.

O günden sonra Ihlamurca’da her gece biri, Sessiz Tepe’deki çınarın altına gidip içinden güzel bir dilek geçirirmiş. Çınar da yapraklarını usulca hışırdatıp o dileği, ihtiyaç duyan herkesle paylaşırmış. Bir varmış bir yokmuş masalları arasında anlatılan bu öykü, en çok da paylaşılmış bir iyiliğin hiçbir zaman küçülmediğini hatırlatırmış.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu