Sihirli Kalem Masalı

Renkli Bir Kalem
Ufak bir köyde, küçük bir çocuk yaşardı. Çocuğun adı Mert değildi. İsmini bilmeyiz; önemli olan kalemi ve kalemin yaptığı küçük mucizelerdi.
Kalemle İlk Tanışma
Bir gün çocuk, eski bir kutunun içinde parlayan bir kalem buldu. Kalem inceydi. Ucu parlardı. Gövdesi mavi, uç kısmı altın sarısıydı. Çocuk kalemi eline aldı. “Merhaba,” dedi kalem, ama ses yerine sadece hafif bir ışıltı gönderdi. Çocuk gülümsedi ve bir yaprak çıkardı.
Kalemle bir çizgi çekti. Çizgi bir gül yaprağına dönüştü. Çocuk şaşırdı. Yaprak hop! Havalandı, hafifçe sallandı ve ardından küçük bir böcek gevezeliği gibi vın vın diye uçtu gitti.
Çizdikçe Canlanan Şeyler
Çocuk daha çok çizmek istedi. Bir kedi çizdi. Kedi miyavladı. Döne dolana sevimli bir kedi oldu. Bir top çizdi. Top zıp zıp zıplamaya başladı. Bir kurabiye çizdi. Kurabiye tadına bakılmadan önce mis gibi koktu. Her çizdiği şey biraz hareket etti, biraz konuştu veya biraz gülümsedi.
Kalem nazikti. Sadece iyi şeyler çizince mucize çalışıyordu. Çocuk öğrendi: Kalemle paylaşmak ve nazik olmak gerekiyordu.
Arkadaşlar ve Oyuncaklar
Çocuk çizdikçe köydeki çocuklar toplandı. Herkes sırayla hayal kurdu. Birisi uçan bir fil istedi. Fil minik, pamuk gibi kanatlı bir fil oldu. Başkası parlak bir balon çizdi. Balon şarkı söyledi. Köyün meydanı şenlik gibi oldu. Herkes el ele oynadı.
- Minik fil: puf puf uçar.
- Şarkı söyleyen balon: lalala lalala.
- Dans eden kedi: pıt pıt pıt.
Çocuk ve arkadaşları, kalemin hediyelerini dikkatle kullanmayı öğrendi. Kimse kimsenin isteğini alıp çizmedi. Herkes önce sordu. Herkes önce paylaştı.
Biraz Korku, Büyük Bir Cesaret
Günün birinde gökyüzü kapkara oldu. Rüzgâr uğuldamaya başladı. Köyün yakınındaki ormanda bir ağacın tepesinde küçük bir ışık fokur fokur yanıp sönüyordu. Işık ağlıyordu. Çocuk ve arkadaşları ışığı fark etti.
Çocuk kalemi aldı. “Yardım edelim,” dedi. Ormana gittiler. Kararan yapraklar hışırtı yaptı. Çocuk kalemle bir merdiven çizdi. Merdiven ağaca dokundu. Işık bir kuşmuş. Üşümüş, titriyordu. Çocuk nazikçe kuşu kucakladı. Arkadaşları kalp kalp şarkısı söyledi. Kuş kanat çırptı. Işık kayboldu ama kuş mutlu oldu ve uçarak gitti.
Kalemin Bir Kuralı
Kalem bir kural koydu: “Her çizim sevgiyle olsun.” Çocuk bunu anladı. Bir gün yalnız kalan bir yaşlı teyze için bir sandalye çizdi. Sandalye hafifçe sallandı. Teyze oturdu, gülümsedi. Komşular gelince herkes sevindi.
Kalem küçük mucizeler yaptı ama en büyük mucize dostluktur. Çocuklar birlikte güldü, birlikte paylaştı, birlikte yardım etti. Kalem onlara bunu hatırlattı.
Uyku Zamanı
Akşam olunca çocuk kalemi kutuya koydu. Kutunun içinde kalem hafifçe parladı ve sonra durdu. Çocuk yatağına uzandı. Yastığın altına bir çizgi çizdi: hafif bir yıldız. Yıldız yavaşça parladı. Oda sessizleşti. Anneler ve babalar kapıdan bakıp “İyi geceler” dedi.
Çocuk gözlerini kapadı. Rüyasında çizgiler oynadı. Oyunlar, arkadaşlar, uçan fil, şarkı söyleyen balon… Hepsi oradaydı. Hepsi nazikçe el salladı.
Sabah Gelince
Ertesi sabah çocuk kalemi aldı. Düşünmeden önce nefes aldı. Yavaşça, sevgiyle çizdi. Küçük bir çiçek çizdi. Çiçek açtı. Köyde herkes güne daha güzel başladı. Kalem oradaydı; kalp gibi, şefkat gibi, küçük mucizelerle dolu.
Ve her gece, kutunun kapağı kapandığında, kalem hafifçe parladı ve köyün tüm güzel şeylerini korumaya söz verdi. Onun sırrı basitti: Sevgiyle çizmek, paylaşmak ve yardım etmek.
Şimdi gözlerini kapat, derin bir nefes al ve uykuda küçük çizgiler gör. Tatlı rüyalar.




