5 Yaş Masalları ve Hikayeleri OkuMasallar

Kayıp Gül Bahçesi Masalı

Bir sabah uyanışı

Mira güneşle birlikte uyanmıştı. Pencereden dışarı baktığında parkta her zaman olan gül bahçesini göremedi. Orası, mahallede çocukların koşup oynadığı, büyükanne ve büyükbabanın el ele yürüdüğü bir yerdi. Bugün sanki orada değil gibiydi.

İlk iz

Mira hemen dışarı çıktı. Toprağa eğildi ve küçük elleriyle bir şey aradı. Yol kenarında ince pembe bir yaprak buldu. “Gül yaprağı!” diye seslendi. Yaprak, hafif tatlı bir koku taşıyordu. Mira kokuya doğru yürüdü.

Yolda karşılaştıkları

  • Kedi Mırmır: “Ben de gül kokusunu aldım. Bir iz bıraksınlar diye izleri takip edebilirsiniz.” dedi.
  • Serçe: “Uçtum gördüm. Renkler gökyüzüne doğru yükseldi. Sonra sis geldi.” diye ötüş yaptı.
  • Karı koca kaplumbağa: “Biz de yavaş yavaş takip ederiz. Acele etme, dikkatle bak.” dediler.

Böylece Mira ve arkadaşları aramaya başladı. Her buldukları yaprak yerde hafifçe ışıltılıydı. Yapraklar, bir patika gibi ilerliyordu.

Patika ve oyun

Patika, çocuk oyunlarının geçtiği küçük bir tepeyi aşıp, eski çınar ağacına vardı. Orada, yerde durup düşünürken Mira bir şarkı mırıldandı. Şarkı rüzgârla birlikte yaprakları salladı. Bir anda yumuşak bir ışık belirdi. Işık, küçük bir kapı gibi oldu ve toprağın altında kayboldu.

Mira kapıya eğildi ve fısıldadı: “Gül bahçesi, neredesin?” Kapı, tıpkı eski bir masal kitabındaki gibi usulca açıldı. İçeriden küçük, tatlı bir ses duyuldu: “Korktum, saklandım.”

Gülün sesi

Toprak altındaki kapıdan çıkan bir çiçek yoktu. Ses, rüzgârın içinden geliyordu. Gülün kendisi konuşmuyordu belki, ama bahçeyi seven herkesin kalbinde bir ses vardı. O ses: “Beni hatırlayanlar, nazik olanlar gelsin.” diyordu.

Mira arkadaşlarına döndü. “Belki de bahçe korktu. İnsanlar ona bakmayı unuttu diye kendini sakladı.” dedi. Herkes biraz utandı. Çünkü gerçekten son zamanlarda kimse gül yaprağını toplamıyor, kimse sulamıyor, kimse ismini fısıldamıyordu.

Geri getirme planı

  1. Önce bahçeyi temizleyeceklerdi. Plastik poşetleri ve kırık dalları toplayacaklardı.
  2. Ardından dostça davranacaktılar: nazik sözler söyleyip, yavaşça su vereceklerdi.
  3. Son olarak birlikte bir şarkı söyleyeceklerdi. Şarkı, hatırlatan bir şarkı olacaktı.

Herkes görevi paylaştı. Kedi Mırmır küçük atıkları topladı. Kaplumbağalar ağır ağır toprağı düzleştirdi. Serçe yüksekten dalga geçti. Mira ise incitmeden çiçeklerin etrafını süpürdü.

Şarkı ve geri dönüş

Akşamüstü, herkes el ele verdi. Mira en sevdiği ninniyi mırıldandı. Ses, dalga dalga yayıldı. Bu şarkı ne çok yüksek ne çok alçaktı; tam doğru olan tempoda, içten gelen bir sesle söylendi.

Birden, gökyüzünde renkler döndü. Sis dağıldı, toprak hafifçe titredi. Toprak üstünde gizli bir kapak açıldı ve minik, parlak güller yavaşça yukarı çıktı. Güller birbirine sarılıp bahçenin eski yerine yerleşti. Koku her yeri sardı. Hep birlikte bir anda güldüler.

Yeni alışkanlıklar

Bahçe geri gelmişti ama herkes biliyordu ki bir daha kaybolmaması için bazı şeyler değişmeliydi. Mahallede yeni bir liste yapıldı:

  • Haftada en az bir kez bahçeye su verilecek.
  • Kimse çiçekleri koparmayacak, sadece fotoğraf çekecek.
  • Çocuklar oyun oynadıktan sonra çöplerini mutlaka toplayacak.

Mira her gün bahçeye uğradı. Güllerle konuştu. Onlara hikâyeler anlattı. Artık bahçe ne yalnız ne de unutulmuştu. Herkes orayı çok sevdiği için gül bahçesi hep oradaydı.

Okurken sorular

  • Sen de bahçeye nasıl yardım edebilirsin?
  • Kaç tane gül hayal ediyorsun? Sayar mısın?
  • Güllere söylemek istediğin bir şarkı var mı?

Masal burada bitiyor. Ama bahçedeki gül kokusu ve dostluğun sıcaklığı, dinleyen herkesin kalbinde kalmaya devam ediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu