Geceleri Uçan Süpürgeli Cadı Masalı

Gece Başlıyor
Kasabanın sokak lambaları birer birer sönmeye başladığında, pencerelerden hafif nefesler yükselir; evlerde küçük ayak sesleri durur, oyuncaklar uykuya hazırlanır. Tam o anda, sessizliğin içinden usulca bir ses duyulur: süpürge tıkırtısı. Bu tıkırtı, herkesin bildiği türden bir korku sesi değil; daha çok merak ettiren, gizemli bir melodi gibidir.
Süpürgenin Sırrı
Süpürgenin sahibi, yaşlı bir cadı değildir; tıknaz burunlu, kambur bir hayal de değildir. O, yumuşak sesi ve kocaman gülüşüyle tanınan, herkesin ‘komşu’ diye selam verdiği bir kadındır. Gece olduğunda, küçük süpürgesini alır, pürüzsüz bir fırça gibi tüylerini düzer ve gökyüzüne doğru hafifçe yükselir.
Onun süpürgesi sihirli değil, ama iyi niyetle doldurulmuştur. Rüzgârla yarışmaz; yıldızlara çarpmadan, bulutlara zarar vermeden süzülür. Cadı, geceleri uçarken şarkılar mırıldanır; şarkılar kedilere huzur verir, gecikmiş kelebekleri yatıştırır.
Kayıp Kedi ve Küçük Cesaretler
Bir gece, pencereden dışarıya bakan küçük bir çocuk sessizce ağlamaya başladı. Minik evcil kedisi Mırmır, pencerenin altındaki çatlakta kaybolmuştu. Cadı, uzaktan mırlamayı duydu ve süpürgesini o yöne çevirdi.
Çocuğun gözleri kocaman olmuştu; korku ve umut birbirine karışmıştı. Cadı, süpürgesini yumuşakça yere indirdi ve çocuğun elini tuttu. ‘Gel, birlikte arayalım,’ dedi. Küçük adımlarla çatlağın yanına gittiler. Cadı, fenerini aldı; ışık küçük bir gölgeyi aydınlattı. Mırmır, titrek bir sesle miyavladıktan sonra kedinin kuyruğu görünür oldu. Çocuk dizlerinin üzerine çöktü ve kedisini kucakladı.
Bu küçük cesaret, çocuğa özgüven verdi. Korktuğunda yardım istemek ve yanında birinin olduğunu bilmek, bazen en büyük sihirdir.
Yıldızları Tertip Etmek
Cadının en sevdiği işi ise kayıp yıldızları yerine koymaktı. Onun için yıldızlar tıpkı düşlerin posta kutuları gibiydi; bazen bir tanesi yollarını şaşırır, kaybolur. Cadı küçük bir sepetle gökyüzünde dolaşır, eksik parıltıları toplar, nazikçe yerlerine bırakarak geceyi düzenlerdi.
Bir gece, ayın etrafında dönüp duran bir yıldız, sabah için çok yorgun görünüyordu. Cadı, yıldızı alıp usulca okşadı, fısıldadı: ‘Dinlen, yarın tekrar parlayacaksın.’ Ertesi sabah, çocuklar pencereden baktıklarında her şeyin yerli yerinde olduğunu gördüler.
Sabahın İlk Işığı
Güneş doğarken, cadı süpürgesini bahçesine bıraktı, kapısını hafifçe kapattı ve komşusunun kahvesinin kokusunu duydu. Kimse onun gece koşuşturmasını tam olarak göremezdi; ama herkes ertesi sabah küçük iyiliklerin izlerini bulurdu: kayıp bir oyuncağın geri gelmesi, bir sokak kedisinin huzurlu uykusu, pencerede parlayan bir umut ışığı.
Masaldan Alınacak Küçük Dersler
- Yardım istemek utanç verici değildir; birlikte daha kolay çözülür.
- İyilik küçük adımlarla başlar; bir tebessüm bir geceyi aydınlatabilir.
- Hayal kurmak güven verir; bazen hayallerimiz başkalarına da iyi gelir.
Gece çöktüğünde, belki sen de pencerene bakarak süpürge tıkırtısını dinlersin. Eğer duyar ve gözlerin hafifçe parlarsa, bil ki bir yerlerde nazik bir el, gecenin düzenini koruyor ve küçük bir mucizeyi uyandırıyor.




