4 Yaş Masalları ve Hikayeleri OkuMasallar

Fındık Faresi ile Çekirge Masalı

Bir sonbahar günü

Toprak sararmış. Yapraklar hışır hışır dans ediyor. Küçük bir farecik, fındık tanelerini sırtında taşır gibi özenle ilerliyordu. Fındık Faresi’nin evi bir çınarın kökleri arasındaydı. Küçük kapısı, küt küt atılan minik ayakkabılar kadar neşeliydi.

Yakınlardaki çayırlıkta bir çekirge şarkı söylüyordu. Tırr tırr sesler, hop hop zıplamalar. Güneşin altında şarkı söylemek onun en sevdiği şeydi. Fındık Faresi, bir yandan topluyor bir yandan da gülümsüyordu.

Fındık Faresi’nin hazırlığı

Fındık Faresi çalışkandı. Her gün birkaç fındık, birkaç tane daha. “Bir fındık bugün, üç fındık yarın,” diyordu kendi kendine. Küçük sepetleri doldururken şarkı mırıldanırdı ama işini aksatmazdı. Düzenliydı. Saymayı severdi. 1, 2, 3… Hepsi sıralı, hepsi güvende.

Evin içinde minik bir masa vardı. Masanın üstünde küçük kavanozlar. Kavanozların üstüne etiketi gibi küçük resimler çizmişti: “Sabah fındıkları”, “Akşam fındıkları”, “Paylaşılanlar”. Fındık Faresi, kendi kendine planlar yapmayı seviyordu. Böylece soğuk sabahlarda aç kalmazdı.

Çekirge’nin şarkısı

Çekirge özgürdü. Rüzgârla yarışır, çimenlerin üzerinde hoplardı. Her gün yeni bir melodi mırıldanırdı. Çekirge, “Bugün şarkı söyleyeceğim, yarın da yine şarkı söyleyeceğim,” derdi. Plan yapmayı pek sevmezdi. Çünkü dünya onun için bir sahneydi, anı yaşamak en güzeli diye düşünürdü.

Fındık Faresi bir gün çekirgeye seslendi: “Haydi birlikte bir şeyler yapalım. Biraz toplayalım, sonra şarkı söyleriz.” Çekirge gülümsedi ve “Şimdi şarkı varken neden toplayayım?” dedi. Gülüşleri çayıra yayıldı ama Fındık Faresi biraz endişelendi.

Soğuk bir sabah

Bir sabah hava serinledi. Rüzgâr daha güçlü esti. Çekirge, dışarıda şarkı söylemeye gitti ama sesler biraz daha titrek çıkıyordu. Fındık Faresi’nin evinde ise kavanozlar doluydu; kapının kenarında sıcak bir battaniye, içinde birkaç fındık ve minik bir çorba vardı.

Çekirge, karnını hissedince sessizleşti. Şarkı söylemekten yorulan sesler, mırıldanan umutlara dönüştü. Yanına gelen bir yaprak onu sarmaladı ama içi bir tuhaftı. Fındık Faresi kapısını açtı ve çekirgeyi içeri davet etti.

Paylaşmanın sırrı

Fındık Faresi, kapısını açtıktan sonra küçük bir tepsi çıkardı. “İçeri gel, beraber yiyelim,” dedi. Çekirge utanarak ama minnetle kabul etti. Masada hem fındık hem de sıcak bir şeyler vardı. Çekirge, ilk lokmayı alınca gözleri parladı. “Çok güzel,” dedi. “Paylaşmak ne kadar güzelmiş.”

Fındık Faresi gülümsedi. “Hazırlık yapınca paylaşmak kolay olur,” dedi. “Benim kavanozumda fazla fındık vardı. Birlikte olunca hepsi daha lezzetli.” Çekirge o günden sonra sadece şarkı söylemeyi değil, küçük hazırlıklar yapmayı da öğrenmeye başladı. Küçük bir kese yapıp içine her gün topladığı birkaç tohum, küçük bir fındık bıraktı.

Öğrendikleri

  • Paylaşmak kalpleri ısıtır.
  • Hazırlık yapmak rahatlık verir.
  • Şarkı söylemek ve çalışmak birlikte olur.
  • Arkadaşlık, en güzel hazinedir.

Ve sonunda

Çekirge her sabah kısa bir şarkı söyledikten sonra biraz tohum toplar oldu. Fındık Faresi de ara sıra melodiler mırıldandı. İkisi birlikte çayırlarda yürüdü, birlikte güldü. Küçük evde her zaman bir fincan sıcak içecek ve taze fındık bulmak mümkündü.

O günlerden sonra çayırlık daha bir canlı oldu. Şarkılar, çalışmalar ve paylaşımlar içinde günler akıp gitti. Herkes birbirine yardım etmeyi, hem eğlenmeyi hem de hazırlıklı olmayı öğrendi. Böylece minik dostların hikâyesi, çimenlerin üzerinde sakince devam etti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu