Anadolu MasallarıÇocuk Masalları Oku Eğitici ve EğlenceliKısa Çocuk Masalları OkuTürk Masalları

Tembel Kız Masalı

Masal

Bir zamanlar küçücük bir köyde, Sıla adında bir kız yaşarmış. Sıla, oyun oynamayı, çiçek toplamakla meşgul olmayı çok severmiş; ancak ev işlerini, tarlaya yardım etmeyi ya da sabahları erkenden uyanmayı sevmezmiş. Evdekiler ona “tembel kız” dermiş; ama Sıla bunu kötü anlamaz, sadece işleri ertelemeyi alışkanlık haline getirmiş.

Yaz geldiğinde köyde işler çoğalmış. Komşular tarlalarını sürüyor, bahçeleri suluyor, saman topluyor, Sıla ise sabahları geç kalktığı için yorgunluk bahanesiyle pek fazlasına katılmıyormuş. Annesi sabırlıymış; ona nasihat eder, küçük görevler verirmiş. Babası daha sertmiş ama Sıla’ya bağırmak istemezmiş. “Sana güveniyoruz” dermiş, “sadece elini taşın altına koyman gerekiyor.”

Bir gün köyde yaşlı, bilge bir teyze kalacak bir yere ihtiyaç duymuş. Sıla’nın ailesi, teyzeye yardım etmek için gönüllü olmuş. Sıla’nın annesi, kızına teyzeye çay koymasını, sobayı yakmasını ve yatak örtülerini düzeltmesini söylemiş. Sıla, işleri hep yarım bırakırmış; toen böyle küçük görevlerin önemsiz olduğunu düşünmüş.

Ertesi sabah teyze uyanmış ve odasına baktığında çarşafların düzensiz, sobanın sönmüş, sofranın dağınık olduğunu görmüş. Gülümsedi ve Sıla’ya şöyle demiş: “Her işin bir zamanı vardır. İşi bugün yaparsan yarın rahat edersin. Ama önemli olan sadece işi yapmak değil, nasıl yaptığındır.” Sıla bu sözleri pek umursamamış ama içinde küçük bir soru işareti belirmiş.

Günler geçtikçe köyde hava birden değişmiş. Yağmur şartları zorlaştırmış; tarlalar çamura dönmüş, samanı kurutmak güçleşmiş. Komşular sınırları zorlayarak, daha çok çalışarak işleri yetiştirmeye çalışırken Sıla yine oyunlara dalıyormuş. Bir gün oyun oynarken komşunun küçük kuzusunun sürüden ayrıldığını ve yolunu kaybettiğini görmüş. Kuzu yalnız, ıssız bir tepeye doğru gidiyormuş.

Sıla ilk anda izleyip kalmak istemiş; “Bu iş bana mı kaldı?” demiş kendi kendine. Ama kuzunun ürkek çığlığı, rüzgârın içinde bir yardım çağrısı gibi gelmiş. Sıla kalbinde garip bir sıkışma hissetmiş. Oyunu bırakmış, koşarak kuzuyu kovalayıp yakalamış ve güvenli yere geri götürmüş. O an içini bir sıcaklık kaplamış; işi yapmanın verdiği bir iyi hismiş bu.

O günden sonra Sıla değişmeye başlamış. Sabahları kalkıp ev işlerine yardım etmiş, komşuların tarlasında da ellerinden geleni yapmış. Her işi titizlikle yapmaya çalışmış; çünkü artık yaptığı işin sadece kendisine değil, çevresine de yararı olduğunu anlamış. İnsanların gülümsemesi, birinin elini tutarak teşekkür etmesi Sıla’nın için daha değerli hale gelmiş.

Zamanla Sıla’nın adı köyde değişmiş; artık onu “çalışkan Sıla” diye anmaya başlamışlar. Tembellik yerini sorumluluk duygusuna bırakmış. Ne var ki Sıla, eski keyifli oyunlarından vazgeçmemiş; sadece oyunla işi dengede tutmayı öğrenmiş. Oynamak ve dinlenmek kadar, zamanında görev almak da onun için önemli olmuş.

Masaldan Dersler

  • Ertelemek kolaydır ama işleri zamanında yapmak daha huzurlu bir sonuç verir.
  • Bir işi yapmanın değeri, sadece sonucu değil, onu yaparken gösterdiğin özenle ölçülür.
  • Küçük iyilikler bile bir toplumda büyük farklar yaratır; birinin yardımına koşmak güveni ve dayanışmayı güçlendirir.

Sıla’nın hikâyesi, çocuklara ve yetişkinlere küçük sorumlulukların önemini hatırlatır. Tembellik bazen cazip görünse de, emek verildiğinde hem kendimiz hem de çevremiz daha mutlu ve huzurlu olur.

İlgili Makaleler

9 Yorum

  1. Farkındalıkla büyütülen çocuklarımız ile bu ve benzeri cinsiyetçi masalların sonunun gelmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle kadın ve erkeğin el ele omuz omuza yürüyebildiği aydınlık günlerin gelmesi en büyük dileğim, gayem ve çabam.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu