Eski Masallar

Bakır Kemerin Üç Sırrı

Uzak ülkelerin birinde, tepeleri lavanta kokan, taş evli küçük bir köy varmış. Bu köyde Zeren adında, soru sormayı çok seven bir çocuk yaşarmış. Zeren’in en sevdiği yer, büyükannesinin tavan arasındaki sandıklarla dolu odasıymış. Sandıkların içinde eski masallar, sararmış mektuplar, renkli düğmeler ve kimin ne zaman yazdığı bilinmeyen haritalar bulunurmuş.

Bir sonbahar sabahı Zeren, duvarın arkasından gelen ince bir tıkırtı duymuş. Ses, yıllardır açılmayan küçük bir dolabın içinden geliyormuş. Dolabın kapağını kaldırınca, kadife bir beze sarılı bakır bir kemer bulmuş. Kemerin üzerinde üç küçük kilit varmış. Her kilidin yanında da birer işaret duruyormuş: kulak, el ve kalp.

Büyükannesi kemeri görünce uzun süre sessiz kalmış. Sonra, “Bu kemer bizim köyün en eski emanetidir,” demiş. “Yıllar önce köyümüzün kurucusu Suna Hanım, insanların birbirini anlamayı unutabileceğini düşünmüş. Bu yüzden kemere üç sır saklamış. Sırları yalnızca başkalarının iyiliğini kendi merakından önde tutan biri açabilir.”

Zeren’in gözleri parlamış. “Sırların içinde hazine var mı?” diye sormuş.

Büyükannesi gülümsemiş. “Belki altından daha değerli bir şey vardır. Ama bunu öğrenmek için üç işareti de izlemelisin.”

İlk işaret kulakmış. Zeren köy meydanına indiğinde herkesin aynı anda konuştuğunu görmüş. Değirmenci un çuvallarından, terzi kayıp makasından, çoban da kırılan çitlerden yakınıyormuş. Zeren önce kendi fikrini söylemek istemiş, fakat kemerdeki kulağı hatırlamış. Meydanın kenarına oturup herkesi dikkatle dinlemiş.

Bir süre sonra bütün şikâyetlerin aynı yere çıktığını anlamış. Köyün çeşmesinden su az akıyormuş; bu yüzden değirmen yavaşlıyor, çamaşırlar gecikiyor, hayvanların su kapları boş kalıyormuş. Zeren, çeşmenin arkasındaki taşları incelemiş. Orada, kurumuş dallarla kapanmış ince bir su yolu bulmuş. Köylüler hep birlikte dalları temizleyince çeşme yeniden şırıldamaya başlamış. Birinci kilit, çıt diye açılmış.

İkinci işaret elmiş. O gün köyün fırıncısı Aras Usta’nın ekmekleri fırından çıkar çıkmaz yere düşmüş. Tepsinin sapı kırılmış, üstelik akşam pazarına çok az zaman kalmış. Zeren hemen işe koyulmuş. Marangozdan ince bir tahta, demirciden küçük bir çivi, komşusundan da sağlam bir ip istemiş. Herkes elinden geleni verince yeni bir sap yapılmış. Ekmekler zamanında pişmiş ve ikinci kilit açılmış.

Son işaret kalpmiş. Üçüncü kilidin önünde Zeren, köyde herkesin unuttuğu yaşlı bir kadının evine gitmiş. Kadının adı Meliha’ymış. Meliha Nine, yıllar önce çocuklara masallar anlatır, fakat son zamanlarda kimse kapısını çalmazmış. Zeren onun yanına oturmuş ve “Bana en sevdiğiniz masalı anlatır mısınız?” demiş.

Meliha Nine, gözleri ışıldayarak eski bir öykü anlatmaya başlamış. Öyküde, bir köyün bereketinin gizli bir kuyuda değil, insanların birbirine ayırdığı zamanda saklandığı söyleniyormuş. Zeren masalı dinlerken, kemerdeki üçüncü kilidin kendiliğinden açıldığını fark etmiş. Fakat içinde altın ya da mücevher yokmuş. Kemerin içinden yalnızca küçük, boş bir kese çıkmış.

Zeren şaşırınca Meliha Nine gülmüş. “Kese boş değil,” demiş. “İçinde senin seçimin var. Onu güzel bir şeyle doldurursanız köyünüzün şansı büyür.”

Zeren bu sözleri meydana taşıyınca köylüler birlikte düşünmüş. Kimi çeşmenin başına bir oturma yeri yapmış, kimi fırından ekmek ayırmış, kimi de yaşlıların evlerini ziyaret etmeye başlamış. Meliha Nine’nin masalları yeniden köyün akşamlarını süslemiş. Boş kese, her iyilikte biraz daha ağırlaşmış; sonunda içinden parlak bir buğday tanesi çıkmış.

Buğday tanesi köyün ortasına ekilmiş. Kısa zamanda dalları gökyüzüne uzanan altın renkli bir başağa dönüşmüş. Köylüler onun tanelerini paylaşarak her evin önüne küçük birer bahçe kurmuş. Zeren ise bakır kemeri yeniden sandığa koymuş, fakat üç işareti hiç unutmamış: önce dinlemek, sonra yardım etmek, daima gönülden davranmak.

O günden sonra köyde biri eski masallar anlattığında herkes sessizce dinler, biri yardıma ihtiyaç duyduğunda bütün eller aynı işe uzanırmış. Bakır kemerin sırrı da böylece saklı kalmamış; onu bilen herkesin davranışına dönüşmüş.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu