Dünya Masalları

Dünyanın Dört Yanına Uçan Kâğıt Kayık

Uzak denizlerin, yüksek dağların ve rengârenk çöllerin birbirine masallar anlattığı bir çağda, Kırlangıçsuyu adında küçük bir köy vardı. Bu köyde yaşayan Numi, her şeyi merak eden, cebinde daima renkli kâğıtlar taşıyan bir çocuktu. Numi’nin en sevdiği şey, gezginlerin anlattığı uzak ülkeleri dinlemekti. Bir gün kuzeyden gelen bir tüccar karların arasındaki çanları, güneyden gelen bir denizci mercan adalarını, doğudan gelen bir müzisyen ise ay ışığında dans eden bambuları anlattı. Numi, dünyanın ne kadar büyük ve ne kadar güzel olduğunu düşündü.

O gece köyün yaşlı kâğıt ustası Miro, Numi’ye küçük bir deste verdi. Kâğıtların üzerinde dağ, nehir, kuş ve yıldız resimleri vardı. Usta, “Bunlar sıradan kâğıtlar değil,” dedi. “Birinin içten dileğini duyduklarında kayığa dönüşür ve dünyanın dört yanına yolculuk ederler. Ancak yalnızca kendisi için istenen dilekleri taşımazlar.”

Numi, hemen kâğıtlardan birini katladı. Üzerine, “Bana dünyanın bütün güzelliklerini göster,” diye yazdı. Kâğıt bir anda titredi, mavi bir kayığa dönüştü ve pencereden dışarı süzüldü. Numi de kayığın peşinden koştu. Kayık, köyün çayına ulaştığında suyun üzerinde parlayan bir yol açıldı. Numi gözlerini kapattı; açtığında kendini bembeyaz evlerin bulunduğu, çan sesleriyle dolu bir kuzey kasabasında buldu.

Kasabanın çocukları buzdan bir köprü yapmak istiyordu fakat köprünün ortasındaki büyük buz parçası çatlamıştı. Numi, kendi kâğıtlarından birini katlayıp çatlağın üzerine bıraktı. Kâğıt, gümüş renkli bir tahtaya dönüştü. Çocuklar birlikte çalışarak köprüyü tamamladı. Bunun karşılığında ondan bir dilek istemesini söylediler. Numi, “Herkesin sıcak bir yuvası olsun,” dedi. O anda gökyüzüne küçük bir ışık yükseldi ve kuzey kasabasının bacalarından sıcacık dumanlar tüttü.

Mavi kayık yeniden hareket etti. Bu kez Numi’yi, baharat kokularının yükseldiği altın renkli bir çöl şehrine götürdü. Şehrin çeşmeleri susmuş, insanlar su kovalarıyla uzak kuyulara gitmeye başlamıştı. Numi, çocuklarla birlikte kumların arasında eski bir taş oluk buldu. Hep beraber kumu temizlediler. Taş oluğun altındaki küçük kapak açılınca yerin derinliklerinden berrak su fışkırdı. Şehir halkı sevinçle şarkı söyledi. Numi’den yine bir dilek istediler. Numi, “Bu suyu herkes adilce paylaşsın,” dedi. Çeşmeler yeniden akmaya başladı.

Sonra kayık, bambu ormanlarının içindeki yeşil bir vadiye vardı. Vadide yaşayan çocuklar, dünyanın dört yanından topladıkları ezgileri tek bir şarkıda birleştirmek istiyordu. Fakat herkes kendi melodisinin en güzel olduğunu savunuyordu. Numi, onları bir çemberin içine çağırdı. Bir çocuğun ritmini, diğerinin sesini, başka bir çocuğun da el çırpışını dinledi. Sonunda bütün ezgiler aynı anda başlayınca ortaya ne hızlı ne yavaş, ne yüksek ne alçak, herkese yer açan bir şarkı çıktı. Vadi, kuşların kanat sesleriyle birlikte yankılandı.

Numi artık kendi dileğini unutmuştu. Mavi kayık onu gökyüzünün ortasında, yıldızlarla çevrili sessiz bir meydana götürdü. Burada dünyanın her yanından gelen dilekler, küçük ışık topları gibi süzülüyordu. Kâğıt ustası Miro’nun sesi bulutların arasından duyuldu: “Şimdi sıra senin dileğinde.” Numi bir süre düşündü. Sonra son kâğıdı katladı ve üzerine, “İnsanlar birbirlerinin masallarını dinlemeyi hiç bırakmasın,” yazdı.

Dilek gökyüzüne yükselince bütün ışık topları birbirine bağlandı. Kuzeydeki çanlar, çöl şehrindeki çeşmeler ve bambu vadisinin şarkısı aynı anda duyuldu. Her ülkede insanlar o gece, daha önce hiç karşılaşmadıkları kişilere kendi masallarını anlattı; sonra da onların hikâyelerini sessizce dinledi.

Numi sabah olduğunda Kırlangıçsuyu’ndaki evindeydi. Elinde yalnızca küçücük bir kâğıt parçası kalmıştı. O günden sonra köy meydanında her hafta bir Masal Sofrası kuruldu. Gezginler, çocuklar ve yaşlılar uzak diyarlardan öyküler getirdi. Numi ise her anlatının sonunda aynı soruyu sordu: “Bu masalda kimi daha iyi anlamayı öğrendik?” Böylece dünya, tek bir büyük kitap gibi sayfalarını açtı; her sayfada başka bir dil, başka bir renk ve ortak bir iyilik parlıyordu.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu