3 Yaş Masalları ve Hikayeleri Oku

Küçük Tavşan Tofi’nin Yuvarlak Günü

Çimenlerin yumuşacık olduğu, papatyaların başını sallayarak selam verdiği küçük bir vadide Tofi adında bembeyaz bir tavşan yaşardı. Tofi’nin kulaklarının biri dik, diğeri hafifçe yana yatıktı. Koşmayı, zıplamayı ve yeni şeyler bulmayı çok severdi.

O sabah vadide özel bir hazırlık vardı. Hayvanlar, büyük meşe ağacının altında Neşe Sofrası kuracaktı. Herkes evinden bir yiyecek getirecek, sofranın çevresine de yuvarlak yaprak tabaklar dizecekti. Tofi, annesinin hazırladığı üç küçük havuçlu çöreği sepetine koydu.

“Dikkatli ol Tofi,” dedi annesi. “Çörekler yuvarlanmasın.”

Tofi başını salladı. “Merak etme anneciğim. Üçünü de güvenle götüreceğim.”

Yola çıktı. Fakat daha çimenlikten ayrılmadan, çalıların arasından ince bir ses duydu.

“Pisi pisi… Biri bana yardım edebilir mi?”

Bu, minik kirpi Pırçık’tı. Pırçık’ın sırtındaki kuru yapraklar bir dala takılmıştı. Ne kadar geri geri gitse de yapraklar bırakmıyordu.

Tofi sepetini yere koydu ve nazikçe dalları ayırdı. Bir yaprağı çekti, sonra ötekini. Pırçık sonunda özgür kaldı.

“Teşekkür ederim,” dedi kirpi. “Neşe Sofrası’na mı gidiyorsun?”

“Evet. Çöreklerimi götürüyorum.”

Pırçık sepetin içine baktı. “Ne güzel kokuyorlar!”

Tofi gülümsedi. “Sofrada hepimize yeter.”

İki arkadaş birlikte yürümeye başladılar. Az sonra dere kenarında ördek Dudu’yu gördüler. Dudu’nun küçük tahta kaşığı suya düşmüş, kaşık yavaşça akıntıyla uzaklaşıyordu. Dudu kanatlarını çırpıyor ama kaşığa yetişemiyordu.

Tofi uzun bir söğüt dalı buldu. Pırçık da dalın ucuna geniş bir yaprak bağladı. Dalı suya uzattılar. Yaprak kaşığın altına geldi. Tofi dalı yavaşça çekti ve kaşık kıyıya çıktı.

Dudu sevinçle vakladı. “Şimdi çorbamı karıştırabileceğim! Sofraya birlikte gidelim mi?”

“Elbette,” dedi Tofi.

Biraz ileride, çiçeklerin arasında küçük bir salyangoz gördüler. Salyangozun önünde kocaman bir elma vardı. Elma, onun için çok ağırdı.

“Bu elmayı sofraya götürmek istiyorum,” dedi salyangoz. “Ama yuvarlayamıyorum.”

Tofi, Pırçık ve Dudu elmanın çevresine geçtiler. Tofi itti, Dudu gagasıyla hafifçe dokundu, Pırçık da arkasından destek verdi. Elma önce kıpırdamadı. Sonra minik bir ses çıkararak yuvarlanmaya başladı.

“Birlikte olunca ne kadar kolaymış!” dedi salyangoz.

Neşe Sofrası’na vardıklarında herkes onları bekliyordu. Tofi sepetini açtı. Ancak çöreklerden biri yoktu. Tofi yol boyunca sepetin sallandığını hatırladı. Tam üzülürken çalılıkların arasından bir ses geldi.

“Pardon! Çöreğiniz burada!”

Bu, fındık toplamaya çalışan sincap Cici’ydi. Çörek, onun sepetinin yanına yuvarlanmıştı. Cici çöreği dikkatle alıp getirdi.

“Bulduğun için teşekkür ederim,” dedi Tofi.

Herkes büyük meşe ağacının altında yere oturdu. Ördek çorbayı karıştırdı, salyangoz elmayı dilimledi, kirpi yaprakları tabak gibi dizdi. Tofi de havuçlu çörekleri paylaştırdı.

Çöreklerden biri Tofi’ye, biri Pırçık’a, biri de Cici’ye düştü. Sonra Dudu çorbasından küçük birer kase verdi. Elma dilimleri de herkese yetti.

Güneş dalların arasından süzülürken hayvanlar gülmeye başladı. Tofi, günün başında yalnızca çöreklerini taşımayı düşündüğünü hatırladı. Oysa şimdi sofrada yeni arkadaşları vardı.

Yaşlı kaplumbağa Mumu ona şöyle dedi: “Bugün yuvarlak olan yalnızca elma değildi. İyilik de elma gibi elden ele yuvarlandı ve herkese ulaştı.”

Tofi kulaklarından yana yatanını düzeltti, sonra yeniden yana bıraktı. Herkes onun bu komik hâline güldü.

O günden sonra vadide biri bir işe yetişemediğinde, diğerleri hemen yanına koştu. Çünkü küçük bir yardımın bile kocaman bir sofraya dönüşebileceğini biliyorlardı. Tofi ise her Neşe Sofrası’nda ilk çöreği paylaşırken, “Birlikte olunca her gün daha güzel,” demeyi hiç unutmadı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu