1 Yaş Masalları ve Hikayeleri Oku

Keten Sepette Uyuyan Minik Gökkuşağı

Güneş, pencereden içeri altın gibi bir ışık gönderdiğinde Nunu gözlerini açtı. Nunu, yumuşacık kulakları ve minicik patileri olan sevimli bir tavşandı. Her sabah önce burnunu oynatır, sonra etrafındaki güzel sesleri dinlerdi. Kuşlar cik cik derdi. Yapraklar hışır hışır sallanırdı. Uzakta, küçük derenin suyu şıpır şıpır akardı.

O sabah Nunu yatağının yanında duran keten sepetini aldı. Sepet boştu. Nunu sepete baktı, gülümsedi ve bahçeye çıktı. Çimenlerin üzerinde yuvarlak, renkli bir ışık gördü. Işık kırmızı, sarı, mavi ve yeşil renklerle parlıyordu. Sanki minicik bir gökkuşağı, çiy damlasının içinde uyuyordu.

Nunu ışığa yavaşça yaklaştı. “Merhaba,” dedi. Renkli ışık hafifçe titreşti. “Pırıl pırıl,” diye fısıldadı Nunu. Ona dokunmadı. Önce iki patisini ışığın yanına koydu. Sonra sepetini çimenlerin üzerine bıraktı. Işık, sanki Nunu’yu tanımış gibi sepete doğru minicik bir parıltı gönderdi.

Nunu sepetini dikkatle tuttu. “Seni güzel bir yere götürebilirim,” dedi. Ancak hangi güzel yerin doğru olduğunu bilmiyordu. Önce papatya tarlasına gitti. Papatyalar başlarını salladı. Beyaz taç yaprakları ışıkla aydınlandı. Fakat renkli parıltı orada durmak istemedi. Sepetin içinde usulca sallandı.

Sonra Nunu, yaşlı armut ağacının altına gitti. Ağaç serin gölgesini yere serdi. Birkaç kelebek uçuştu. Nunu kelebeğe baktı, kelebek de Nunu’ya baktı. Renkli ışık bu kez turuncu ve mor renklere büründü. Ama yine sepette kıpır kıpır oldu. Demek ki burası da onun evi değildi.

Nunu biraz düşündü. “Belki de tek başına kalmak istemiyorsun,” dedi. O sırada bahçeden ince bir ses geldi. Minik kaplumbağa Titi, ters dönmüş bir yaprağın yanında duruyordu. Nunu hemen yanına gitti. Yaprağı kaldırdı ve Titi’nin yolunu açtı. Titi başını uzatıp mutlu bir şekilde gülümsedi.

Renkli ışık birden parladı. Kırmızı, sarı, mavi ve yeşil renkler sepetin üzerinde dans etti. Nunu şaşkınlıkla gözlerini büyüttü. Titi ışığa yaklaştı. Işık, Titi’nin kabuğuna yumuşak bir sıcaklık verdi. Kaplumbağa gözlerini kapattı. “Ne güzel,” der gibi başını salladı.

Nunu o anda anladı. Renkli ışık, yalnızca bir yerde durmak istemiyordu. İyiliğin olduğu yere gitmek istiyordu. Nunu sepetini bahçede gezdirdi. Aç olan serçelere birkaç buğday tanesi verdi. Susayan arıya bir yaprağın üzerinde su sundu. Küçük kirpinin dikenlerine takılan kuru otu dikkatle ayırdı. Her yardımda sepet biraz daha ışıldadı.

Gün akşama yaklaşınca bahçe yumuşak bir renge büründü. Nunu, Titi’yi ve diğer dostlarını keten sepetin yanına çağırdı. Hep birlikte sessizce oturdular. Renkli ışık sepetten yükseldi. İncecik renk çizgileri gökyüzüne uzandı. Sonra ışık, bahçedeki çiçeklerin üzerine küçük küçük renkler bıraktı.

Nunu, ışığı kendisine saklamak yerine dostlarıyla paylaştığı için çok sevindi. O gece keten sepeti yatağının yanına koydu. Sepetin içinde ışık yoktu; ama sepetin kenarlarında tatlı bir sıcaklık vardı. Nunu gözlerini kapattı. Titi’nin gülümsemesini, kuşların sesini ve renkli bahçeyi düşündü.

Sabah olduğunda sepetin içinde dört küçük renkli çiçek açmıştı. Nunu onları bahçeye dikti. O günden sonra ne zaman biri yardıma ihtiyaç duysa çiçekler parladı. Nunu da minik patilerini çırpıp dostlarının yanına koştu. Çünkü en güzel ışığın, paylaşınca büyüyen iyilik olduğunu öğrenmişti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu