
Göldeki Minik Kabahat
Küçük bir köyün göl kıyısında, tüyleri parlak ve yürüyüşü kendinden emin bir ördek yaşardı. O, diğerlerinden farklıydı: hep en güzel yiyeceği ister, en sıcak suya yanaşır, kuş sürüsünün oyunlarını bozardı. Komşuları onu “Misket” diye çağırsa da, herkes arada bir onun şımarıklığından yakınıyordu.
Misket’in annesi ona hep sabırlı davranırdı. Ama bir gün, göle yeni gelen bir ördek yavrusu herkesin ilgisini çekti. Yeni gelenin adı Limon’du; küçük, meraklı ve herkesle oynayan biriydi. Limon, gölde yüzmeyi öğrenmeye çalışırken Misket ona yer vermek istemedi. “Oyun benim,” der gibi peşinden yüzüyor, Limon’u boğulacakmış gibi korkutacak kadar yakın takılıyordu.
Günlerden Bir Macera
O sabah göl biraz dalgalıydı. Kuş sürüsü uçmuş, rüzgâr sazları hışırdatıyordu. Misket, korkusuzca suya daldı ama o sırada bir dalga küçük Limon’u uzak kıyıya sürükledi. Limon panikledi; su daha derinleşiyordu. Misket, önce biraz izledi. “Bu, onun yüzme sınavı,” diye düşündü kendi kendine. Fakat Limon suya daldıkça uğraşıyordu ve gözleri korkuyla parlıyordu.
O an Misket’in içinden garip bir şey geçti. Öfke ve kıskançlık bir kenara itildi. Küçük bir ses, annesinin yıllar önce söylediği bir sözü hatırlattı: “Gerçek cesaret, kendinden vazgeçip başkasına el uzatmaktır.” Misket hızla Limon’a doğru yüzdü. Kanatlarını güçlüçe çırparak onu tutmayı başardı ve birlikte kıyıya döndüler.
Komşuların Tepkisi
Kıyıya vardıklarında diğer hayvanlar alkışladı gibi mırıltılar çıkardılar. Limon titriyordu ama güvendeydi. Misket, göğsü kabararak değil, biraz mahcup bir ifadeyle Limon’a baktı. “Affet beni,” dedi Misket sessizce. Limon gülümsedi: “Artık arkadaş mısın?”
Misket başta ne diyeceğini bilemedi. Gururunu bir kenara bırakmak zordu ama yeni hissettiği sıcaklık daha güzeldi. “Evet,” diye mırıldandı. “Arkadaş olalım.”
- Komşu ördekler Misket’in davranışını gördü ve ona daha farklı gözle bakmaya başladı.
- Köydeki diğer hayvanlar yardımın önemini konuştular; küçük jestlerin büyük etkileri olabileceğini anladılar.
- Misket ise şımarıklığın verdiği yalnızlıktan kurtulmanın tadını keşfetti.
O günden sonra
Misket bir daha eskisi gibi davranmadı. Hâlâ en iyi yeri isterdi ama artık sıra beklemeyi, paylaşmayı ve yardım etmeyi de öğrendi. Limon’un yanında olmak ona iyi gelmişti; birlikte gölde oyunlar oynuyor, yağmur sonrası göletlerde küçük maceralara atılıyorlardı.
Bir akşamüstü, Misket annesine yanaştı ve başını annesinin tüylerine yasladı. Anneleri her zaman bilmez ama içten bir mutluluk hissiyle Misket’in kalbi hafiflemişti. Artık yalnızca kendini düşünmüyor, çevresine değer veriyordu.
Ders gibi bir şey
Bu küçük hikâye bize şunu hatırlatır: Bazen kendimizi önemli hissetmek için başkalarını geride bırakmak isteriz; ama gerçek mutluluk paylaşınca, yardım edince ve birlikte olunca gelir. Biraz cesaret, biraz empati ve bir avuç da dostça davranış, birinin şımarıklığını bırakıp daha iyi bir arkadaş olmasına yetebilir.
Göl kenarındaki sessizlik çöktüğünde, Misket ve Limon uzunca süre suya bakıp gelecek oyunları planladılar. Gece olunca her biri yuvasına gitti; ama hepsinin yüzünde aynı düşünce vardı: Bugün iyi bir gündü.




