Bebek Masalları ve Hikayeleri OkuMasallar

Kibirli Tavuk Masalı

Küçük Bir Ders

Masal

Bir zamanlar, geniş bir çiftlikte yaşayan tavuklar vardı. Aralarında en parlak tüyleri olan ve her adımında kendinden emin yürüyen bir tavuk, diğerlerinden farklı davranırdı. Sık sık tüylerini kabartır, daha yüksek sesle öter ve kendisini herkesten üstün hissederdi.

Bu tavukun kibri, sabahları tüm kümese varış şeklinde başlardı. Yem dağıldığında önce o koşar, en büyük taneyi kapar, sonra da gururlu bir şekilde diğerlerinin önünde gagasını silerdi. Diğer tavuklar bunu hoş karşılamaz, ama kimse doğrudan onu uyaramazdı; çünkü o, söz dinlemeyen, kendi bildiğini okuyan biriydi.

Günlerden bir gün, çiftliğe yeni bir horoz geldi. Bu horoz kimseyi küçük görmüyor, herkesle nazikçe konuşuyor, yardıma ihtiyaç olunca ilk o koşuyordu. Tavuklarımızdan biri horoza sordu: “Neden kimseyi ezmeden gezebiliyorsun?” Horoza göre cevap basitti: “İnsanlara ve hayvanlara saygı göstermek, kendimi de daha değerli hissettiriyor.”

Kibirli tavuk, horozun bu davranışını hoş bulmadı. “Benim tüylerim daha parlak,” diye homurdandı. “Ben en önemli olanım.” Bunun üzerine horoz gülümseyip: “Gerçek değer tüyde değil, davranıştadır,” dedi ama tavuk onu umursamadı.

Bir gece, güçlü bir fırtına çıktı. Rüzgâr, kümesteki çatıyı zorluyordu. Sabah olduğunda çatıda bir hasar vardı ve yağmur kümese sızmıştı. Yemler ıslanmış, kümes karışıktı. Çiftlikte işler bir anda zorlaştı; hayvanlar üşümüştü ve herkes biraz korkmuştu.

Kibirli tavuk, önce kendini kurtarmayı düşündü. En kurak köşeye saklandı ve diğerlerine yardım etmedi. Bir süre sonra kümeste kalanlar bir araya gelip ne yapacaklarına karar verdiler. Horoza ihtiyaç vardı; o sakinliğini koruyup işleri organize etti. Tavuklar, koyunlar ve diğer hayvanlar birlikte çalışmaya başladı. Bazıları kırık parçaları tamir etti, bazıları ıslak tüyleri kurutmaya yardımcı oldu.

Çalışma sırasında kibirli tavuk yalnız kaldı. İlk başta kendini üstün hissediyordu ama üşümüş, yalnız ve endişeliydi. Horoza yaklaşmak için birkaç kez cesaret topladı ama gururu her defasında onu durdurdu. Sonunda, rüzgârın daha da şiddetlendiği bir anda kümesin kapısı açıldı ve bir yavru tavuk dışarı fırladı. Yaşlı bir köpek hızla onu yakalayıp korumaya çalıştı, ama yavru üşüyordu ve titriyordu.

Kibirli tavuk, yavruyu görünce kalbi yumuşadı. Gururunun ne kadar anlamsız olduğunu bir anda anladı. Etrafında bir araya gelen herkesin yardım ettiğini, herkesin elini taşın altına koyduğunu görünce utanmaya başladı. Baştan davranışlarıyla yalnızlaşmıştı; şimdi ise birlikte olmanın gücünü gördü.

Utanca rağmen öne çıktı, yavruyu kanatlarına aldı ve onu sıcak tutmaya çalıştı. Diğerleri de yardım etti. Horoz, su geçirmez örtüleri düzenledi, koyunlar yumuşak otlarla yavruyu sarıp sardı. Kısa süre sonra bebek tavuk sakinleşti ve ısındı. Çiftlikteki herkesin çabasıyla kümes tekrar eski haline getirilmeye başlandı.

Ne öğrendik?

Fırtına dindiğinde, kibirli tavuk daha önce olmadığı kadar mütevazıydı. Gururunun nasıl onu yalnızlaştırdığını görmüş, başkalarının yardımının ve birlikte çalışmanın değerini anlamıştı. Artık parlayan tüyleriyle değil, gösterdiği iyilik ve saygıyla tanınıyordu.

  • Herkesi küçük görmek yalnızlığa götürür.
  • Zor zamanlarda birlikte çalışmak sorunları kolaylaştırır.
  • Gerçek değer davranışlarda ve yardımlaşmada gizlidir.

Tavuk, bundan sonra kümesteki herkese saygı gösterdi; gerektiğinde yardım etti, gerektiğinde yardım istedi. Küçük jestlerin ve samimi davranışların, parlak tüylerden daha önemli olduğunu artık biliyordu. Çiftlikteki yaşam, birlikte çalışanların sayesinde daha huzurlu ve neşeli devam etti.

Bu masal, kibirli görünmenin bir süre sonra yalnızlığa ve pişmanlığa neden olabileceğini, alçakgönüllülüğün ise güven ve dostluk getirdiğini anlatır. Çocuklar için küçük ama önemli bir hatırlatma: Paylaşmak ve saygı göstermek, hepimizi daha güçlü kılar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu