7 Yaş Masalları ve Hikayeleri OkuDers Veren Hikayelerİlginç MasallarMasallar

Paylaşmayı Sevmeyen Fare Masalı

Bir Kış Günü

Küçük köyün taş duvarlarının ardında, yerin altında sıcacık bir fare yuvası vardı. Bu yuvada Misket adında meraklı bir fare yaşardı. Misket, diğer farelerden farklı olarak eşyalarını ve yiyeceklerini tek başına toplamayı, kimseyle paylaşmamayı severdi. “Bana yeterse bana kâfî” derdi kendi kendine.

Büyük Keşif

Bir sonbahar sabahı Misket, eski değirmenin yanında parlak bir parça peynir buldu. Peynir o kadar büyüktü ki Misket bir anlığa gözlerine inanamadı. Hemen peynir parçasını sırtlanıp yuvasına taşıdı. Komşuları onu gördüğünde “Paylaşmaz mısın?” diye sordular. Misket başını salladı ve kapısını sıkıca kapattı.

Komşularla Karşılaşma

Günler geçtikçe diğer hayvanlar yiyecek stokluyordu. Kuşlar cevizleri gizledi, sincaplar fındıkları biriktirdi. Misket her gece peynirine bakıp mutlu oluyordu. Bir gün fare arkadaşları onu ziyarete geldi:

“Misket, biraz peynir verir misin? Kış yaklaşıyor, annem hasta.”

Misket homurdandı: “Hayır. Hepsi bana lazım.”

Arkadaşları üzülüp ayrıldılar. Misket kendi kararından memnundu, çünkü yalnızca kendisinin güvence altında olduğunu düşünüyordu.

Fırtına Gecesi

Bir akşam şiddetli bir fırtına koptu. Rüzgâr ağaçları eğdi, yağmur yolları sel yaptı. Misket, yuvasının penceresinden dışarı bakınca derecikten yükselen suyun hızla arttığını gördü. Panik içinde peynirini alıp daha yüksek bir yere koydu ama su çok hızlıydı. Birden suyun gücü peynir tepsisini sürükledi ve peynir, yuvarlanarak küçük bir kanala düştü.

Misket çaresizce izledi. Su kararttı, peynir gözden kayboldu. Yalnız ve korkmuş bir şekilde dışarı çıkıp yardım istedi ama sesini kimse duymadı. O anda, daha önce pay istemesine rağmen kendisine soğuk davranan arkadaşlarının yüzleri aklına geldi. “Keşke paylaşsaydım,” diye mırıldandı.

Dostlukla Gelen Yardım

Ertesi sabah köy sessizdi. Yağmur durmuştu ama yollar çamurla doluydu. Misket yuvasının ağzında otururken uzaktan bir ses duydu. Arkadaşları yanına geliyordu: sincap, kirpi, birkaç fare ve kuşlar. Misket kalbi sıkıştı; yüzleri ona karşı soğuktu ama hepsi elinde küçük yiyecek paketleri taşıyordu.

“Sen bize yardım etmedin ama biz yine de paylaşmak istiyoruz,” dedi sincap.

Misket utandı. İçine pişmanlık dolduğunda gözleri parladı. “Özür dilerim, ben bencildim,” dedi. “Eğer izin verirsen bundan sonra paylaşacağım.”

Kirpi ve kuşlar gülümsediler; herkes küçük payını Misket’in önüne koydu. O an Misket asıl hazin olanın dolu bir mide değil, yalnızlık olduğunu anladı. Birlikte yediler, birbirlerine yardım etmenin verdiği sıcaklığı hissettiler.

Yeni Bir Başlangıç

Günler geçtikçe Misket değişti. Artık gördüğü her fırsatta komşularına yardım ediyor, bulduğu yiyecekleri küçük paylara bölüyordu. Komşuları da ona güvenmeye başladı; birlikte depolar inşa ettiler, yağmurlu günlerde yiyeceklerini birbirlerine emanet ettiler.

Bir gece Misket, yuvasında gözlerini kaparken düşündü: “Paylaşmak sadece bir parça yemek vermek değil. Paylaşmak, birbirine güvenmek ve zor günlerde birlikte olmak demek.” Bu düşünce yüzünde tatlı bir gülümseme bıraktı.

Masalın Öğüdü

Bu küçük hikâye bize gösterir ki paylaşmak insanı/kanıtlı bir canlıyı yalnızlıktan kurtarır ve dayanışma güçlü bir köprüdür. Misket, bir peynir parçasını kaybettiğinde gerçek kazancın dostluk olduğunu öğrendi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu