Alis ve Minik Ejderha Uyku Masalı

Gece Bahçesinin Sıcak Nefesi
Alis, pencereden bakınca bahçenin üstünü örten ince sisin yıldızların arasında dans ettiğini fark etti. Evdeki lambalar birer birer sönerken o, battaniyesinin köşesine sarıldı. Tam uykuya dalmadan önce dışarıdan hafif bir cılız ses duydu: “Tüt, tüt…”
Merakla pencereden baktığında, çiçeklerin arasından küçük, pul pul bir ejderha başını uzatmıştı. Kocaman gözleri ve kuyruk ucunda minik bir parlaklık vardı. Ejderhanın kalbi hızlı hızlı atıyor gibiydi; tıpkı yeni şeyler deneyen bir çocuk gibi heyecanlı ama biraz da çekingen.
Yeni Bir Dost
Alis pencereyi hafifçe açtı. Ejderha bir adım ileri geldi, sonra durdu. “Benim adım Pıtı,” dedi küçük bir sesle. “Yıldızları saymak istiyordum ama hepsi bir anda kayboldu. Seni buldum, birlikte sayar mıyız?”
Alis gülümsedi. Pıtı’nın nefesi ılık ve lavanta kokusuna benziyordu. “Evet,” dedi. “Ama önce seni içeri alalım. Soğukta uyumak zor olabilir.” Pıtı usulca battaniyenin ucuna kıvrıldı; tıpkı bir kedinin yaptığı gibi, rahat bir yer buldu.
Yıldızları Saymak
Alis, Pıtı’yı kucağına aldı ve ikisi yavaşça odanın penceresine yöneldi. Gökyüzü bulutlarla kaplıydı ama aralarda parlayan yıldızlar olabilir miydi diyerek saymaya başladılar.
- Bir tane, pencereden gözüken küçük bir nokta.
- İkisi, bulutların arasından kayıp tekrar çıkan bir çift ışık.
- Üçü, uzak bir uçağın titrek lambası gibi parlardı.
Her sayıda Pıtı daha da rahatlıyor, gözleri ağırlaşıyordu. Alis, Pıtı’nın minik başını elinin üzerine koydu ve derin bir nefes aldı. Ev sessizleşti; yalnızca dışarıdaki rüzgarın yapraklara fısıldadığı ses vardı.
Ufak Bir Macera
Yarı uyur hâlde Pıtı mırıldandı: “Bir ses duydum… Ayak sesleri mi?” Alis bu sesi dinledi ve bahçede bir hışırtı fark etti. Küçük bir kaplumbağa yaprakların arasında kaybolmuştu ve yolu bulamıyordu. Alis ile Pıtı birbirlerine baktılar; macera da işte bu küçük anlarda başlar.
Çift, kaplumbağayı nazikçe yönlendirip kulak arkasını okşadılar. Kaplumbağa yavaşça ilerleyip kendi yuvasına döndüğünde, Pıtı hafifçe gururlandı. “İyi ki geldik,” dedi Alis. Pıtı gülümsedi; sıcak nefesi Alis’in saçına dokundu.
Uyku Ritüeli
Odalarına döndüklerinde Alis, Pıtı’ya uyumadan önce yapacakları küçük bir ritüeli anlattı. Bu ritüel hem onun hem de ejderhanın daha huzurlu uyumasına yardımcı oluyordu.
- İnce bir nefes alıp vererek dört kez derin nefes yapmak.
- Gözleri kapatıp günün güzel anlarını hatırlamak.
- Birlikte yavaşça üç masal cümlesi söylemek: “Bir zamanlar… Sevgi vardı… Ve herkes gülerdi.”
Pıtı bu sırada göz kapaklarını yavaşça kapatıyordu. Alis, yumuşak bir fısıltıyla ona iyi geceler diledi. “Güzel rüyalar Pıtı,” dedi. “Sabah olunca bahçede seninle oyun oynarım.”
Veda Zamanı
Pıtı’nın nefesi artık daha düzenliydi; minik göğsü yavaşça inip kalkıyordu. Alis battaniyesinin kenarını hafifçe çekiştirip onu daha sıcak sararken, pencerenin dışından hafif bir ay ışığı süzüldü. O ışık sanki küçük dostların arasında bir bağ gibi parladı.
Alis gözlerini kapattı; Pıtı rüyalarında bulutların üzerinden atlayan minik yıldızları izliyordu. Ev sessizdi, dünya yavaşça nefes alıp veriyordu. Her iki kalp de geceye uyum sağlamıştı: biri insanın, biri ise minik bir ejderhanın.
Sabaha Bir Adım
Ertesi sabah, Alis uyanıp pencereye baktığında Pıtı’nın yuvasını göremedi. Küçük ejderha geceyi evde geçirmiş, sabah olunca sessizce uçarak bahçenin ötesine doğru gitmişti. Alis yüzünde tatlı bir tebessümle balkona çıkıp, gerçeğe karışan hayalin izlerini aradı. Bahçede bir iki parlak tüy ve küçük ayak izleri vardı; maceralarının bir kanıtı gibiydi.
Alis, Pıtı’nın bir gün yine geri geleceğini biliyordu. O ana kadar hatırlanacak tek şey vardı: gece her ne kadar büyük ve bilinmez görünse de, küçük bir dostla paylaşınca daha güvenli ve sıcak olurdu.
Yatağına geri dönerken Alis, hafifçe fısıldadı: “İyi geceler, yıldızlar. İyi geceler, Pıtı. Seninle her gece daha bir güzel.”




