Masallara İnanmayan Mavi Balık Masalı

Denizin İçindeki Küçük Kahraman
Masallara İnanmayan Balık
Derin mavi kuyuların birinde, hayatı hep mantıklı açıklamalarla yaşayan küçük bir mavi balık yaşardı. Anne ve babası ona masalların güzel olduğunu söyleyip dururlardı, ama o gözlerini kocaman açar ve “Masallara inanmıyorum,” derdi. Çünkü masallarda mucizeler, konuşan kabuklar ve geceleyin göğe tırmanan yunuslar vardı; bunların hiçbiri ona gerçek gelmiyordu.
Meraklı Bir Kalp
Yine de deniz genişti ve merak zor bir şeydi. Bir gün mavi balık, kıyıda bulduğu parlak bir boncuğu inceledi. Boncuk, güneşin kırıntılarını saklıyor gibiydi. Ona bakarken mavi balığın içine sıcak bir şey yayıldı; sanki küçük bir hikâye başlamak üzereydi. Mantığı o sesi susturmak istiyordu ama merak ağır bastı. “Biraz bakarım,” dedi kendi kendine, “sonra geri dönerim.”
Yolculuk Başlıyor
Mavi balık yüzerek kıyıdan uzaklaştı. Yolda bir karidesle karşılaştı. Karides, gece balıkçılarının anlattığı yıldızlı şarkıları mırıldanıyordu. Mavi balık şaşırdı: “Sen masallara inanıyor musun?” Karides gülümsedi, “Ben inanıp inanmamakla uğraşmam, ben dinlemeyi severim.”
Daha ileride bir deniz kaplumbağası gördü. Kaplumbağa, yılların ağır yürüyüşünü yüzgeçlerine taşımıştı. “Dünyayı dolaştım,” dedi kaplumbağa, “her köşede farklı bir masal buldum. Masallar gerçekleri değiştirmez ama insanı büyütür.” Mavi balık bunu düşünürken, içindeki bir şey yumuşamaya başladı.
Yeni Arkadaşlar, Yeni Pencereler
Bir kum tepeciğinin arkasında saklanan küçük bir deniz yıldızı, mavi balığı görünce el salladı. “Bize katılmaz mısın?” diye sordu. Hep birlikte bir mağaranın önüne geldiler. Mağaranın duvarında eski resimler vardı; resimler, denizdeki eski hikâyeleri anlatıyordu. Mavi balık resimlere bakarken, birinin yüzündeki cesareti, diğerinin anne sevgisini fark etti. Bunlar gerçek duygulardı; resimler yalan söylemiyordu.
Gerçeğin ve Masalın Buluşması
Mavi balık, artık masalların yalnızca uydurma sözler olmadığını anladı. Masallar, insanların hissettiği şeyleri başka bir dilde söyleyen haritalardı. Cesaretin nasıl göründüğünü, paylaşmanın ne demek olduğunu, korkunun nasıl aşılabileceğini gösteriyorlardı. Masallar bir şeyi gerçek kılmazdı; ama gönlü gerçeğe hazır edebilirdi.
Deneyimler ve Öğrendikleri
- Dinlemek öğrenmeyi getirir: Başkalarının hikâyeleri bizi zenginleştirir.
- Masallar cesareti büyütür: Küçük adımlar büyük işler başlatır.
- Gerçek ve hayal bir araya gelince daha anlayışlı oluruz.
Eve Dönüş
Yolculuğun sonunda mavi balık evine döndü. Artık “masallara inanmıyorum” demiyordu; yerine daha yumuşak bir söz gelmişti: “Masalları dinliyorum.” Annesi ve babası bunu duyunca gözleri parladı. Mavi balık, boncuğu annesine verdi; boncuk, artık sadece parlak bir nesne değildi, içinde yaşanmış bir yolculuğun hatırasını taşımaktaydı.
Ufak Bir Hatırlatma
Her gece uyumadan önce mavi balık arkadaşlarına olanları anlatırdı. Onun hikâyeleri ne tamamen gerçek ne tamamen hayaldi; ikisinin arasında, insanın kalbini ısıtan bir yerde duruyordu. Dinleyen küçük balıklar öğrendi: Masallara inanmak zorunda değilsin; sadece dinle, anlamaya çalış. Bazen bir masal, cesaret vermek için yeterlidir.
Ve böylece deniz, hem gerçeklerin hem de masalların sesiyle biraz daha derinleşti. Küçük mavi balıkın gözleri artık kocaman açılmıyor; yerine içten bir merakla parlıyordu. O da biliyordu: En güzel maceralar, hem görüneni hem de kalpte saklananı görebilenlerin başına gelir.





kücük oglusuma okudum mışıl mışıl uykuya daldı onu böyle görmek için her gün masal anlatabilirim ????