Masallarİlginç MasallarUyku Masalları ve Hikayeleri Oku

Neşeli Şehir Masalı

Bir Sabah Şarkısı

Şehrin evleri çatılarıyla kurabiye gibi dizilmişti; pencerelerinden yeni boyanmış renkler sızıyordu. Sokak lambaları hâlâ uykudayken, bahçelerde küçük kuşlar ilk notalarını deniyordu. Bu şehir herkesi selamlayan bir şehir gibiydi: banklar, fırıncılar, oyuncakçı dükkânı ve köşedeki sarı bisiklet tamircisi—hepsi gülümserdi.

Elif ve Pıtı

Minik Elif her sabah olduğu gibi penceresinden dışarı baktı. Yanında mırıltıyla kıvrılmış Pıtı adında bir kedisi vardı. Elif, cesur ama nazik bir çocuktu; küçük elleriyle büyük işler yapmayı severdi. Bugün şehirde bir hareketlilik vardı: rengârenk balonlar gökyüzüne doğru süzülüyor, dükkan önleri teker teker açılıyordu.

Bir Davet

Elif, posta kutusunda bir zarf buldu. İçinde sade bir davet vardı: “Bugün parkta herkes için kahkaha saatleri. Gelip bir gülüşünü paylaş.” Elif hemen Pıtı’yı aldı ve yola koyuldu. Yolda tanıştığı fırıncının elindeki sıcacık simitlerden bir parça ikram etti; fırıncı gülümseyerek teşekkür etti. Bu şehirde yardımlaşmak, konuşmaktan daha doğal bir şeydi.

Parkta Buluşma

Parkta çocuklar, büyükler, yaşlılar bir aradaydı. Ortada büyükçe bir çınar vardı; dalları sanki eski bir dostun kolları gibi herkesi sarıyordu. Çocuklar ip atlıyor, yaşlılar bankta eski şarkılar paylaşıyordu. Elif küçük bir hikâye anlattı, Pıtı ise banka tünemiş, kulaklarını dikmiş dinliyordu.

Kayıp Balon

Tam o sırada gökyüzünde tek bir mavi balon usulca dolaşmaya başladı ve rüzgârla farklı yerlere sürüklendi. Balon bir anda küçük bir ağacın dalına takıldı. Onu gören küçük bir oğlan üzüldü; o balon belki de en sevdiği oyuncaktı. Elif, hemen harekete geçti. Kimselere zarar vermeden balonu indirmek için bir plan düşündü.

Herkesin Elinden

Parktaki herkes küçük bir görev aldı. Bir yaşlı teyze hafifçe salladı ağacı, bir çocuk uzun bir sopa tuttu, fırıncının oğlu merakla emekledi. Elif en öndeydi; Pıtı dalların arasında uçar gibi zıpladı. Hep birlikte çalışınca balon güvenle yere indi. Oğlan sevinçle balonunu kavradı ve tüm park alkışladı. Bu şehrin dili mutluluktu; paylaşınca çoğalırdı.

Akşam Üzerine

Gün yavaşça kızıl bir örtü gibi iniyordu. Dükkanlar ışıklarını yaktı, pencerelerden sıcak yemek kokuları geliyordu. Sokaklarda çiçek kokulu bir rüzgâr esiyordu. Elif eve dönerken, yol boyunca tanıdık yüzlerle selamlaştı; kimse yalnız hissetmiyordu.

Uykudan Önce

Elif yatağına uzandı, Pıtı yine yanına kıvrıldı. Pencereden şehrin ışıkları pırıl pırıl görünüyordu; her ışık küçük bir hikâye saklıyordu. Elif gözlerini kapamadan önce parkta gördüğü gülüşleri ve insan yüzlerindeki sıcaklığı düşünerek mırıldandı. Bu şehirde günler küçük iyiliklerle örülmüştü; her iyilik bir başka iyiliğe yol açıyordu.

Ay sesi usulca sokağa indi, şehrin çatılarında birer yıldız gibi parladı. Elif derin bir nefes aldı, Pıtı’nın mırıltısı kulağında ninniye dönüştü. Şehir sessize bürünürken, kalplerdeki sıcaklık sabaha kadar korundu. Herkes rüyasında yeni bir macera bulacaktı; çünkü bu şehir, uyanınca bile gülümsemeyi unutmayan bir yerdi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu