Artık Korkmuyorum Masalı

Masalın Başlangıcı
Akşam olunca odasının köşesinde uzun gölgeler uzanır, rüzgâr pencereden içeri usulca selam verir, mutfaktan gelen çatal sesi birden koca bir canavarın adımı gibi duyulurdu. Küçük Mira o gece yine yataktan fırladı. Kendi nefesinin sesini bile dinlerken kalbi hızlı hızlı çarpıyordu. Annesi kapıda belirdi, gülümsedi ve Mira’nın elini tuttu. “Korkmak sorun değil,” dedi. “Korkmak, cesarete giden yolun bir parçasıdır.”
Minik Işık ve Gölgelerin Oyunu
O gece yatağın başucuna minicik bir ışık kondu; öyle parlak değildi ama sıcacık ve dostçaydı. Işık, kendini Pırıltı olarak tanıttı. Pırıltı, bir ateşböceğinin sakladığı cesaret kadar küçük, aynı zamanda güven veren bir lumendi.
“Gölgeler canavar değil,” dedi Pırıltı. “Sadece ışığın arkada bıraktığı dostlardır. Onlara bak, birlikte dans ediyorlar.” Pırıltı, odanın içindeki eşyaların gölgelerini gösterdi: sandalye bir fil gibi görünüyordu, biblonun gölgesi ise koca bir kuşa dönüşmüştü. Mira önce gerildi, sonra gülmeye başladı. Çünkü gölgeler artık tehdit değil, oyun arkadaşları olmuştu.
Gökyüzünden Gelen Gürültü
Biraz sonra yağmur başladı, gök gürültüsüyle birlikte şimşekler çaktı. Mira çat kapıyı açıp pencereden dışarı baktı; şimşekler büyük bir davul gibi gökyüzünü vuruyor, yağmur tencerelere ritim tutuyordu. Pırıltı fısıldadı: “Yağmur, gökyüzünün masalı. Her damla toprağa hikâye taşır. Gürültü büyük bir orkestranın prova sesidir.”
Mira, duygularını dinlemeyi öğrendi. Korktuğunda nefesini derin alıp verdi; kalp atışlarını saydı; bedeninin sakinleştiğini hissetti. Küçük kendi ritüeli vardı: bir yastık sarılma, üç derin nefes, sonra pencerenin kenarında gökyüzünü izleme.
Cesaret Birdenbire Gelmez
Pırıltı, Mira’ya cesaretin küçük adımlardan oluştuğunu öğretti. Her seferinde biraz daha karanlıkta kalmak, bir gölgeyle konuşmak, dışarıda yağan yağmuru dinlemek ona güç verdi. Gece boyunca birlikte hikâyeler uydurdular; dolabın kapısı bir kale, battaniye ise uçan bir gemiydi. Oyunlar, korkuları küçültmüş, onları anlamayı kolaylaştırmıştı.
Mira’nın Yeni Rutinleri
Mira artık yalnızca korkuyu hemen bastırmaya çalışmıyordu. Onu dinliyor, ismine veriyor, sonra konuşuyordu. “Kara Gölgem” dediği o büyük gölgeyle anlaşma yaptı: “Sen benimle oynayabilirsin ama beni üzemezsin.” Günler geçti, Mira geceyi daha az korkuyla karşıladı. Gök gürültüsü hâlâ güçlüydü ama o artık evinin içinde güvende olduğunu biliyordu.
Neler Öğreniyoruz?
- Korku normaldir; herkes zaman zaman korkar.
- Korkularla küçük adımlarla baş etmek, onları daha az korkutucu yapar.
- Bir durumu başka bir açıdan görmek (gölgeleri oyuna dönüştürmek gibi) korkuyu azaltır.
- Nefes almak, fiziksel olarak sakinleşmenin basit ve etkili bir yoludur.
- Sevgi ve güven veren küçük ritüeller (oyuncak, bir ışık, anne-baba sesi) çocukları rahatlatır.
Geceye Veda
Sabah olduğunda Mira pencereyi araladı. Dışarıda güneş ışığıyle birlikte her şey farklı görünüyordu; gölgeler küçülmüş, ev tekrar tanıdık bir yermiş gibi duruyordu. Mira yavaşça gülümsedi. Korkusunun tamamen yok olduğunu söylemese de şimdi onunla konuşabileceğini, onu dinleyebileceğini biliyordu. Pırıltı uçarak uzaklaştı ama her gece başucuna bir umut ışığı bırakacağını söylemişti.
Okuma Önerisi
- Bu masalı uyku öncesi okumak, çocukların gece korkularıyla başa çıkmasına yardımcı olur.
- Küçük okuyucularla gölge oyunları oynamak ve nefes egzersizleri yapmak faydalıdır.




